Aybala ‪ᥫ᭡

Aybala ‪ᥫ᭡
Herhangi bir okur. ---habent sua fata libelli---
YAPAY ZEKA GÖRSELLERİ İLE DOLU
Puan vermedi·120 syf.··
2025 39. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2025 12:44
Kitapta Cengiz Aytmatov'un kaleminden çıkan masal ve halk efsaneleri yer alıyor. Parmak Çocuk, Karagul, Üç Yoksul Kız Kardeş Masalı, Çantalı Maymun, Ana Geyik, Akbara, Mankurt, Altı Kişi ve Yedincisi olmak üzere; 5 tanesi Aytmatov'un romanlarının içinde yer verdiği, toplamda 8 tane hikaye bulunuyor. Aytmatov'un tarzını seven, kahramanca halk hikayelerinden hoşlanan kişiler için gayet güzel bir okuma deneyimi. Masal kitabı olduğundan küçük çocuğuna okumak/okutmak amacıyla bu kitabı alan kişiler için ise ben şahsen içerdiği şiddet ögeleri sebebiyle önermiyorum, fakat biraz daha büyük çocuklar için uygun. Basım/materyal olarak da oldukça kaliteli. NE VAR Kİ; Kitap boyu her bir hikaye için kitaba yapay zeka tarafından oluşturulmuş görseller eklenmiş. Yapay zeka ile oluşturulduğu belirtilmemiş fakat bir sanatçı/çizer'in ismi de referans olarak gösterilmemiş; resimlerdeki ufak kaymalar, tam adlandırılamayan tuhaf detaylar sayesinde yapay zeka ile yapılıp eklendiği anlaşılıyor. İlk sayfaya "Tanıtım için yapılacak kısa alıntılar dışında yayıncının yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz." cümlesi yazılmış, ayrıca da telif/yayın haklarının yalnızca yayınevine ait olduğu belirtilmiş; telif hakları ve sanatta çalıntı mevzusu konusunda hassas bir yayınevinin kaynağı belli olmayan, (veritabanı büyüklüğüne göre) muhtemelen yüzbinlerce sanatçının eserlerinden çalıntı parçaların birleşimi ile oluşturulan yapay zeka "resimlerinin" kitapta kullanılmasını çelişkili ve etik dışı buluyorum. Ayrıca Cengiz Aytmatov gibi Orta Asya coğrafyasındaki sözel aktarılan tarihin, mani, masal ve efsanelerin yazıya geçirilmesinde bu derece büyük rol oynayan; onlarca değerli eser için yıllarca emek veren bir yazarın eserinin her bir hikaye için sıfır emek ile, hikayeleri yahut hikayelerin bir kısmını,
Yapay Zeka
Masallar ve EfsanelerCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202383 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·608 syf.··
2024 64. kitabı
·
148 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2024 20:39
Mukağali Makataev çok hisli bir adammış. Öyle ki okurken daima yanında taşıdığı küçük bir deftere durup durup bir şeyler karaladığını gözümde canlandırdım. Her durumu şiirle içselleştirip, içselleştirdiği her durumu da şiirle dışa yansıtmış. Ayrıca kendisi, Kazak halk edebiyatında nazıma olan katkısı ile meşhur. Dante ve Shakespeare'inkiler başta olmak üzere birtakım büyük eserleri de Kazak diline kazandırmış çevirmen. Çevirileri hakkında yorum yapamayacağım fakat şiirleri o halk ozanlığının havasını sonuna kadar hissettiriyordu. Bozkırlar, su ve dağlar, insanlar, dostluk, memleket ülküleri, ak süt ve çocuklar; hepsi oldukça duygulu aktarılmıştı. Özellikle bazı kısımlarda arka planda Aynur Qalayqyzy'nın "Yalan Dünya" (Жалған-ай) türküsü çalıyor gibi hissettim. (youtu.be/ATBNKmC_SG0?si=...) Kitabın basım biçimi ile ilgili; kitap açıldığında sol tarafta şiirin Türkçe'ye çevrilmiş versiyonu yer alırken, sağ taraftaki sayfada ise orijinal yazım dili olan Kazakça versiyonu yer alıyordu. Bir şiir kitabını basarken verilebilecek en iyi kararı vererek bunu yapmalarına çok sevindim gerçekten. Çevirisi bence