Kontes beni anaç himayelerle,tamamıyla annelere özgü bir aşkın beyaz örtüleriyle sarmalıyordu;oysa onun yanındayken meleklere yaraşan aşkım,ondan uzak olduğumda hırçınlaşıyor,kızgın bir demire dönüşüyordu;onu;arzunun binlerce okunu peş peşe fırlatan ve göğün aşılamaz bir katmanında oklarının hızını keserek yok eden çifte bir aşkla seviyordum.
Ey hatırası içimde yemin kadar büyük,
Ey bahçesinin hoş günlere açık kapısı
Hala rüyalarıma giren ilk göz ağrısı,
Çocuk alınlarda duyulan sıcak öpücük.
İnsan,eskiden hak uğruna kan döker, bunun için önüne geleni gönül rahatlığıyla temizlerdi; zamanımızdaysa, kan dökmeyi iğrenç saydığımız halde bu iğrençlikten kendimizi alamıyoruz, hem de eskisinden daha çok. (...) bugünün insanı pek çok bakımdan barbarlık çağı insanından daha üstün görüşlü olduğu halde, aklın, bilginin gösterdiği yoldan gitmeye bir türlü alışamamıştır.
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine,
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine.