Biz sonsuzluğu anlaşılması olanaksız bir düşünce olarak, şöyle kocaman, çok büyük bir şey olarak düşünürüz hep. Iyi ama, neden ille de kocaman, çok büyük bir şey? Oysa bir bakmışsınız, küçücük köy hamamı gibi bir yerdir.
Homeostatik bir kainatın özü, entropinin artışıyla aklın gelişimi arasında bir dengeyi sürekli kılmaktır. Ve bu nedenle yüksek bir uygarlık mevcut olamaz, zira yüksek bir uygarlık derken kastettiğimiz, öyle bir dereceye kadar gelişmiş olan akıldır ki, bu şimdiden, kainat ölçeğinde, azalmayan entropi yasasına hakim olmuştur. Ve şimdi başımıza gelen ise, homeostatik kainatın, insanlığın yüksek bir uygarlığa evrilmesi tehdidine karşı gösterdiği ilk tepkiden başka bir şey değildir.Kainat kendini savunuyor.
Deneyimlediğimiz dünyanın, gerçekliğin doğrudan yansıması değil de, içinde bulunduğumuz özel şartların rastlantısal özellikleri olduğu görüşü modern fiziğin merkezi haline geldi. Buna süslü bir isim bile verdik: kendiliğinden simetri kırılması.