Moiz:
- Dünyada iki büyük kuvvet vardır: İngilizier! Masonlar! dedi.
Biteviye söz söyleyen adama bir düziye susan adamın duyduğu hınçla Müstantik Behçet Moiz'e dik dik baktı:
- Unuttunuz efendim, dedi. Üçüncü bir kuvvet daha var, hem de en korkuncu...
Bu üçüncü kuvvetin Yahudiler olduğunu anlatmak istiyordu. Moiz anlamamazlıktan geldi:
... Onun apak. gövdesini gören kız da giysilerini paralarcasına çıkarınca, yalınkılıç gibi çıplak ve ayaklarıyla genci sarıp, acıtırcasına kavramış. Peri kızı; tanrılara: «Size yalvarırım, ikimizi birbirimize kavuşturun!» diye dua etmiş. Duası kabul olunarak, kızla erkeğin iki gövdesini, bir tek gövdede birleştirmişler. Öyle ki o gövde ne dişi, ne erkek; ama hem dişi hem de erkekmiş.
...
Hermafrodit sözü işte bu Bardakçı'dandır. [Bardakçı koyu]
...
Bardakçı'da tepenin birinde, biri Hermes'in, öteki Afrodit'in iki tapınağı yan yana yükseliyordu. Bu iki tapınağın adlarının birleştirilmesinden Hermafrodit sözü ve adı, bir de Salmakis efsanesi uydurulmuştur.
Çiçek ölünceye kadar bal yapar. Zaten çiçek, bitkinin zifaf odasıdır, bitki orada balayını yaşar. Balayı çiçekte mecaz değildir, objektif bir gerçektir. Güneş ve ışıkla sevinen çiçeğin sevgisi bir dalga gibi kabarır. Çiçeğin ortası parlar... Orası sanki bir alevin özüdür. Oradan tepeden tırnağa kadar çırılçıplak bir gelin, boylu boyunca ayakucuna kalkar...
Bir balıkçının avucuna tükürüp küreğe yapışması, bir rençberin toprağa diz çöküp de dünyada gıda olacak bir fasulye daha ekmesi, yaradışça en geçerli duadır.