gayet iyi yapılmıştı ama yine de Kiril Alfabesi okuyabiliyor ve biraz olsun Kazak dili biliyorsanız asıl metni okumanın tadı çok başka oluyor. Ayrıca dili ve kültürü öğrenmek isteyenler için de çok yararlı. "Bilmemkim'in tüm şiirleri" gibi, kalın şiir kitaplarının belli faydaları ve avantajları olsa da; okumasının temelinde edebi & sanatsal tatmin olan kişileri doyurmak konusunda seçme şiirler kitaplarından daha az etkili olduklarını düşünüyorum. Bu kitap her ne kadar seçme şiirlerden oluşsa da, toplamda kaç şiir yazdığını bilmiyorum şairin fakat bana göre pek de seçilmemişti. O kadar fazla şiir vardı ki bazı dizelerde birebir tekrara uğramış şiirler ard
Şiir
Mukağali Makataev Seçme ŞiirlerMukağali Makataev · TÜRK DÜNYASI VAKFI · 20133 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2024 60. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2024 20:49
Kitapta yazar Aziz Çalışkan (çalışkan değil), orta yaş krizindeki Harun ve 'başka türlü bir insan' olan Derya isimli üç karakterin hayatları anlatılıyor. Konusu hoşuma gittiğinden kronolojik olarak yazılma sırasını kontrol etmeden almıştım bu kitabı ve çok öncesinde İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır ve Mehmet’i Sakatlayan Serçe Parmağı'nı okuduğum için beklentim hayli yüksekti. Her ne kadar yazarın diğer kitaplarındaki hava, o kendine özgü tarzı bu kitapta da alınsa da; maalesef yazarın anlatımını oturtmadan önce (kendi kalemini oturtma yolunda iken) yazdığı bir kitap olduğu için diğerleri kadar tatmin edici bir okuma deneyimi sunmuyor. Anlatım olarak diğer iki kitaptan çok daha basit ve sıradan; içerik olarak da diğer ikisi kadar komplike ve yoruma açık değil. Kötü bir kitap demiyorum kesinlikle, sadece beklentimin biraz altında kaldı, yazarın gelişimini görmek isteyenler için acemilik eseri olarak incelenebilir. Yazarın kendi hayatından oldukça fazla öge barındırdığını düşünüyorum. Yaratıcılığı ketlenmiş bir yazarın karamsar günleri, birkaç meşhur kitabı çıktıktan sonra kendisinden beklentinin artması, fakat yazamaması, bir türlü içindeki zehri akıtamaması, bir türlü olayları kurgulayamaması, kurgudaki eksikleri kapatamaması, uydurduğu her olayın bayağı olması, satırların hep tatsız tuzsuz olması; ve kaçınılmaz olarak "ben aslında sandığım gibi büyük bir yazar değilmişim" temalı sahtekarlık sendromu ve umutsuzluk. Her türlü yaratıcı süreçten geçen insanların yaşadığı süreçlerdir sanıyorum. Örneğin birkaç zaman önce Annie Ernaux "Keşke Nobel ödülünü ben kazanmasaydım, bu artık eskisi gibi yazmamı engelliyor" demişti. Kesinlikle burada kendi deneyimlerini aktardığını düşünüyorum yazarın. Tek sevdiğim karakter Derya oldu; "başka türlü biriyim, başka türlü hissediyorum ben" diyebilecek kadar olgunlaşmış, fakat hala
Edebiyat
Kış BahçesiGüray Süngü · Ketebe Yayınları · 2020852 okunma
anlamakta zorlandım
Puan vermedi·176 syf.··
2024 57. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2024 20:18
