Beray Duman

Beray Duman
@berayinkanonu
Instagram: berayinkanonu instagram.com/berayinkanonu?i...
9/10
·222 syf.··
2025 22. kitabı
Bir dünyada saf ve dürüst kalmak, o dünyadaki yozlaşmış düzeni kabul etmekten daha mı büyük bir bedel ödetir? Toplumsal çürümeye karşı gösterilen en büyük tepki, sessiz kalıp içten intikam almak mıdır? Bir insanı gerçek anlamda evine bağlayan şey, kan bağı ve mekân mı, yoksa çevresindeki insanların dürüstlüğü ve vicdanı mıdır?
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,6bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·140 syf.··
2025 19. kitabı
Eser, tarihi gerçeklere dayanarak, bir "nasıl yapılır?" kılavuzu niteliğindedir. Ders veren didaktik bir dil yerine, yaşanmış mücadeleleri ve başarıları ilham verici anekdotlarla anlatır. Bu nedenle okuyucuyu sadece bilgilendirmez, aynı zamanda harekete geçmeye ve çevresindeki değişimin bir parçası olmaya teşvik eder. Mustafa Kemal Atatürk'ün bu kitabı okulların müfredatına almayı tavsiye etmesi de eserin taşıdığı evrensel değerin ve ilham verici gücün en somut kanıtıdır.
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Can Yayınları · 2023124,7bin okunma
9/10
·481 syf.··
2025 17. kitabı
Eser, İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünde çalışan Maya Duran'ın, Amerikalı-Alman profesör Maximilian Wagner'i ağırlamasıyla başlıyor. Profesör Wagner'in Türkiye'ye gelme sebebi sadece bir konferans vermek değil aynı zamanda 60 yıl önce İstanbul'da kalan, tarihin sayfasıyla bağlantılı bir sırrı ortaya çıkarmaktır. Bu sır, II. Dünya Savaşı sırasında Naziler'den kaçan Yahudileri taşıyan ve Karadeniz'de batan Struma gemisi faciasıyla ilgilidir. Kitap, Wagner'in aşk hikâyesi üzerinden hem bu trajediyi hem de o dönemde Türkiye'ye sığınan Yahudi asıllı Alman bilim insanlarının yaşamlarını ve Türkiye'nin bu olaylar karşısındaki karmaşık tavrını gözler önüne seriyor. Roman, bir yandan tarihi olayları anlatırken bir yandan da Prof. Wagner'in ve Maya'nın geçmişlerindeki sırları açığa çıkaran bir gizem barındırıyor. Aşk, vefa, fedakârlık, savaşın ve siyasetin insan hayatları üzerindeki yıkıcı etkileri, önyargılar ve unutulmaya yüz tutmuş acılar gibi evrensel temaları işliyor. Sözün özü Serenad, tarihin karanlık dehlizlerinde kalmış bir insanlık dramını, kültürel ve siyasi çalkantıları, güçlü bir kurgu ve akıcı bir dille birleştiren, Zülfü Livaneli'nin en beğenilen eserlerinden biridir.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,9bin okunma
Babaya Mektup
3/10
·57 syf.··
2025 14. kitabı
Bu kitabı okuduğumda hissettiğim şey edebî bir deneyimden çok kişisel bir bunalımın altmış sayfalık süreciydi. Naçizane fikrim bu kitap edebiyat şaheseri değil sadece psikolojik bir vaka çalışmasıdır. Bu bir mektup, bir itiraf, bir döküntü, bir yüzleşme niyeti taşısa bile babaya hiç ulaşmadığı için havada kalan, sonuçsuz bir sızlanmadır. Elinizde, yalnızca tek bir bakış açısının—Kafka'nın—yıllar süren sitemlerini bulacaksınız. Edebi açıdan çok kuru ve tekrarlayıcı. Kafka, babasının kendisi üzerindeki etkisini sayfa sayfa anlatırken, okuyucu olarak aynı ezilmişlik hissini tekrar tekrar yaşamaktan yoruluyorsunuz. Evet, babası otoriterdi ama bir noktadan sonra sadece sızlanma dinlediğinizi hissediyorsunuz. Eser, olgunlaşma ve kabullenme yerine daimi mağduriyeti savunuyor. Bu durum, okuyucunun yazara karşı sempati duymasını zorlaştırıyor ve metnin değerini kişisel bir hesaplaşmanın ötesine taşıyamamasına neden oluyor. En azından benim açımdan bu böyle. Sözün özü Kafka'nın hayatını ve kişiliğini anlamak isteyenler için zorunlu bir okuma ancak iyi bir okuma deneyimi arayanlar için maalesef hayal kırıklığı. Sadece biyografik bir dipnot olarak değerli.
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254bin okunma
10/10
·68 syf.··
2025 3. kitabı
Kitap, tek taraflı, karşılıksız ve mistik bir aşkın trajik anlatımıdır. Hikâye, ünlü bir yazara gönderilmiş, isimsiz bir kadından gelen uzun bir mektuptan ibarettir. Mektup, kadının çocukluğundan beri bu yazara duyduğu, hayatının merkezine koyduğu ve yazarın asla haberdar olmadığı büyük aşkı anlatır. Bir kadının tüm varlığını adadığı, karşılığında ise sadece geçici anlar ve unutulmuşluk bulduğu bir tutkunun hikâyesidir. Kadın, yazarın hayatında önemli bir yer edinmeye çalışırken, yazar onu ne zaman görse sadece bir "yabancı" olarak hatırlar veya hiç hatırlamaz.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,5bin okunma