Bettul

Bettul
@bettul84
9/10
·132 syf.··
2021 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2021 22:13
Köpek kalbi kitabını daha önce de okumuş ve bayılmıştım. Geçen gün kitapla ilgili yorumlarda, kitaptaki göndermeleri, metaforları okuyunca meğer ben ne kadar odunmuşum, hiçbir göndermeyi anlamadan dümdüz okumuşum dedim ve bir kez daha okudum . Sonuç; Yine çoğu göndermeyi anlamadım. :) Fakat farklı bir bakışla okununca çoğu sistem eleştirisi , proletarya ve burjuva arasındaki uçurum görülüyor. Burjuvayı temsil eden profesör ne kadar eğitimli, kültürlü, zevk sahibi ise, proletarya o kadar iki yüzlü, arsız, kültürsüz anlatılmış. Tavsiye, kitabı okumadan, mutlaka bu metaforları okuyup, kitabı öyle elinize almanız. Öncelikle kitapta bir sokak köpeginin sokaklarda yaşarken çektiği zorlukları o kadar güzel anlatmış ki , nerede köpek görsem kim bilir neler yaşamıştır diyorum. Hatta köpeklerin renkler, kokular ve harflerle okumayı çözdüğünü bile iddia etmiş :) Şarik sokakta zor bir anında karsısına çıkan profesör sayesinde bambaşka bir dünyaya adım atıyor ve bey köpeği oluyor. Ta ki bizim çılgın profesör, Şarik’e , ölmüş bir suçluya ait hipofiz bezi ile testis takana kadar... Hikaye zaten burada başlıyor ve tahammül edilmesi zor, iki yüzlü, arsız bir adama dönüşüyor. İşin komiği devlet kademesinde yönetici olarak iş bile buluyor. Sonrası süpriz..... Konusu son derece ilginç bir kitap. Zaten Bulgakov’un aslında hekim olması da konuya hakimiyetini arttırıyor. Kitap su gibi gidiyor, elinizden bırakamıyorsunuz. Modern Klasiklerden, kara mizah adına önemli bir eser bence.. Çok çok beğendim . Sevilla’dan Granada’yaaaa :)
Modern Klasik
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201925,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Bettul

, bir kitap okudu
9/10
·132 syf.··
7 günde okudu
·
2021 14. kitabı
Mihail Bulgakov
7.6/10 · 25,8bin okunma
6/10
·360 syf.··
2021 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2021 19:04
Tapınak şövalyeleri, masonluk gibi herkese açık olmayan, gizemli oluşumlarla ilgili romanlar hep hoşuma gitmiştir. Mason locasında geçen ilk Türk romanı gibi bir iddia olunca kitap bende büyük heyecan yarattı. Konu gerçekten etkileyici, Üstad-I muhterem ağzından anlatılan roman aslında insanı sarıyor. Roman içinde verdiği tarihi bilgiler araştırmaya değer , hatta birçok şey öğretiyor. İlk kadın Papa hikayesini bilsem de, diğer kadın masonlar benim için yeni ve ilgi çekici bilgi idi. Cemaleddin Afgani’yi bu kitap ile tanıdım ve gerçekten önemli bir isim olduğunu düşünüyorum. Açıkcası masonlukla ilgili biraz daha farklı bilgi öğrenebilmeyi, ayin detayları gibi ekstra bilgileri isterdim. Daha çok dünya görüşleri üstünden gidilmiş ve bilgiler beni çokta tatmin etmedi. Bir yerde kadınların masonluğa alınmaması ile ilgili sebeplerden birinin erkeklerin daha rahat toplanabilmesi ve evde eşler bakımından kadın olmayınca kıskançlık gibi sorun çıkmaması gibi bir düşünce yapısı beni güldürdü bile diyebilirim. Romana gelince oldukça sağlam karakterli (tüm kardeşler bu değerlere bağlı yaşıyor) fakat inanılmaz sıkıcı bir adam Üstad-I muhterem.... Verdiği tepkiler, alınganlıkları yada takıldığı konular bazen fazla “hassas” Belki daha kısa sürecek bölümler, aynı bilgiyi tekrarlama ve gereksiz tasvirlerle uzatılıp biraz bunaltıcı hale geliyor. Büyük bir maddi değeri olan Şah İsmail’in kılıcı Türk mason locasına emanet bırakılıyor ve kılıcı teslim eden Vala beyin mirasçıları bu değerli kılıcın peşine düşüyor. Aslında kitabı okurken bazı şeyleri tahmin edebiliyorsunuz ama yine de kitabın sonu süpriz sayılabilir. Asıl bomba bence 2014 yılında yazılan kitapta 20.000.000 sterlin eden kılıcın Türk lirası karşılığının 70.000.000 TL olması. Kur nereden nerelere gelmiş. Özetle; Kitap
Roman
Mason Locasında Aşk ve KılıçOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 2020352 okunma
6/10
·132 syf.··
2021 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2021 22:45
İçinizde kesin benim gibi, başladığı kitabı yarım bırakamayanlar, acı çeke çeke o kitabı bitireceğim diye uğraşanlar vardır. Açıkcası yarım bırakma şansım olsa kesin yarısında bırakırdım. Betimlemeler, tasvirler , kullanılan teknik tabirlerden inanılmaz sıkıldım. Hatta zaman zaman kendimi aciz bile hissettim, aynı satırı 2-3 kez okumama rağmen hayal gücüm bir yerde isyan ediyordu, gözümde ana temelleri canlanmasına rağmen, o detayların içinde boğuluyordum. İlk Lovecraft kitabım, oyunlarını da bilmiyorum, pek aşina olmadığım bir dünya yani.... Aslında hikaye çok etkileyici, eskiler, kadim dünya, farklı bir evren.... Sonuna doğru gelişen olaylar, anladığım kadarıyla bu dünyayı tanıtan bir geçiş kitabı gibi... Ama beklenilen “korku” kitabı havası pek yok. Kitapta çok çok az dialog olması , tamamen bir jeolog gözünden anlatımı biraz yavan tatta vermiş. Birde coğrafi olarak pekte gerçekçi ( Antarktika’da yüksek sıra sıra dağlar )sayılmaz. Fakat “Antik Uzaylılar” belgesellerini çok seven biri olarak dünyada ki evrimin başka yaratıklar tarafından tetikleniyor olması da kitapta ki bir başka ilginç noktaydı. Ama açıkcası romanda örneklerde belirtilen birçok kitap, kişi ve resimleri araştırmakta çok keyifliydi. Özellikle Deli Arap Abdul Alhazredin ve yazdığı iddia edilen kitap Necronomicon oldukça etkileyici. Wikipedia ikisi içinde Lovecraft’ın yarattığı hayali ögeler diyor fakat Google hazretlerine sorunca doğru olabilir bile deniyor. Sanırım kitapta en etkileyici şeylerden biri de bu bilgiydi... Bu kitapla bendenizin evrene geçişi yapıldı, bir süre yeni bir Lovecraft kitabı elime almam, ama açıkcası elbet bir zaman, hazır olunca, diğer kitaplarını da okunacak listeme ekledim.
Korku-Gerilim
Deliliğin DağlarındaH. P. Lovecraft · İthaki Yayınları · 20182,684 okunma