Bettercallbee

‘ Asıl güzellik tende değil candadır ‘ diyeceği geliyor. Ama candaki güzelliğin tene çarpması için o canın coşması gerekir. Bu durumda, sanki can kendi kabo olan tene sığamıyormuş da bütünüyle güzel nitelikleriyle beraber taşıyor ve dikkatli kişilerin gözü önünde buharlaşarak o teni saf güzelliğe boğuyorlarmış gibi bir şeyler olur. Aksi durum da böyledir. Teni güzel, canı çirkin olanlar nice göz yanıltan yapaylıklarıyla o çirkinliği örtebilirlerse de canları coşarak bütün çirkinlikleriyle beraber kabından taşınca, kendilerini görenleri korkutacak derecelerde çirkinlik açığa çıkar.
Sayfa 30 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·152 syf.··
2020 37. kitabı
Refet, çok dokunaklı ve üzücü bir hikayeyi anlatıyor. Hassas bir kitap fakat güçlü bir karakteri işliyor. Kitabın sonra sayfalarında göz yaşlarımı tutamadım, o kadar acıklı ve net mesajlar vardı.Okuması keyifli yer yer üzen fakat her türlü zorluğun bir umudu olduğu ve ne olursa olsun çabadan vazgeçmemizi söyleyen bir kitaptı. Severek okudum, tavsiye ederim.
Edebiyat
RefetFatma Aliye Hanım · İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,3bin okunma

Bettercallbee

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.··
2020 37. kitabı
Fatma Aliye Hanım
8.5/10 · 7,3bin okunma

Bettercallbee

, bir kitap okudu
8/10
·156 syf.·
Beğendi
·
2020 36. kitabı
Marcus Aurelius
8.2/10 · 28bin okunma
İnsan, böylelikle, umut dolu, kendi yolunda gider durur, günler uzun ve sakindir, güneş yukarıda gökyüzünde parlamakta ve akşam bastığında üzülerek yok olmaya yüz tutmaktadır. Ama bir noktada, belki de içgüdüsel olarak, insan geri döner ve arkasındaki bir kapının kapandığını fark eder. İşte ozaman, bir şeylerin değişmiş olduğunun ayırdına varırız, güneş eskisi gibi kıpırtısız değildir, hızla hareket etmektedir; ne yazık ki, henüzbakmaya bile fırsat bulamadan, onun ufkun ucuna doğru hızla kaydığını, bulutların da gökyüzündeki mavi koylarda hareketsiz durmadığını, birbirlerinin üzerine çıkarak kaçtıklarını, iyice acele ettiklerini görürüz; zamanın geçtiğini ve günü gelince yolun zorunlu olarak son bulacağını anlarız.
Sayfa 49 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat