berceste

Eğer yaşamak kelimesinin manası her şeyden mahrum olmak ve ıstırap çekmekse, her an küçülmek ve bunu nefsinde her lahza duymaksa, bir türlü aşamayacağı bir çemberin içinde durmadan çırpınmaksa, şüphesiz ben de, benimkiler de en derin şekilde yaşıyorduk.
Reklam
Onu bana hatırlatmayan ne var ki? Her bulutta, her ağaçta o var. Geceleyin hava onunla dolu, her şeyde ondan bir parıltı var ; gündüzleri ise çevremde ondan başka bir şey yok, her yerde o!
Ona kalbimi verdim, aldı, didik didik edip öldürdükten sonra gerisingeri bana fırlattı. İnsan yüreğiyle duyar, Ellen; mademki benim yüreğimi paralayıp yok etti, artık ona acımak elimde değil.
Sevgimi hepten yok etti artık, ben de rahatladım. Ama hala onu nasıl sevmiş olduğumu hatırlıyabiliyorum, hala da seviyor olacaktım belki; yok, yok! Benim için çıldırsaydı bile, yine o iblis ruhu bir yerden kendini gösterirdi kesinlikle.
Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi; hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık; hem inancın devriydi hem şüpheciliğin; hem Aydınlık hem Karanlık bir mevsimdi; umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu....
Reklam