Yaratan da benim, kurban olan da; Hem yarayım ben, hem de bıçak! Charles Baudelaire
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bir caminin imamı şöyle anlatıyor:Akşam namazından selam verdikten sonra, camide kimsenin daha önce görmediği siyahi bir adam ayağa kalktı. Benden izin isteyerek mikrofonu eline aldı ve yüzünü cemaate dönerek şöyle dedi:"Selâmün aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh. Bismillâhirrahmânirrahîm."Sonra Fatiha Suresi'ni ayet ayet, bozuk ve anlaşılması güç bir telaffuzuyla okumaya başladı. Dinleyen kişi Fatiha Suresi'ni önceden bilmeseydi, o adamın söylediklerinden tek bir harf bile anlayamazdı. Okumayı bitirdikten sonra mikrofonu kapattı, caminin bir köşesine geçip nafile namazı kıldı ve dışarı çıktı.Onu takip ettim ve aklımda şu soru vardı: Bu genci bunu yapmaya iten şey neydi? Zira ortada ne güzel bir ses, ne doğru bir telaffuz, ne de tecvit ve tertil vardı.Neyse, yanına yetişip ona: "Bunu neden yaptın?" diye sordum.Şöyle cevap verdi:"Ben rap şarkıcısı 'Loon'um. İki gün önce Müslüman oldum ve adımı 'Cüneyd' olarak değiştirdim. İslam ve onun insanlara tebliğ edilmesi hakkında tercüme edilmiş bir kitap okudum ve beni bu davranışı yapmaya sevk eden harika bir hadis-i şerif buldum."Ona: "Bu hadis hangisidir?" diye sordum.Dedi ki: "Benim adımdan bir ayet bile olsa insanlara ulaştırın (tebliğ edin).""Ben de (Fatiha'da geçen) yedi ayeti ezberlemiştim ve onları tebliğ ettim."Artık 'Cüneyd' hak dine insanları davet eden bir davetçi olmuştur ve onun vesilesiyle birçok kişi İslam'ı seçmiştir. Baştan sona her şey için Allah'a hamd olsun.
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Paçoz, kendi çıkarları için her yolu mübah sayan, küstah, peş para etmez, sokak kurnazı, zevzek, müptezel, basmakalıp, palavracı, rüküş, hoyrat, içtensiz, pespaye, nekes, terbiyesiz, aşağılık, ahlaksız, kalleş. Dostoyevski ‘Puşlost’ (Poshlost) der. Topluma musallat olan, iblis ayarlı, paçozluktur, Puşlost. İşte kitap paçozluğun hikayesi. Puşlost tüm bu kavramları içinde toplayan tanımlama. Bizde de Ömer Seyfettin’in Efruz Bey tiplemesi, Nesin’in Zübük’ü kısmen buna yakındır. Ama benim ele aldığım paçozluk süreci Puşlost’a daha yakın ve korkum o ki, bu iblis Türkiye’ye yerleşmektedir. Paçozluğun dini, ırkı, sınıfı, cinsiyeti, ırkı yoktur ve giderek Türkiye’ye yerleşiyor." Alev Alatlı
Senden Öte, Senden Ziyade..
Şimdi anlıyorum ki ben seni değil, sende bana göz kırpan sonsuzluğu sevmişim. Çünkü hiçbir insan, bir kalpte bu kadar uzun süre yaşayamaz. Eğer bir sevgi yıllara, ayrılığa, sessizliğe ve imkansızlığa rağmen ölmeden kalıyorsa, artık beşeri olmaktan çıkmış demektir. Ve şimdi seni düşündüğümde içimde bir sızıdan çok bir secde hissi uyanıyor. Çünkü seni kaybetmek beni senden uzaklaştırmadı; beni bana yaklaştırdı, beni de O'na... Bir ben var ki benim içimde benden öte... Bir sen var ki senin içinde senden öte... Ve bir aşk var ki ne bana ait ne sana; ikimizi de aşan, ikimizden de ziyade...
Bugün geçmişin tozlu sayfalarında kayboldum. Geçmişin karanlığının beni ele geçirmesine izin vermedim ama elimi uzatmaktan da kendimi alıkoyamadım. Etrafımı sardıkça kara sis, bir kez daha kabuk bağlayan yaralarımı kanattı. Biliyorsun, yara iyileşse de izi kalır. İnsan, alıştığını zannettiği şeylerle karşılaştığında, aslında hiçbir zaman tam olarak alışamadığını hayat sert bir şekilde yüzüne vurur. Sen elini uzattığında saracağını düşündüğüm, izi kalmış yarayı, aksine kanatacağını bilmiyordum. Meğerse hiç iyileşmemiş o yara, senin tarafından açılan yara, bir kez daha senin ellerinle kanadı. Güvensizlik duvarına bir tuğla daha koydun ve artık o duvarın arkasında kalan seni göremiyorum. İmkânsızlıklar içinde mümkün olabileceğimize dair umut etmek benim yanılgımdı. Kalbimin, aklımın önüne geçmesine engel olamamak ise en büyük cesaretimdi. Oysa ki her şeye rağmen ve herkese karşı senin yanında olmaya hazırdım. Bazen istemek, çabalamak ve yapmak yetmiyordu. Kader her zaman kendi oyununu oynar ve biz onun izinden gideriz. Her şey olması gerekene varırdı; daha ötesi olmazdı. Bu geceden sonra kalbimin kapılarını sana tamamen kapattım. Anahtarı da denize attım ki ben bile ulaşamayayım.
Duygu ve Düşünce
Yarın üniversite sınavına gireceğim. Emek harcadığım bu bir yıl beni yordu. Ama bu hayatta insan yeri gelecek yorulacak, yeri gelecek dinlenecek, huzur bulacak. Hayat sonuçta bu. Önemli olan bu zorlu süreçlerde dahi hayatı kaçırmamak. Zaman bir şekilde akıp gidiyor istesek de istemesek de. Geriye dönüp bu yıla baktığımda sadece ders çalışmaktan ibaret şeyler görmüyorum. Bu beni mutlu ediyor. Çünkü bence hayat koca bir yılını her şeyinle bir sınava adayacak kadar uzun değil. Karşımıza neler çıkacağını, bizi neler beklediğini bilmiyoruz. Ama en doğrusunun kendi bildiğimiz, istediğimiz olduğuna inanıyoruz. Oysaki işler böyle değil. Bizi bizden iyi tanıyan Allah her şeyin en güzelini biliyor. Biz çiçek buketi düşlerken Allah bize çiçek bahçeleri sunuyor. Ben de kalbimdeki bahçeye bu çiçeklerin tohumlarını ektim ve gerisini Rabbime bıraktım. O benim her zaman yanımda oldu, benim için en güzelini nasip etti. Yine öyle olacağına kalpten inanıyorum.