şu denizin altında milyonlarca ölü var,ayağımızı bastığımız her karış toprağın altında çürüyen bir cesetler...yok hayır,katlanamıyorum,maskeli balolar düzenlemelerine ve azgınca kahkahalar atmalarına gerçekten katlanamıyorum...
Ben... ben korkunç bir ruh hâlindeyim... Öyle bir noktaya geldim ki, birileriyle konuşmak zorundayım... yoksa mahvolurum... Eminim ki siz anlayacaksınız anlattığımda... bana yardım edemeyeceğinizi biliyorum... Ama bu susmalar beni hasta ediyor... ve bir hasta da diğerleri için hep gülünç olmuştur.
Sinemaya girenlerde ortak bir duygu olduğunu düşünüyordum, dedi. Film görmeye gelenlerde elbet. Çünkü bu salon başka amaçlar için de kulanılıyor. Yağmur dininceye dek beklemeye, ısınmaya, uyumaya, yanına oturacak tanımadığı bir kadınla ya da erkekle sürtünmeye gelenler çoğu. Localar var, ucuz randevu evi odacıkları. Arka sıralarda öpüşmeye gelenler var. Salt film görmeye gelenler salon tenha olsun isterler. Yanlarındaki koltuğun sahibi olup olmadığını sorana kızarlar. Gürültü olmasın, öksüren, sümküren, konuşan, gülen olmasın isterler. Sinemanın güzel sanatlardan biri olduğuna en büyük kanıt bence bu. Ama olmadığına da bu. Çünkü her zaman gülen, öksüren, sümküren bulunur.