-Demek arada beni düşünüyorsun?
— Evet.
— Beni çok düşünmeni istemem.
— Nedenmiş o!Düşünmeden edemem, biliyorsun,seni seviyorum ben.
Sigarasını külüğe bastırdı."Nasıl kolayca söyleyiveriyor bunu.Sevmek!Kelimelere herkes kendine göre bir anlam,bir değer veriyor galiba.Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi iki ayrı dil konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?"
Deminki çocuk tekerleklerin yanına eğilmiş topunu alıyordu. Arabanın ön penceresinden uzanmış surat bağırıyordu. "— Katil olacağız be. Yok mu bu piçin anası?" Bıyıklıydı. Bu yüzü eskiden bir yerde görmüş gibiydi. Birkaç kişi koşuştular. Bir kadın çocuğu dövdü. Dayak yiye yiye bu şehirde yaşamayı öğrenecekti. Hep tetikte olacaktı. Yasaktı dalgınlık. Daldı mı, büyük şehir insanı kornalar, çanlar, küfürler, gıcırtılar, çarpmalarla kendine geliyordu
"Karıncalar bilmeden severler,"diyordu.Öte yanına dönüyor,kurtulamıyordu."Uyumam gerek," diye düşündükçe kafası sanki "Olmaz!" diyordu, "Karıncalar bilmeden severler."