berumend

Her insanın bir diğeri için engin bir muamma oluşu, üzerine kafa yorulması gereken şaşırtıcı bir gerçektir. Gece vakti büyük bir şehre girdiğimde karanlıkta kümelenmiş bütün o evlerin her birinin içlerinde kendi sırlarını barındırdıklarını düşünürüm, her bir evin her bir odasında ayrı bir sır vardır ve bunların içlerinde çarpan her bir yürek de hemen yanı başındaki yüreğin bile bilmediği ayrı bir sır taşır içinde! En berbat şeyler, hatta ölüm bile böyledir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

berumend

, bir kitap okudu
Puan vermedi·756 syf.·
17 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2024 21:39
·
2024 11. kitabı
Günter Grass
8.5/10 · 478 okunma
Nimetlerin kaybı, hasara veya kesintiye uğraması bazen onların ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatmak içindir. Mesele, kullara acı çektirmek değil, var olan nimetlerin gerçek değerlerinin ortaya çıkarılmasıdır. Zira şükrün özü, nimetin kıymetini takdir etmektir. Bu takdir, en yüksek seviyede, nimetin kaybında gerçekleşir.
Üzüntü, aklı ve düşünceyi bulandırdığında, bedene ve ruha elem verdiğinde onu gidermemiz ya da mümkün olduğu oranda azaltmamız, hiç olmazsa zayıflatmamız gerekir. Musibetler meydana geldiğinde üzüntünün az olması için nefsi önceden hazırlamak, aşamalı olarak eğitmek ve kuvvetlendirmek lazımdır. Musibetler başa geldiğinde ise bilmek gerekir ki nihayetinde bu alemdeki her şey, oluş ve bozuluşa tabidir. Her şey değişken ve sonludur. Herhangi bir şeyi kaybetmekten dolayı üzülmemeli. Aksine onların senden ayrılmalarının zaten kaçınılmaz olduğunu düşünerek onlarla beraber olduğun süreyi bir şükür sebebi olarak kabul etmelisin. Onlardan bir müddet faydalanmış olmayı da kazanç saymalısın. Sevdiği şeyin devamlı olarak var olmasını isteyen kişi, mümkün olmayanı istemiş olur. Mümkün olmayanı isteyen de kendisine üzüntü edinmiş ve akıldan ayrılarak hevaya tabi olmuş demektir. Ebu Bekir Razi
Nimetler önceleri hep belli vakitlerde ve belli şartlar da gelirken artık aynı vakitlerde ve aynı şartlarda bile gelmez olur. Bu da yaratıcının meşîetini, ilahi iradenin varlığını ve mutlaklığını, verenin o olduğunu, bu nimetlerin kendiliğinden gelmediğini, görünen sebepleri vasıtasıyla da oluşmadığını, onun verdiği kararlarda hiçbir baskıya, hiçbir sınırlamaya, hiçbir zorlamaya maruz olmadığını göstermek için determinizm perdesini yırtması demektir. Bu tabloda insan, aslında her anda, her işinde ona muhtaç ve rububiyetine bağlı olduğunu anlar. Böylece insanın gafleti dağılır, duyarlılığı artar, bakışları sebeplerden müsebbibü'l-esbab'a (sebeplerin yaratıcısına) döner.