Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzdaki son kuvvet kalıntılarının bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar bizde o iktidarın da mahvolduğu vakitlerdir ki onun yerine geçen dokunaklı bir sükûnet en şiddetli elem gözyaşından daha gönül yakıcıdır.
Zavallı çocuklar sizin o mini mini elleriniz, kadim Asya vahşetinin kullandığı ve birkaç asırdan beridir insanlığın baskısı altında inlediği esaret zincirlerini kırmak için değil, belki kendiniz gibi küçük kuşları, güzel çiçekleri okşamak içindir.