Leyla Erbil'den okuduğum ilk kitaptı. Ne bekleyeceğimi bilmiyordum dolayısıyla ne hayal kırıklığına uğradım ne de beklentimin üstünde çıktı. Öncelikle kitabın her bölümünde olan biçimsel değişiklik edebi olarak tatmin etse de, okumayı ve anlamayı çok zorlaştırmıştı. Aslında hoşuma gitti dilin anlatımın her bölümde değişmesi, farklı karakterlere odaklanıldığında farklı anlatım olması çok hoş. Fakat özellikle ikinci bölüme geçtiğimde (BABA bölümü) sanki tamamen ayrı bir öykü gibi anlamıştım sonra sonra asıl hikayeyle bağlantısını çözdüm. Zaten zamanında da bir romandan ziyade ayrı öykülerden oluşan bir kitap sanılıyormuş. Neden öyle olduğunu anlayabiliyorum. Tekrarlamak istiyorum ki şekil olarak çok hoşuma gitti, özellikle ikinci bölümde akışın değişimleri ve ilk bölümün günlük şeklinde yazılmış olması sanatsal olarak beni doyurdu. Keşke bu kadar kopuk kopuk ve alakasız olmasaymış bazı kısımlar. Daha iç içe bir biçim benimsenmiş olsaydı çok daha fazla beğenirdim ve zorlayıcı bir okuma deneyimi olmazdı benim için. Yazar için büyük bir özgürlük ve tatmin sağlayan yazma alışkanlıkları zaman zaman okurlar için zor olabiliyor. İçerik olarak beğendiğim ve beğenmediğim yönleri oldu. Bir kadın karakter olarak etrafındaki "aydın" insanlar tarafından bile girişimlerinin önüne geçilmeye çalışılması. Özgürlük ve eşitlikten bahseden insanların bile onu küçük görmesi, hafife alması, arkasından aşağılaması... Tedavi olmaya gittiği doktor dahil hiçbir yakınlık hissetmediği ve yakınlık belirten davranışta bulunmadığı insanların bile ondan faydalanmayı, uygunsuz imalar ile onu rahatsız etmeyi kendinde hak görmesi... Sırf kadın olduğu için. Buna dikkat çekilmesi çok hoşuma gitti. Bence tam kararında ve tam da gerektiği şekilde yazılmıştı bu taraflar. Bir de annesi tarafından durmadan
Edebiyat
Tuhaf Bir KadınLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,864 okunma
kimlik arayışı ve yüzleşme
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2024 56. kitabı
Ana karakter lüks bir otel ile evsizlerin çadırda yaşadığı bir belediye parkının arasına park ettiği arabasında yaşarken kendisini keşfetmeye çalışan, geçmişinin çoğunu hatırlamayan patolojik bir yalancı. Kim olduğunu, hayatta ne istediğini anlayacağını umuyor; hangi yaşamı istediğini, hangi yaşama yazgılı olduğunu. Bir sürü rahatsız edici öge barındırıyordu. Özellikle çocuklara yönelik cinsel istismar, kan ve vahşet gibi. Hassasiyetiniz bulunuyorsa veya yetişkin değilseniz kesinlikle okumamanızı (şiddetle) tavsiye ediyorum. Ana karakterin birçok saçma sapan, rahatsız edici hatta dehşet verici eylemi oluyor. Ama mangakanın yazım stili bunların ne kadar anormal olduğunu ve ana karakterin de ne tür bir manyak olduğunu ortaya koyuyor. Yani yasadışı veya ahlak dışı durumları romantize veya normalize etmekten çok uzaktı dil anlatım ve gösterim olarak. Okuyucunun yaşı küçük değilse, karakterlerin yerine kendini yoğun biçimde koymuyor ve/veya ana karakter ile parasosyal bir ilişki kurmuyor ise bu kısımların dehşet verici kısımlar olduğunu, ana karakterin ciddi anlamda kafayı yediğini anlar diye düşünüyorum. Bu olayları okuduğumda özellikle çocuk istismarı ve diğer karakterlere istemediği şeyleri zorla yaptıma kısımlarında kendi kendime hep "böyle olmak zorunda mıydı" dedim. Anlıyorum ne yapılmaya çalışıldığını ne anlatılmaya çalışıldığını; ama bu muydu yani, böyle mi yapılmak zorundaydı yani bu? Başka olaylar ile verilemez miydi bu mesaj? Mesela karakterin aklından bu geçse veya bunu yapma/yapmama savaşı daha uzun sürseydi. Bazı şeyler konuşarak da yapılabilirdi bence insan gibi... (Karakter zaten insan değil gibiydi, daha doğrusu insanlıktan çıkıyor gibiydi; bu bakımdan yalnızca duygusal bir tepki de olabilir benimki.) Bazı kısımların gerçek mi değil mi anlayamamamız
Manga
Homunculus 15Hideo Yamamoto · 201294 okunma