Güçlü kadınları seviyorum;konumları, şartları ne olursa olsun ne istediğini bilen, ayakları üzerinde sımsıkı durabilen kadınları seviyorum.
Kirpinin zarafeti de işte böyle bir kadının hikâyesi...Kendini hiç beğenmeyen, dehasını gizlemek için insanların görmek istediği kimlikte müthiş zekâsıyla kendi kabuğunda yaşayan Renée'nin hikâyesi.
Felsefe öğretmeni bir yazarın felsefi tatlarla harmanladığı naif, okuyucuyu sarıp sarmalayan sıcacık bir eser.
Kirpiler gibi dikenli kabuklarının altında bambaşka hayatları olan güçlü kadınlara çok güzel bir örnek kesinlikle okunmalı.
Kadınların değerinin bilindiği günleri görmek dileğiyle...Sevgiyle ❤
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma
Bana yeniden yaşamam, insanların arasına karışmam gerektiği söyleniyor !..
Peki ama, kırık dal nasıl meyve taşıyabilir?
Rüzgarların kopardığı ve tozların içinde sürüklediği yaprak nasıl yeniden yeşerebilir ?
Peki, bu genç yaşta bunca keder niye ?
Ne bileyim !
Böyle yaşamak belki de kaderimde vardı…
Yükü taşımadan bezmek, koşmadan nefes nefese kalmak …
#
Ben de hiç bir zaman bilemedim, bilemeyeceğim.
Flaubert'in17 yaşında yazdığı ilk kitabı.
Kitaba yansıttığı duyguların henüz oturmamış olduğu hissediliyor olsa da bazı bölümlerde değindiği şeyler ve üslubu yaşının çok çok ötesinde. 1838 yılında yazılmış olmasına rağmen inanılmaz derecede benzer düşüncelerimizin olması, insanın her devirde aynı olduğunu gerçeği ile tekrar yüzleşmemizi sağlıyor. Sorgulaması,sorgulatması,anlatımı çok güzel.
Dikkat roman değil otobiyografidir.
Okuyunuz efenim.
Ankara Ekim buzzzz