Yetersizlik
1/10
·240 syf.··
2026 15. kitabı
Böyle bir kitabı keşke kitabın önsözünü yazan Nazan Bekiroğlu yazsaydı. Yazar kesinlikle konunun ağırlığı altında kalmıştır. Üslup çok zayıf. Basma kalıp ifadelerle konusu ilahi aşk olan kahramanı Hz. Mevlana ve Şems-i Tebrizi olan bir kitap gerçek manada başarı elde edemez. Konusu ve kahramanları sayesinde bir popülerlik elde etmiştir. Ancak bu kitabı bu kadar sattıracak edebi dil zevkimiz bu derece düşük olmasaydı keşke. Benim gözümde bu kitap Mevlana pide, Mevlana şekeri, Mevlana kitabı... vb. bişey maalesef.
Aşkın GözyaşlarıSinan Yağmur · Karatay Akademi · 201021,3bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 17. kitabı
Mücella Nazan Bekiroğlu’nun büyüleyici kalemiyle nihayet tanıştım ve açıkçası üzerimdeki etkisini uzun süre atamayacağım, yüreğime dokunan bir kitap oldu. Elime aldığım andan itibaren sayfalar su gibi aktı; hikayenin içine öyle bir çekildim ki bırakmak imkansız geldi ve çok kısa bir sürede bitiverdi. Ama bitmesine rağmen içimde bıraktığı o hüzünlü hava kolay kolay geçmeyecek gibi... ​Kitabı okurken zamanı geriye sarmak, hikayenin tam kalbine girip Mücella’ya kol kanat germek istedim. Ona sımsıkı sarılmayı, elimi uzatıp onu o sıkışmış yalnızlığından çekip çıkarmayı o kadar çok arzuladım ki... Babasız büyüyen bir kız çocuğunun annesiyle geçen ömrünü okurken, annesi Neyyire Hanım’a fazlasıyla kızdım. Söylesene Neyyire Hanım; "kızını korumaya çalışırken" ona yaşattığın onca şey, kurduğun o katı baskı gerçekten değdi mi? Eğer bu kadar baskıcı olmasaydın, Mücella belki de kendine bambaşka, çok daha mutlu bir hayat sunabilecekti. Bu hikayenin böyle yarım kalmasının en büyük sebebi kesinlikle sendin... ​Mücella ömrü boyunca etrafındaki herkese dokundu, herkesin hayatını güzelleştirdi. Mahallede ne zaman birinin başı sıkışsa ilk onun kapısını çaldılar, ondan şifa buldular. Ama şimdi dönüp arkama bakıyorum da; Mücella’nın bir derdi, bir tasası olduğunda gidip kapısını çalabileceği, sığınabileceği hiç kimsesi yoktu... İşte bu detay kalbimi en çok kıran şey oldu. ​Kendi mutsuzluğuna ve yalnızlığına rağmen hayatı boyunca diğer kadınlara destek olan, sessiz ama devasa bir mücadelenin hikayesiydi bu. Yazarın o nahif ve şiirsel diliyle birleşince kalbimin en güzel köşesine kuruldu bile. Kesinlikle herkesin ömründe bir kez Mücella'nın elinden tutması gerekiyor. Evet kimler okudu bakalım?
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kehribar Geçidi
6/10
·608 syf.··
2026 5. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 14:37
KEHRİBAR GEÇİDİ- NAZAN BEKİROĞLU Isimsiz bir kölenin bir paraya fazladan vurduğu tek bir çekiç darbesiyle başlayan Kehribar Geçidi, o paranın yüzyıllar boyunca elden ele dolaşması üzerinden Roma'da yaşayan yedi adamın hayatlarını, pişmanlıklarını, aşklarını ve savaşlarını anlatıyor. Roman okuru farkettirmeden Roma tarihinin içine çekiyor, imparator Diocletianus'un dönemini, diğer imparatorlardan farklı yönlerini ve kendi isteğiyle tahttan vazgeçişini, pagan ağırlıklı bir dünyada Hristiyanlığın yaşadığı zorlukları ve üç yüzyıl sonra iç içe geçen iki inancı düşündürücü bir şekilde aktarıyor. Kitap, zamanla doğruların ve yanlışların nasıl değiştiğini,tarihin ve inançların insan eliyle nasıl yeniden şekillendirildiğini, gerçeğin bazen olmayan mucizelerle nasıl çarpıtıldığını gösteren, yalnızca bir tarih anlatısı değil, hakikat üzerine bir sorgulama sunuyor.
