Peyami Safa, son dönem romanlarına doğru mistisizme kaydı. Matmazel Noraliya’nın Koltuğu ve Yalnızız romanlarında bunu irdeledi. Ancak fikir yazılarındaki net ifadeleri romanlarından farklıdır. Bu sanırım romanın büyük gücünden ve yazarının içinden çıkamadığı parapsikolojisinden kaynaklı. Çünkü roman kahramanları hep ıstırap halindedir. Doğu batı, madde ruh, gelenek yenilik vb. Bu yazarın içinden çıkamadığı buhrana tanıklık eder. Nitekim hocam Prof. İnci Enginün’ün dediği gibi Türkiye’de intiharlar Peyami Safa’dan sonra artmaya başlamıştır. Bu ayrı bir inceleme konusudur. Safa’nın hayatına tanıklık edenler kimsede bulunmayan kitapların Safa’da bulunduğunu söylemişlerdir. Aşağıda Mistisizm kitabında alıntıladığı romandan pasajı aynen aktarıyorum:
Matmazel Noraliya’nın koltuğu
-onun yalnız kendi ben’ine değil, bütün ben’lere, mücerret
Ben’e isyandır. Bütün dinlerin, fikirlerin ve politikaların
tarihi bu isyanın tarihidir. Dinler, insanın - iştah, şehvet,
kazanç hırsı ve kibir halinde - kuduran ben’ini Allahda
eritmeye çalışmışlardır s.129
Eser uygarlıkların yalnızca siyasi olaylar ve hükümdarlar üzerinden değil, toplumun sıradan bireylerinin yaşamları üzerinden ele alan bir inceleme olarak karşımıza çıkmaktadır. Yazar, çeşitli yazılı kaynaklardan yararlanarak Asur ve Babil insanlarının günlük yaşantılarına götürüyor okuyucuyu. Ben o dönemlerde olmaktan çok hoşlandığım için büyük bir keyifle okudum. Farklı bir kültür ile ilgili ilginç bilgiler edinmek kitabın katkısını artırıyor.
Kitapta aile düzeni, evlilik gelenekleri, eğitim anlayışı, ekonomik faaliyetler, dini uygulamalar ve hukuk sistemi gibi pek çok konu ayrıntılı biçimde işlenmiş. Bunun yanında tüccarlar, çiftçiler, zanaatkârlar ve tapınak görevlileri gibi farklı kesimlerin yaşam koşulları anlatılarak dönemin sosyal yapısı ile ilgili de fikir ediniyorsunuz.
Eser, okuyucuya binlerce yıl önce yaşayan insanların dünyasını tanıtıyor. Günlük yaşamın ayrıntıları üzerinden Asur ve Babil toplumlarının düşünce biçimlerini, inançlarını ve yaşam alışkanlıklarını ortaya koyarken, bu uygarlıkların insanlık tarihine bıraktığı mirası da anlamaya yardımcı olmuş diye düşünüyorum. Çünkü uygarlıklar yalnızca yaşadıkları döneme değil kendilerinden sonraki medeniyetlere de öncülük etmişlerdir. Dolayısıyla etkilerini yüzyıllar sonrasında bile görmek mümkün. Babil’in astronomlarının incelemeleri, modern geometri ile ilgili çalışmalara öncülük yapması, adalet düzenindeki uygulamaları, Asur‘un mühendislerinin sulama kanalları gibi bir çok örnek verilebilir.
Benim özellikle gündelik yaşam içerisindeki tarzları, sosyal hayatları, ikili ilişkileri, kölelik ile ilgili kısımları çok ilgimi çekti. O dönemde kölelik sosyal yaşamın en önemli unsurlarından biriydi. Özgür insan ile köle arasında çok büyük uçurum olabilir fakat kalıcı değildi.
Tarihe ve o dönemlere ilgi
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Binlerce Mavi, teknoloji ve insanlık arasındaki ilişkiyi etkileyici bir şekilde ele alan düşündürücü bir kitaptır. Eserde yer alan robot karakter, diğer robotlardan farklı olarak daha insani özellikler göstermektedir. Bu durum, okuyucunun teknolojiye farklı bir bakış açısıyla yaklaşmasını sağlar. Yazar, teknolojinin ne kadar gelişirse gelişsin insanların duygu, sevgi ve dostluk gibi değerlerinin yerini tam olarak dolduramayacağını vurgulamaktadır.
Kitapta hayvan sevgisi de önemli bir yer tutar. Karakterlerin hayvanlarla kurduğu bağ, sevginin ve şefkatin önemini gözler önüne sermektedir. Ayrıca insanlar arasındaki iletişim ve anlayışın, en gelişmiş teknolojilerden bile daha güçlü olduğu mesajı verilmektedir. Akıcı anlatımı ve ilgi çekici olay örgüsü sayesinde kitap, okuyucuyu hem eğlendirir hem de düşündürür. Binlerce Mavi, teknolojinin sınırlarını sorgulatan ve insani bağların değerini hatırlatan etkileyici bir eserdir.
Puanım: 8/10
Binlerce MaviCheon Seon-Ran · Yuzu Kitap · 2025716 okunma
Kitap Emrah Safa Gürkan'ın YouTube yayınlarındaki gibi konuşma üslubu ile yazılmış akademik altyapıya sahip popüler kültür tarih kitaplarındandır. Emrah Hoca bu kitabında günlük hayatta hiç düşünmeden yaptığımız davranışların kökenlerini antropoloji, sosyoloji, evrimsel psikoloji ve ekonomi bilimlerinin süzgecinden geçirerek inceliyor. Dedikodu, tahammülsüzlük, toplumsal roller, batıl inançlar gibi konuları kendine has üslubuyla aktaran hocamız kitabın çeşitli bölümlerini her zamanki gibi resimlerle desteklemiş. Ayrıca kitaba yerleştirdiği QR kodlar aracılığıyla çeşitli müzikleri, resimleri vb. Bircok dijital içeriği de kitabı destekleyen ve renk katan bir araç olarak kullanmış olması klasik yazarlara inovatif bir göz kırpmış. Ezbere Yaşayanlar, "Ben çok modern, rasyonel ve tamamen özgür iradesiyle hareket eden bir bireyim" diyen günümüz insanına, aslında binlerce yıllık genetik ve kültürel kodların nasıl birer kuklası olduğunu esprili, akıcı ve sarsıcı bir dille hatırlatan popüler bir bilim/kültür tarihi kitabıdır. Emrah Safa Gürkan
Sartre'ın bu kısacık hikayesinde insan binlerce şey düşünüyor. Hapisteki adamın hikayesini okuyoruz. Sonunda duvara toslamış gibi oluyoruz... İdama mahkûm edilmiş bir mahkûmun yaşamın anlamı üzerine bunalımları ve yalan itirafının gerçeğe dönüşümünün ironik hikâyesidir.
DuvarJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 20184,366 okunma