"The box. You opened it. We came..."
6/10
·528 syf.··
2026 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:36
Zorlama kadın karakter tercihi ve final kısmı, içeriğin kalitesi ile olay örgüsü zaten sıkıntılıyken çryi çok daha aşağı çekmiş. Kirsty Cotton ve Tiffany karakterlerinin ele alınış biçimi çok kötü... Özellikle Kirsty hiçbir karakter derinliği olmayan, garip öfke nöbetleri geçiren, Cenobite doğasına uymayan sırf kadın karakter olsun ne olursa olsun diye yapılmış inanılmaz yüzeysel bir karakter. Nasıl 2022 Hellraiser, 1987 Hellraiser'in kalite olarak yanından bile geçemiyorsa ve bunun sebepleri barizse bu çizgi romanda da aynı sorun var diyebilirim. İlk yarı iyiyken ikinci yarı hikaye fecaat bir hale geliyor bunda da yazar değişikliği önemli bir yer tutmuş. Hatta çizimler benzer şekilde ilk çeyrek çok iyiyken kalan kısımda aynı kaliteyi koruyamıyor. Cenobiteların o şeytani havası ikinci yarıda tüm ihtişamını kaybediyor. Final ise zaten o cehennem evrenine, tasvirine çok ters şekilde süper kahraman çrlerine doğru kayıyor. Yazık olmuş.
Edebiyat
Clive Barker's Hellraiser Omnibus Vol. 1Clive Barker · BOOM! Studios · 20172 okunma
Varla Yok Arasındaki Puslu Labirent
10/10
·256 syf.··
2026 221. kitabı
Zamanın dairesel bir labirente dönüştüğü, gerçekle rüyanın, varlıkla yokluğun birbirinin kuyruğunu kovaladığı o tekinsiz taşra kasabasına hoş geldiniz. Hasan Ali Toptaş, Gölgesizler ile bize sadece kayıplarla dolu bir gizem anlatmıyor; o, kelimelerin kimyasını bozarak dilin sınırlarında dolaşıyor ve bizi kendi varlığımızı bile sorgulatacak muazzam bir edebi girdabın içine çekiyor. Bu roman, edebiyat tarihimizde eşine az rastlanır bir rüya tekniğiyle, silinen insanların ve geride kalan gölgelerin destanıdır. ​Toptaş’ın kalemi, bu eserde adeta bir berber usturası gibi keskin ama bir o kadar da tüy gibi hafiftir. Bir berber dükkanının aynasından yansıyan o puslu kasaba hayatında; berberin çırağı, muhtar, postacı ve ansızın ortadan kaybolan Güvercin, sıradan birer karakter olmaktan çıkıp varoluşun birer simgesine dönüşür. Yazar, öyle bir atmosfer inşa eder ki, sayfaları çevirdikçe kimin gerçekten yaşadığını, kimin sadece bir başkasının zihnindeki bir tasarımdan ibaret olduğunu ayırt edemez hale gelirsiniz. "Gölgesizler", adıyla müsemma bir şekilde, insanın modern dünyada ve kendi yalnızlığında nasıl silikleştiğini, nasıl birer gölgeye dönüştüğünü adeta ilmek ilmek işler. Roman boyunca akan o büyülü gerçekçi nehir, okuru bir gizemin peşinden koştururken aslında insanın kendi içsel boşluğuna doğru bir yolculuğa çıkarır. ​Okurken nefesinizi kesen şey, Toptaş’ın Türkçeyi bir enstrüman gibi kullanışındaki o muazzam ustalıktır. O, kelimeleri sadece yan yana dizmez; onlara ses, koku ve derin bir felsefi derinlik kazandırır. Kasabadaki o boğucu gizem, bir kadının aniden kayboluşuyla başlar ve bir köyün hafızasını yavaş yavaş yutarak genişler. Yazar bize şunu fısıldar: Asıl korkunç olan birinin gitmesi değil, geride bıraktığı o belirsiz boşluğun yaşayanları da yavaş yavaş yok
Duygu ve Düşünce
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·166 syf.··
2024 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2024 23:12
