Bettul

Bettul
@bettul84
9/10
·120 syf.··
2021 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2021 00:06
Jules Verne ve Wells bence çağının çok çok ötesinde bir öngörüsü olan, kafası çok farklı çalışan yazarlardı. Bilimkurgu’nun babası olarak anılmalarının da, sonrasında birçok filme, kitaba ilham olmalarının da çok haklı olduğunu düşünüyorum. Kitabı nasıl övsem diye şaşırmış vaziyetteyim. Sanırım maddelerle ilerlemek, dağınık fikirlerimi toplamamı kolaylaştırır:) 1) 1895 yılında yazılmış kitapta, zaman yolcusu 802.701 yılına yolculuk yapıyor. Yazıldığı tarih düşünülünce bu kadar mantıklı bir gelecek distopyası kurabilmek gerçekten muhteşem.. 2) Bilimkurgu eserlerde mekan, kullanılan cihazlar, bu cihazların teknolojisi değişir ama insanlar hep aynı kalır. Belki de bilimkurgu tarzında gidilen tarih en fazla 3000 yıl ötesi olduğu için insanlarda bir farklılık gözlemlenmez. Wells burada ciddi uzun bir tarih seçip insanların evrimleşmesine de olanak tanımış. Sonuçta bir türde belirgin bir değişiklik oluşması yüzbinlerce yılda oluyor. Homo Erectus 3 milyon yıl yaşarken, homo sapiens 300.000 yıl önce evrilmesi gibi... 3) Gittiği tarihte evrimleşen iki tür var. Eloi’ler ve Morlock’lar... Burada yazar o dönemin toplumsal adaletsizliğine de gönderme yapmıştır. 4) Eloi’ler zevk ve sefa içinde yaşayan, çalışmayan, birilerinin onlar için üretmesine alışmış, ve sonunda tehlike yada zorluk yaşamadıkları için gitgide düşünme yetisini kaybeden, beynini kullanmayan, vücut kaslarını kullanmadıkları için neredeyse çocuk bedenlerine dönüşen, cinsiyetsiz, hislerini kaybetmiş zevk-i Sefa içinde yaşayan bir tür canlıya dönüşmüş durumda. Sonunda zaten bir sığır gibi protein ihtiyacını karşılayan, hiçbir insani hissi yaşamayan bir organizma olmuş durumda. 5) Eloi’leri tanımlarken kullanılan dikkat dağınıklığı günümüzde teknoloji kaynaklı dikkat dağınıklığı ile örtüşmeye başlamış durumda. Aynı
Bilim-Kurgu
Zaman MakinesiH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202437,2bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Bettul

, bir kitap okudu
9/10
·120 syf.··
7 günde okudu
·
2021 17. kitabı
H. G. Wells
7.4/10 · 37,2bin okunma
6/10
·80 syf.··
2021 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2021 07:56
Zweig okumak isteyince ilk olarak “Amok Koşucusu”nu önerdiler. Yazarın en iyi kitaplarından biri imiş. Ve bilin bakalım ben ne yaptım? Elimde bu bilgi olmasına rağmen gidip 2 farklı kitabını okudum ve ikisini de sevemedim. Amok Koşucusu’nu da okuyup zirvede bırakmayı planlıyorum. Kitap bana daha çok bir zengin bebe şımarıklığı gibi geldi. Zenginliği aileden gelen ve emek sarf etmeden, çalışmadan, yaşayıp giden bir adamın rutin hayatından sıkılması ve bir günde yaşadığı uyanış diyebiliriz özetle. Fakat yaşanan değişim , bir biletin üstüne yatmakla başlayan o egoist kendine uyanış, çok havada kaldı sanki. Birdenbire aydınlanması, fakir teba bulsun diye yerlere bile !!! para atarak eve gelmesi çok geçmiyor insana... Zweig ikinci novellasını okudum. Açıkcası kitapların matematiği de sıktı beni. Tek kişinin ağzından, neredeyse 0 dialog, uzun betimlemeler, bazen tek cümle gibi paragraflar ve sürekli bir insan psikolojisi çözümleme işi.... (Yazar insan psikolojisi konusunda baya çalışmış, bu konuya takıkmış, hatta Freud ile yazışmaları da mevcut.) Sorun Zweig’de degil bende. Uzun betimlemeleri bir türlü sevemeyen, sıkılan ruhumda... Kısaca 69 sayfa kitabı ancak 3 günde bitirdim. Herkesin methiyeler düzdüğü kitap bana çok hitap etmedi.
Roman
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Girdap Kitap Yayınları · 2020172bin okunma
8/10
·107 syf.··
2021 15. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2021 22:07
İlk okuduğumda kaç yaşındaydım hatırlamıyorum ama birgün Afrika’da o yıldızı bulmaya söz vermiştim kendi kendime .... Sonunda ise çok üzüldüğümü hatırlıyorum. Bir süre hayallerimde bende yıldızlardan yıldızlara atladım. Şanslı çocuklardandık, hayal gücü yüksek , sıkıldıkça hayallere dalan, telefon, tabletle körleşmemiş nesildik. Şuan kitabı okuduğumda ise beni çok başka yerlere götürdü. O zamanlar ben büyük olmayacağım, sayılara boğulmayacağım demiştim ama neredeyse içimdeki çocuk ölmek üzeriymiş, büyüklük olgusu ile kuşanmışım. Ülkenin bulunduğu durum, umutsuzluk, gelecek kaygısı hepimizi fazlasıyla büyük yapmış. Küçük Prens bu sefer bir başka silkeledi beni..... Özet gerektirmeyecek bir kitap bu sanırım, herkesin bildiği , okuduğu ( yani umarım) ... Her yaşta, hayatta her dönümde ve belki de her umutsuzlukta okumak gerek bence . O saflık içinde insan kendi içindeki çocuğu bulmalı... “Büyüklerin hepsi birer çocuktu. Ama onların çok azı bunu hatırlar “ , “İnsanlar arasında da yalnızdır insan” ve “Dil bütün yanlış anlaşılmaların kaynağıdır” bu okumadaki mottom. Kitapla ilgili bence ilginç bir bilgi de yazarın Korsika’ya yaptığı bir seferde kaybolması, tıpkı hikayede uçağı çöle düşen pilot gibi.. Şimdi sabırsızlıkla oğlumla biraz daha büyüyünce bu kitabı okumayı bekliyorum. Okuduğumuzda umarım o da benim kadar heyecanlanır.
Modern Klasik
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,3bin okunma