1000Kitap
Kehribar GeçidiNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,574 okunma
10/10
·224 syf.··
2026 4. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 19:36
"Konan göçer, doğan ölür elbet. Irmak denize, deniz ırmağa kavuşur sonunda; ruh kaynağına, kaynak da ruhuna muhtaç değil mi şunun şurasında?" Bazı kitapların anlamı içeriğinde değil, Ona atfettiğiniz anlamdadır. Bu kitabında benim için anlamı öyleydi, okuyan herkesin o anlamı bulabilmesi umuduyla
Yûsuf ile ZüleyhaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202517,6bin okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2026 174. kitabı
Nazan Bekiroğlu’nun o şiirsel, nakış gibi işlenmiş, adeta Doğu masallarıyla Batı trajedilerini harmanlayan o büyüleyici kalemiyle; Trabzon’dan Tebriz’e, Tiflis’ten Batum’a ve İstanbul’a uzanan, Balkan Harbi’nden I. Dünya Savaşı’nın o yangın yerine dönmüş atmosferine kadar yayılan devasa bir aşk, göç ve kader destanını derinden etkilenerek okudum. Yazar; Trabzonlu asil bir ailenin kızı Zehra ile Tebrizli taht kurnazı bir saray soylusunun oğlu Settarhan’ın yollarının o büyük tarihsel altüst oluşların ortasında kesişmesini anlatırken, iki farklı kültürün, iki farklı coğrafyanın ve iki kalbin o muazzam çekimini harika bir estetikle işlemiş. Sadece bir aşk hikayesi değil; koca bir imparatorluğun çöküşünün, sınırların altüst oluşunun, muhaceretin, yersiz yurtsuzluğun ve asıl önemlisi o büyük insanlık trajedilerinin ortasında savrulan hayatların anatomisidir bu kitap. Savaşın o soğuk, acımasız ve kıyıcı yüzünü, yanan şehirleri ve dökülen yaprakları anlatırken, bir yandan da nar ağacının o bereketli, her bir tanesinde ayrı bir sır barındıran mistik felsefesini hikayenin ruhuna öyle güzel üflemiş ki o coğrafyaların kokusunu, hüznünü ve kederini iliklerime kadar hissettim. Geçmişin o kaybolan estetiğine, sadakate, sabra ve zamana karşı direnen sevgilere yakılmış muazzam bir edebi ağıt niteliğinde olan; bittiğinde zihinde rengârenk ama bir o kadar da hüzünlü bir Tebriz esintisi bırakan, Türk edebiyatının o en zarif, en zengin ve en dokunaklı başyapıtlarından biriydi.
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
Puan vermedi·
Merhabalar, İlk kez bir anı okuyorum.Başlarda biraz zorlandım ama ilerledikçe biraz alıştım. 2 -3 er sayfalık anılardan oluşuyor kitap.Bence biraz genel kültür gerekiyor tam anlamak için. Nazan Bekiroğlu, bir anısında sevdiği kitapları, yazarları, diğer anısında şairleri, ressamlardan, farklı ülkelerden vb.. bir çok şeyden azar azar bahsediyor ama.Tabi bilmediğimiz çok şey ç.ıkıyor karşımıza.Arada google dan bakmak gerekiyor .Bence derin bir kitap.Güzel aslında, çok dolu bir kitap. Henüz bitmedi, bitince yorumu tamamlarım. Nar Ağacı isimi kitabını çok beğenmiştim
Kelime DefteriNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,614 okunma