Görme Biçimleri, okurken bana yalnızca sanatın ya da resimlerin nasıl yorumlandığını anlatan bir kitap gibi gelmedi. Tam tersine, insanın dünyaya bakışını sorgulatan, yıllardır doğru sandığı pek çok düşüncenin üzerine yeni bir ışık tutan bir eserdi. John Berger, görmenin sadece gözle gerçekleşen bir eylem olmadığını; geçmişimiz, inançlarımız, yaşadığımız toplum ve sahip olduğumuz deneyimlerle şekillendiğini etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. Kitabın en güçlü yanı, okuru hazır cevaplarla baş başa bırakmaması. Her bölümde insanın zihnine yeni sorular bırakıyor. Bir tabloya baktığımızda gerçekten ne görüyoruz? Gördüğümüz şey mi bize anlam veriyor, yoksa biz mi ona anlam yüklüyoruz? Berger bu soruların peşinden giderken sanat eserlerini, reklamları ve gündelik hayatın sıradan görüntülerini aynı ciddiyetle ele alıyor. Böylece sanatın müzelerde duran ulaşılmaz bir şey olmadığını, hayatın tam içinde olduğunu gösteriyor. Ancak kitabın beni en çok etkileyen tarafı, görmenin aslında düşünmenin bir biçimi olduğunu hissettirmesiydi. İnsan bazen yıllarca aynı manzaraya bakar ama onu gerçekten görmez. Berger, tam da bu noktada okuru sarsıyor ve alışılmış bakış açılarını kırıyor. Kitabı okudukça yalnızca sanat eserlerine değil, insanlara, olaylara ve hatta kendime bakışımın bile değiştiğini fark ettim. Bununla birlikte eser, bazı bölümlerde yoğun ve dikkat isteyen bir yapıya sahip. Özellikle sanat tarihi ve görsel kültür üzerine fazla bilgisi olmayan okurlar için yer yer ağır ilerleyebilir. Fakat bu durum kitabın değerini azaltmıyor; aksine her sayfada durup düşünmeyi gerektiren bir derinlik kazandırıyor. Hızlı tüketilen kitaplardan farklı olarak, sindirilerek okunmayı hak ediyor. Benim için Görme Biçimleri, sadece sanat üzerine yazılmış bir kitap değil; insanın algısıyla
Görme BiçimleriJohn Berger · Metis Yayıncılık · 20207,6bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 44. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 01:48
Politik ve felsefi yönleri de olsa içinde buram buram aşk olan bir kitabı bu kadar sevebileceğimi asla tahmin etmezdim. Belki ayrılık ve özleme dair olduğu içindir.
A'dan X'eJohn Berger · Metis Yayıncılık · 2008703 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 58. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 21:42
Bayadır merak ettiğim bir kitaptı ve sonunda okudum. Ama şöyle bir hata yaptım ki o da bu serinin ikinci kitabıymış. İlk kitap görselde gördüğünüz diğer kitap Kızların Suskunluğu. (Ona da başladım o da gayet iyi gidiyor). Oldukça akıcı bir dile sahip tavsiye ediyorum. Ama yazar kendinden bir şeyler kattığı için her şey bu kitapta olduğu gibi değil ilk basta İlyada'yı okumanızı tavsiye etsem de bunu da okuyabilirsiniz. Internetten arastırabilirsiniz. Tavsiye ettiğim bir kitap. Üçüncü kitabı henüz çıkmadı umarım biran önce çıkar.
Troyalı KadınlarPat Barker · İthaki Yayınları · 2023307 okunma
Yılın ailesi ödülünü kazandınız, tebrikler!!
Puan vermedi·488 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 17:35
En psikopat en ruh hastası en manyak aile ödülünüzü en içten dileklerimle kutluyorum efendim. Yazarın ne adını duydum ne kitaplarını gördüm, bir tesadüf 4. Maymun kitabını görüp puanı yüksek diye beni nelerin beklediğini bilmeden okudum. Evet türü hariç ne okuyacağımı bilmiyordum çünkü okumadığım kitapların incelemelerini de okumuyorum, sebebi malum, spoiler yemek en nefret ettiğim durum maalesef. Üç maymunun görmedim, duymadım, bilmiyorum öğretisine "kötülük yapma" diyen bir maymunu daha eklemeyi uygun gören seri katil ve bu katilin peşinde yıllarını harcamış ekibi konu alıyor kitap. Geçmişine derinlemesine bir yolculuk yaptığımız bölümlerde katilin psikolojisini biraz da olsa anlamamızı sağlamış yazar. Beklenmedik ters köşeleri, temposu hiç düşmeyen ve merak uyandıran kurgusuyla beklentimin çok üstündeydi. Psikolojik gerilim polisiye sevenlerin beğeneceğine eminim.
4. MaymunJ. D. Barker · Nemesis kitap · 20181,140 okunma