Bettul

Bettul
@bettul84
5/10
·302 syf.··
2023 63. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2023 16:12
Açıkçası kitap hakkında baya kararsız kaldım ve nasıl değerlendirme yapmam gerektiğinden emin olamadım. Kendi ayıbım Türk edebiyatına ait çok fazla okumam olmadı . O yüzden dönem ve tür kıyaslaması yapamıyorum. Kitapla ilgili beğendiklerime gelirsek ; Roman inanılmaz bir kurgu ile işlenmiş. Zamanınız varsa 1 günde sıkılmadan okursunuz. Bir hayalet hikayesi üzerinden kurgulanan hikaye akıp gidiyor. Kitabın sonuna kadar “acaba” diye diye okuyorsunuz. Sonunu tahmin edememek bir kitapta en sevdiğim şey zaten . Dul kalan Fikriye hanımı, “fesat” yenge evlendirmeye çalışıyor. Talip olarak bulunan kişi hakkında duyulan bilgileri teyit için eski karısına ulaşıyorlar. Zaten nerdeyse kitaptaki tüm hikaye eski eşin anlattıkları üzerine. Kitabı okudukça Naşit Nefi efendi için üzülüyorsunuz . Kötü kadın Binnaz, hayalet kadın Binnaz ( Ciguli tonu ile söyledim istemeden ) Sonu ise tam bir süpriz Beğenmediğim nokta ise ; Yazar araya kendi dünya görüşlerini yada hayalet / ölüm/ ruh üzerine görüşlerini katmış. Ama bazen inanılmaz sıkıcı hal alıyor. Mezarlığa giderken yada Reis ile Şükriye hanımın babasının konuşması bir yerden sonra tekrar gibi geldi ve sıktı. Bir diğer husus ise eğer kitap korku romanı tarzında yazıldı ise aynı tarihlerde Dracula, Bay Hyde yada bir 10 yıl içinde Lovecraft serileri yazılmış. Bu kitapların yanında ( eğer tarzı korku ise ) çocuk kitabı gibi kalıyor. Bu konuda kıyaslama yapabilecek kadar hakim olmak adına Türk edebiyatı Klasiklerini biraz daha yoğun okumaya çalışacağım . Sonuç olarak kendi edebiyatımıza hakim olmak adına okumamız gereken kitaplardan biri. Okumayan kişiyi de pek pişman edeceğini düşünmüyorum.
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Atlas Kitabevi · 19675,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
6/10
·152 syf.··
2023 55. kitabı
Japon edebiyatını seven biri olarak kitap benim için fena değil kategorisinde idi. Bu okuduğum yazarın ikinci kitabı, bir kıyaslama yapmak için yeterli değil ama yine de yapacağım İki kitapta da yazılan günlükler üstünden hikaye anlatılmış. Kişilerin yazdığı günlükler üstünden hem duygularını hemde olaylara bakışlarını görüyoruz. İkisinde de yaşlı bir sapkın ve karşı tarafta gönülsüzde olsa karşılık veren eş yada gelin var. Bolca fantezik içerik ve entrika da sayabiliriz. Açıkçası kitap rahatsız etmedi , sürükleyici idi. Hatta sonunda tam “eh bu kadar uzatmaya gerek var mıydı “ dediğim yerde minik bir şokta yaşadım . Bir iki yerde acaba demiştim ama itiraf ediyorum, sonu ters köşe oldu. 56 yaşındaki profesör , 45 yaşındaki eski kalıplara bağlı eşinden istediklerini ve cinsel taleplerini , eşinin okuması umudu ile bir günlüğe yazmaya başlar. Eşi İkuko ise benzer tarihlerde eşinin onun okuması umudu ile günlük yazmaya başladığını fark edip, onun günlüğünü okumayıp kendi günlüğünü yazmaya başlar. İkisininkinden amacı bir diğeri günlüğü okusun, hatta okuduğunu düşünüp ona göre yazıyorlar. Eşler arasında yaşanan olayları kendi bakış açılarından okumak gerçekten ilginç oluyor. Kendinden genç eşine tutku ile bağlı bir koca ve isteği dışı evlendirilen ve kocasından nefret eden ama aynı zamanda bir bağlılığı da olan eş. Tüm kitap profesör, İkuko, kızları Toşiko ve kızının nişanlısı Kimura arasında geçiyor. Kitaptaki müstehcenlikten sanırım rahatsız olanlar olmuş. Çok açık ifadeler olmasa da evet bir miktar erotizm içermekte kitap . Fakat yazarın anlatmak istediği eski geleneklere bağlı İkuko’nun yavaş yavaş modernize oluşunun gözlemlenmesi açısından da ilginç bir kitap olmuş. Bence okunabilir bir kitap, değişik bir akış ve anlatımı var. Bir daha okur muyum bilmiyorum ama
Roman
AnahtarCuniçiro Tanizaki · Can Sanat Yayınları · 2019699 okunma
5/10
·348 syf.··
2023 52. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2023 19:09
