Spoiler içerir!!!
***
“Ben isterdim..." Okdemir yamuk bir şekilde gülümsedi. "Oraya çıkabilmek islerdim."
"Zaten hepimiz bunu İstemedik mi?" diye mırıldandı Sonay.
"Gökyüzünü."
"Bazılarımız gökyüzünü değil, gökyüzü olabilmeyi." Kelimeler ağzımdan çıktıktan sonra kendi kendime kaşlarımı çattım.
"Bütün mesele de buydu," dedi Arın. " HEPİMİZ GÖKYÜZÜ OLMAK İSTEDİK."
***
Serinin final kitabı olan Efsaneler ve Lanetler, N.G. Kabal’ın kaleminden çıkan adeta bir şaheser. Hikaye, sadece fantastik bir kurgu değil, aynı zamanda insan doğasına, liderliğe ve fedakarlığa dair unutulmaz derslerle dolu. Bu kitap, serinin önceki kitaplarından devraldığı mirası onurlandırıyor ve hak ettiği gibi zirvede tamamlanıyor.
Nova, artık sadece Su Krallığı’nın varisi değil; o, tüm diyarları birleştiren bir tanrıça . Geçmişte aklı beş karış havada bir kızken, şimdi omuzlarında diyarların kaderini taşıyan güçlü bir lider. İnsanları, diyarları ve hatta kalpleri birleştiriyor. Nova, yalnızca düşmanlarını yenmekle kalmıyor; onların ruhlarını bile dönüştürüyor.
Karakterlerin gelişimi ise kitabı unutulmaz yapan en önemli unsurlardan biri.
Ayzer, Nova ile geldikleri bu topraklarda güç tutkusu ve bir yere ait olma arzusuyla birçok hata yapıyor. Geçmişine sünger çekip bu yeni diyara kolayca uyum sağlasa da Nova’ya haksızlık yaptığı anlar çıldırmama sebep olsa da sonunda doğru yolu bulup içsel mücadelesini tamamlıyor. Onun gelişimi, hikayeye derinlik katan en önemli yanlardan biri.
Daren ve Nova’nın ilişkisi, iç ısıtan bir masal gibi. Daren’in tek zayıflığı olan Nova, aynı zamanda onun en büyük gücü. Bu iki karakterin arasındaki bağ, hikayenin duygusal yükünü taşıyor ve okuyucuyu her sayfada kendine daha çok bağlıyor.
Hava Lordu, tarafsızlığı ve sakinliğiyle tanınsa da kitabın ilerleyen