Ne Diyebilirim Ki Mükemmel Eşleşesiniz :D
Puan vermedi·448 syf.··
2026 5. kitabı
Eve, erkek arkadaşının kendisini aniden terk etmesini tam olarak eşyalarını kapıda gördüğünde öğrenir. Berbat bir pazartesi günü yaşadığını düşünürken eşyalarını arabaya taşıyordur. Tam bu sırada ilk aşkı ve aynı zamanda abisinin arkadaşı olan Cole ile çarpışır. Eve'in babasıyla beraber Hokey takımında koçluk yapmak için kasabaya dönen Cole eskisinden daha yakışıklıdır. Yalnızlığa teslim olmak istemeyen ve flört uygulamalarında vakit geçiren Eve bir kaç kez Cole ile eşleşir bu durum ikisinin aklını fazlasıyla karıştırmaya başlar. Aralarında ciddi bir ilişki olmadan herkesten gizli şekilde sadece takılmaya karar verirler. Ancak koydukları sınırlar bulanıklaşmaya başlar Küçük kasaba atmosferinde geçen bu hikaye kalp kırıklıklarını, gerçekleştirilmek istenen hayalleri, aranan güveni ve inancı sıcak samimi bir dille okuyucuya aktarıyor. Eve'in yaşadığı özgüven sorunları, benlik arayışı, üzerine uğraştığı dehb sorunları karaktere yoğunluk katmış. Cole'un dingin ve kendinden emin karakterinin Eve'e yaklaşım biçimi sadece tutkulu değil duygusal bir okuma tatmini sağlıyor. Bu tarz kitapları seviyorsanız şans verebilirsiniz.
Edebiyat
Mükemmel EşleşmeVeronica Eden · İndigo Kitap · 2024206 okunma
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:08
Başlamaya epey çekindiğim bir kitaptı ne yalan söyleyeyim. Genelde roman okumayı sevdiğim için bu tarz kitapları pek benlik değil kategorisinde değerlendiriyordum ama yanlış düşünüyormuşum. Oldukça ilgi çekiciydi. Birçok cümlesinde kendimi gördüm. Yer yer terapistimle karşılıklı bir sohbet içerisindeymişiz gibi hissettim. Yer yer de kendimi sorguladım. Bana çok şey kattığını söyleyebilirim. En basitinden bir şeyleri çözümleyebilmem konusunda yardımcı oldu. Zaten oldukça akıcı ilerliyor, uzun da değil. Bir çırpıda bitebilecek bir kitap. Gerçekliği yüzünüze vurursa ve okumakta zorlanırsanız orasını bilemeyeceğim;) Şiddetle tavsiye ederim.
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20248,5bin okunma
Reklam
Sorgula Bilinçlen Özgürleş
Puan vermedi
Şeriati yalnızca ekonomik bir sistem eleştirisi yazmaz; insanın tarih içindeki konumunu, özgürlük mücadelesini, sınıf ilişkilerini ve modern dünyanın ürettiği yabancılaşmayı anlamaya yönelik kapsamlı bir düşünce denemesi yapar. Şeriati, iktisadı salt üretim ve tüketim ilişkilerinin incelendiği teknik bir alan olarak görmez. Ona göre ekonominin asıl konusu insan ile servet arasındaki ilişkidir. Bu nedenle ekonomik sistemler değerlendirilirken yalnızca maddi göstergelere değil, insanın düşünce dünyasına, kültürüne ve ahlakına olan etkilerine de bakmak gerekir. Kitabın merkezi toplumsal değişimin kaynağının ne olduğudur. Şeriati, ekonomik yapı ile düşünsel yapı arasındaki ilişkiyi sorgular: Toplumların düşünce dünyası ekonomik sistemleri mi değiştirir, yoksa ekonomik dönüşümler mi yeni düşünceleri doğurur? Bu soru, onun tarih anlayışının da temelini oluşturur. Ona göre olayların yalnızca görünen sebeplerini değil, uzak ve derin sebeplerini de araştırmak gerekir. Ovanın yeşermesi yağmura bağlıdır; ancak yağmurun yağması da birçok farklı koşulun sonucudur. Tarihi anlamak da buna benzer; yüzeyde görünen olayların arkasındaki ekonomik, kültürel ve zihinsel süreçleri görmek gerekir. Dikkat çektiği noktalardan biri, ekonomik sistemlerin dünya görüşlerini şekillendirmesidir. Feodal toplumun kapalı üretim ve tüketim döngüsü, kapalı bir dünya görüşü ve buna paralel olarak kapalı bir din anlayışı üretmiştir. Bu nedenle Rönesans, yalnızca sanat ve bilim alanında bir canlanma değil, aynı zamanda toplumsal donukluğun aşılması anlamına gelir. Şeriati'ye göre gerçek ölüm biyolojik ölüm değildir; insanın kendi mezarını kendi elleriyle kazıp yıllarca öyle yaşaması, yani düşünsel ve toplumsal olarak donmasıdır. Sınıf bilinci üzerinde durulur. Ezilmenin tek başına insanları
