Kitabı yeni bitirdim hoşuma giden bazı yerleri alıntıladım, çünkü ara ara buraya bakar ve hangi kitabın hangi cümlesinden etkilendim o an hangi duygu içerisinde okudum da altını çizdim ve burada paylaştım, bakınca içimi biraz kıpırdatıyor.. çoğu yazarın hemen hemen bir veya iki kitabını okumuş olmanın verdiği yetersizlikle tam manası ile yazarın diline ve kalemine hâkim olamamaktan ötürü incelme yazmaya biraz çekiniyorum, dolayısıyla okuduğum kitapların incelemelerine bakıyorum ve çoğunlukla farklı oluyor düşüncelerim, fakat ilk defa bir inceleme yazısı tıpkı benim ağzımdan dökülmüş hislerime tercüman olmuş gibi. İyi okumalar herkese
Mem
@Gitarjenn
·
Öncelikle kitabın dilinden bahsetmek istiyorum, su gibi akıp giden bir kitap. Betimleme gücü olağan ve olay bağlantıları çok kuvvetli. Bunlar hepsi bir araya gelince tamamlıyor her şeyi. Ama şunu açıkça söylemem gerekiyor ki çokça küfür var kitapta...
--
Kitabı bitirdikten sonra, ailenin önemini daha da iyi kavradım. Çünkü kitapta anlatılan konulardan biri aile kavramı. Anne-babanın önemi, yetiştirilme tarzı. Ders niteliğinde olacak hayat örneği.
--
Olay akışını minik anlatmak isterim, iki tane ana karakterimiz var: Derdâ ve Derda.
Derdâ 11 yaşında zorla bir tarikat şeyhinin oğluyla
evlendiriliyor ama çok spoiler vermemek adına devamını size bırakıyorum çünkü Derdâ kalbinizi ağrıtacak... Ve okulun önemini hissettim Derdâ'da minik bir alıntıyla burayı bitirmek istiyorum "
"Artık okula gitmeyeceksin" cümlesini duyduğu
anda da ölüp dirilmişti Derdâ...
Şimdi de sıra Diğer Derda'da (erkek olan).
Burda da mezarlıkta çalışan bir karakteri
görüyoruz , ki bence en psikopat karakterden biri, belki de bu onun elinde olan bir şey değildi. İki kişinin çok zekice kurgulanmış olay örgüsüyle denk kesişini göreceğiz ve aralarında bir ömür yaşanmış hayat hikayelerine.
Kitabın olay örgüsü bence mükemmeldi... Bu kadar bağlantı ve bu kadar geniş düşünüp bağlantıları birbiriyle kopmadan yazmak ustalık işi gerektiriyor. Kitabın olay gücüne karşı yorumum da bu şekil.
Eleştirdiğim yerler elbette olacaktır, öncelikle kitabın ilk bölümlerinden bahsetmek istiyorum:
Midem alt üst oldu!!! Yeraltı edebiyatı olduğundan kaynaklı bu cümleler bana fazla geldi, her şey bu kadar açık anlatılmamalı bence. İlk bölümlerde birkaç defa kitabı bırakıp okumayacağım dedim ama yine zorla ve bazen düşünmemeye çalışarak cümleleri tamamlıyordum. d Hakan Günday'ın, Piç kitabında da bunu yaşadım ve bu kadar açık mı
,belki de, az çoktan fazladır. Belki de az, hayat ve ölüm kadardır! Belki de, seni az tanıyorum, demek, seni kendimden çok biliyorum, demektir. Bilmesem de öğrenmek için her şeyi yaparım, demektir. Belki de az, her şey demektir. Ve belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir...
İntihar etmek. Herhangi bir nedeni olduğundan değil. Bütün hayatı tek bir neden olduğundan. Yaşadığı her şey yüzünden. Bazı insanlar böyledir. Diğerlerine göre çok daha kırılgan olurlar. Ölümü sırtlarında bir çanta gibi taşıyıp yorulduklarında önce onu açarlar
Bu hayatta kimseye hiçbir şeyi tam olarak anlatamayacağını anlamıştı. Biri için ölüm kalım meselesi olan, diğerinin gözünde toz kadardı. İsa çevresindeki mezarlara baktı ve iyi ki ölüyorlar, dedi içinden. insanoğlunun, hak ettiği için öldüğüne o gün inandı.