Hanno, güzel olan şeyin nasıl da acı verdiğini, ne derin utançlara ve özlem dolu umutsuzluğa düşürdüğünü, bütün yaşam zevkini ve cesaretini nasıl da kemirdiğini hissediyordu içinde...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kendisini tanımasını ve biraz dinlemesini rica etti hastadan, fakat bu girişimi başarısızlıkla sonuçlanınca, ellerini Tanrı’ya kaldırdı ve papazlara özgü bir sesle kâh anlaşılmaz, kâh aniden yaptığı vurgularla ona yalvardı, bu arada koyu bir fanatizm ve aydınlık birbirini izliyordu yüzünde... R har fi kendine özgü üslubuyla ve damağının üstünden kaydırarak söylüyordu, öyle ki küçük Johann, Rahip’in az önce kahve içip tereyağlı ekmek yediğini düşünüyordu.
Ölüm bir mutluluktu, öylesine büyük bir mutluluktu ki, ona ancak Tanrı’nın izniyle kavuşulabilirdi, o son derece acı veren yanlış yola sapmaktan bir geriye dönüş, ağır bir yanlışın düzeltilmesi, en korkunç zincirlerden ve engellerden kurtuluştu...
Thomas Buddenbrook çalışkanlık, beceriklilik ve canlılık bakımından değil ama, korku ve üzüntü söz konusu olunca oğlunun yakınlığına ve dostluğuna her zaman ve her yerde güvenebilirdi.