Bettercallbee

Yine de zaman, gitgide daha hızlı bir biçimde akıp gidiyordu; sessiz ritmi yaşamı parçaları ayırıyor, insan geriye bir göz atmak için bile duramıyordu. ‘’Dur! Dur! ‘’ diye bağırmak istiyor ama sonra bunun hiçbir yararı olmadığının farkına varıyordu. Her şey, insanlar, mevsimler, bulutlar, her şey kaçıp gidiyordu; insanın taşlara, bir kayanın tepesine asılması da yararsızdı, yorulan parmaklar gevşiyor, kollar, cansız bir şekilde düşüyor ve insan kendini bu çok yavaşlamış gibi görünen ama hiç durmayan ırmağa kapılmış buluveriyordu.Saatler daha onun saymasına vakit kalmadan akıp gidiyordu.
İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yavaş yavaş güveni azalıyordu. İnsanın tek başına olduğu ve hiç kimseyle konuşamadığı zaman bir şeye inanması çok zordur. İşte tam da o dönemde, insanların her zmaan birbirlerinden uzakta olduklarını fark etti, birisi acı çektiğinde, acısı sadece kendisine ait oluyor, hiç kimse o acıyı birazcık olsun dindiremiyordu; bir insan acı çektiğinde duydukları sevgi ne denli büyük olursa olsun, diğerlerinin bu yüzden acı çekmediklerini ve yaşamdaki yalnızlığı işte bu durumun oluşturduğunu fark etti.
İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2020 35. kitabı
Bugün okumaktan inanılmaz bir keyif duyduğum, varoluşsal sorgulamaya harika bir bakış katan bir romanla sizlerleyim. Birkaç yıl sonra okusam da bende farklı fikir ve duygular uyanacağına emin olduğum çok hisli bir kitaptı.’ Genç teğmen Giovanni Drogo, ilk görev yeri olarak Tatar Çölü’ndeki Bastiani Kalesi’ne tayin edilir. Uzun boylu kalmak istemediği bu sınır bölgesinde geçirdiği seneler ona, vaktiyle gözünde büyüttüğü zafer tutkusunun konforluğunu ve askerlik hayatının monotonluğunu öğretir. “Yaşamı boyunca beklediği an” bir türlü gelmez. Zamanla “sesi, ihtiyar sesine dönüşür”, “bakışları çok yaşlı bir adamın bakışları gibi sarımtırak ve camdan bir görünüş alır”. Varoluşun anlamsızlığı, boylu boyunca serilir önüne. Gündelik hayatın durağan ritmi, alışkanlıkların uyuşturucu etkisi ruhunun derinliklerine işlerken Tatar Çölü’nün sadece kendisinin değil aynı zamanda insanlığın sınır bölgesi olduğunu anlar.’ Her gün çalışırken veya boş zamanlarda evde vakit öldürürken kendi konfor alanımızın keyfini süreriz. İş yeri ortamında bir süre sonra risk almaz, yeni fikirler denemez, anlam boyutsuzluğu ile belki manik depresif hale sürükleniriz. Hayat, daha saatleri sayamadan yılları getiriverir karşımıza. Hepimiz için aynı olan fakat farklı akan zamanı kullanmanın, comfort zone dediğimiz alanda sıkışmanın verdiği uyuşukluk bize hiçbir zaman ‘o büyülü an’ ı getirmeyecektir. Bunu kitapta o kadar güzel işlemiş ki yazar. Kitap aynı ada inanılmaz da sürükleyici. Kesinlikle herkese tavsiye ederim. Siz neler okuyorsunuz?
Edebiyat
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma

Bettercallbee

, bir kitap okudu
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2020 35. kitabı
Dino Buzzati
8.2/10 · 19,8bin okunma
' Çok amaçlı yirminci yüzyıl insanında dürtü var, ama derinlik ve yoğunluk yok. Şunu satın almak, bunu bşarmak, yeni bir deneyimden geçmek gibi hedeflerimiz var. Hedef ve amaçlarımız yüzünden hayatı yaşamak yerine tüketiyoruz. Hayatla yekvücut değiliz artık. Hayatlarını belirli, sabit amaçlara indirgeyenler, hayatla yekvücut olmadan onun yüzeyine tutunma çabasındadırlar. '
Felsefe