KapitalizmAli Şeriati · Dünya Yayınları · 2004178 okunma
10/10
·99 syf.··
2026 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 18:24
Albert Camus, Düşüş romanında okuyucuyu Amsterdam’ın sisli ve tekinsiz bir barında, Jean-Baptiste Clamence adında eski bir avukatla karşı karşıya getirir. İlk bakışta monolog gibi görünen bu metin, aslında okurun ruhuna tutulmuş amansız bir aynadır. Camus, Clamence’in ağzından dökülen itiraflarla, bireyin iç dünyasındaki narsisistik yarılmayı ve bu yarılmayı besleyen modern toplumun sahte ahlak düzenini eleştirir. Jean-Baptiste, Paris’teki eski hayatında tam bir "ideal benlik" tasarımıdır. Yetimlerin savunucusu, yardımsever, kibar ve erdemli bir adamdır. Ancak psikolojik açıdan bakıldığında, Clamence’in bu aşırı erdemli hali, derin bir narsisistik beslenme arzusundan başka bir şey değildir. O, başkalarına yardım ederken aslında sadece kendi üstünlüğünü ve kusursuzluğunu seyretmektedir. Onun erdemi, egosunu tatmin eden bir maskedir. Karakterin psikolojik kırılma noktası, Seine Nehri üzerindeki köprüde intihar eden kadına yardım etmeyip arkasını dönüp gitmesidir. Bu an, Jean-Baptiste’in zihnindeki "kusursuz benlik" imajının tuzla buz olduğu andır. Psikolojik olarak kendini temize çekemeyeceğini anlayan karakter, çözümü kendini alabildiğine suçlamakta bulur. Önce kendi suçunu ve ikiyüzlülüğünü itiraf eder, çünkü bilir ki kendini ilk suçlayan kişi, başkalarını yargılama gücünü ve üstünlüğünü yeniden ele geçirir. Bu, suçluluk duygusundan kaçmak için geliştirilmiş deha ürünü ama bir o kadar da hastalıklı bir ego savunmasıdır. Karakterin bireysel trajedisi, aslında modern toplumun yapısal bir yansımasıdır. Sosyolojik açıdan Düşüş, bireylerin birbirini gerçekten görmediği, ilişkilerin sadece vitrinlerden ibaret olduğu modern toplumunun bir eleştirisidir. Jean-Baptiste, barda durmadan konuşarak karşısındakini (yani okuru/toplumu) kendi suçuna ortak eder. Çünkü
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 07:39
Oruç Aruoba’nın De Ki İşte kitabı, alışılmış bir roman ya da deneme değildi.Kısa cümlelerden, aforizmalardan ve düşünce parçacıklarından oluşan bu eser, cevaplardan çok sorularla baş başa bıraktı beni. Her cümleyi okuduğumda beni silkelediğini hissettim. hayatın karmaşık görünen meselelerini cümlelere boğmadan bir kelimeyle anlatmayı, bunun etkisini hisssettirmeyi başaran ,okuduğumda kitap okudum doyumu oluşturan bir eser oldu benim için. Herkese keyifli okumalar diliyorum
De ki İşteOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20186,8bin okunma
7/10
·188 syf.··
2026 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 23:49
Öteki bittiğinde en çok hissettiğim şey rahatsızlıktı. Çünkü roman, insanın kendi zihnine güvenemediği bir noktaya sürüklüyor. Başkarakter Golyadkin’in karşısına çıkan “öteki benliği”, ilk başta gerçek mi hayal mi tam anlayamadım. Sayfalar ilerledikçe bu belirsizlik daha da arttı. Fyodor Dostoyevski burada klasik anlamda bir olay örgüsünden çok psikolojik gerilim kuruyor. Golyadkin’in dışlanma korkusu, aşağılık duygusu ve sürekli başkalarının kendisi hakkında ne düşündüğünü hesaplaması oldukça yorucu ama aynı zamanda etkileyici. Romanı okurken bazen karaktere acıdım, bazen de onun paranoyasına kapıldım. Kitabın en güçlü yanı bence kimlik meselesi. Hepimizin içinde başkalarına göstermek istediğimiz bir benlik ve sakladığımız başka bir benlik var. Roman bunu oldukça karanlık bir şekilde ele alıyor. Golyadkin’in “öteki” ile mücadelesi aslında kendi eksiklikleriyle ve korkularıyla mücadelesi gibi geliyor. Ancak dürüst olmak gerekirse okuması kolay bir roman değil. Bazı bölümlerde aynı düşüncelerin tekrarlandığını hissettim ve karakterin zihinsel karmaşası okura da geçiyor. Bu durum kimi okurlar için sıkıcı olabilir, kimi okurlar için ise romanın en büyük başarısıdır. Kitapseverlere sevgiyle :))
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
Reklam
Reklam