Yazarın “Günaha son çağrı “ kitabını çok sevmiş biri olarak bu kitaptan hiç hoşlanmadım. Aslında beğenip beğenmeme arasında çok kararsız kaldığımı belirteyim. Öncelikle belki ruh halimden kitap ilerlemedi, sıkıldığımı hissettim. Garip bir kitap olmuş. Bazı sayfalarda resmen “Başına dullar , kadınlar kadar taş düşsün “ diye diye, yazara söve söve okudum. Bir kadın olarak bakış açıcı çok iğreti etti beni. Ama kitapta ki en masum karakterde ( sanırım ismi Lola ) dul kadındı. Kitaptan bu kadar çok hoşlanmama sebebim kadınlarla ilgili yazdıkları. İnanın dönemi düşünüp empati yapmaya çalıştım ve hatta Anadolu’da hala bu bakış açısında olanlar vardır biliyorum ama yine de kendimi sinir olmaktan alamadım. Herkeslerin bayıldığı Zorba karakteri benim için aşırı sevimsizdi. Sadece iki yerde vay be dedim. Biri düzgün çömlek yapabilmek için parmağını feda edecek kadar işe bağlılığı, mükemmelliyetçiliği, diğeri ise Dul için kilisede kendini öne atıp engel olmaya çalışması. Ama sonrasında ( Spoiler vermeden anlatmak zor , bu yüzden cümleler garip) oturup olayın sebebi ile rakı içip kanka olmasına ayrı sinir oldum. Zorba zaten tuhaf bir karakter , onun üstünden “anı yaşamak” vurgulanmış, yer yer doğrular var. Ama patronun verdiği parayı gidip genç kızlarla yemek yada 2 günde gelmesi gerekirken 10 günde gelmek nasıl bir karakter bilemedim. Okurken o kaba tavrı zaman zaman bana ülkenin herhangi bir yerinde denk geleceğimiz “maço” yada “kıro” tabir edilen tipleri anımsattı. Patron ise entellektüel olarak verilmiş, okumuş hatta yazar olmaya çalışan biri. Ama o kadar kötü bir tipleme ki, sorumluluk almayan, korkak, (bence ) cahil, kendi kendine triplere giren , sorunlu bir karakter . Sanırım dul yüzünden ona sinirim geçmiş değil . Hele Madam’la evlilik hevesi sebebi ile dalga geçmesi
Edebiyat & Roman
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma
8/10
·72 syf.··
2023 49. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2023 15:54
Büyük defter üçlemesini okuduktan hemen sonra siparişi verdim. Lucas ve Claus’la hesabı daha kapatamadan birde Tobias çıktı başıma… Agota’nın tarzını hikaye anlatışını sevmiş biri olarak bir aşk hikayesini nasıl yazar deseler bunu tarif ederdim herhalde. Tobias köyün hırsız ve fahisesinin oğlu , köydeki evinden , oynadığı çamurdan mutlu .. Bence en güzel ifade , başka bir hayat görmediği, bilmediği için yaşadığı o çocukluk onu mutlu ediyor.. Annesinin pekte sevdiği çocuk değil , zaman zaman beni neden doğurmuş diye düşünüyor. Okula yazdırıldıgında ilk aşkı Line ile tanışıyor. Line öğretmenin kızı , ara sıra evlerine gelen öğretmenin.. Spoiler vermeden anlatmaya çalışacağım. Annesini ve aşığını öldürdüğü içim başka bir ülkeye kaçıyor ve orda Line’i beklemeye başlıyor. Nefret ettiği işte yaşamak için çalşırken bir yandan da yazıyor. Birgün belki yazar olacak. Ve sonra gerçekten de Line geliyor. İnanın aşkı bu şekilde okumak insana daha gerçek hayatta hissettiriyor, tüm o büyü masallarına bunu tercih ederim. ( Bahsettiğim çarpıklıktan ziyade , aşkın gerçekleşme sekli ve sonucu ) Belki de Agota sihri burada .. Bence okunması gereken bir kitap, üçlemeden sonra okuyunca insanı daha da sarıyor. Bu kitabı kapağı olmadan verseniz Agota’nın yazdığını anlardım ve bence bir yazar için kendi stili , tarzı olması muhteşem..
Roman
DünAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20193,134 okunma
6/10
·336 syf.··
2023 48. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2023 15:19
Polisiye / gerilim tarzında ve açıkçası kitap, bu kategorinin hakkını veriyor. Molly 3 çocuk annesi ve en küçük çocuğu onun kullandığı arabanın altında kalıp vefat ediyor. Bu travma sonrası zaten kendini suçlu görürken tüm ailesi olayın da etkisi ile onu suçluyor ve kendisini artık önemsemediğini fark ediyor. Molly fırtınalı bir gecede ortadan kayboluyor ve geride sadece bir not bırakıyor. Kızı ise annesini suçlamış olmanında etkisi ile onu aramaya başlıyor. Aslında hikaye çok bilindik… Bir Molly, bir Nic ağzından anlatılıyor ve daha akıcı hale geliyor. Sonrasını merak ediyorsun ve açıkçası okurken çok fazla tahmin yürütebiliyorsun. Ben sonunu biraz zorlama buldum ve açıkçası son 5-6 sayfa fazlasıyla sıkıcı geldi ama bu tarz sevenler için okunacak bir hikaye..
Polisiye
Sakın Peşimden GelmeWendy Walker · Yabancı Yayınları · 2023329 okunma