Bir arkadaşlığın tam olarak hangi anda kurulduğunu bilemeyiz. nasıl bir kap damla damla dolarken, son bir damla kabı taşırıyorsa; aynı şekilde bir dizi iyilik arasından en az biri kalbi doldurup taşırır
Biz bir insandan nefret ettiğimizde, kendi içimizde yuvalanıp bu insanın görüntüsüyle karşımıza çıkan birinden nefret ederiz. Bizim kendi içimizde olmayan şey, bizi kızdıramaz.
Bir kimse arıyorsa, gözü aradığı şeyden başkasını görmez, bir türlü bulmayı beceremez, dışarıdan hiçbir şeyi alıp kendi içine aktaramaz, çünkü aklı fikri aradığı şeydedir hep. Çünkü bir amacı vardır ve bu amacın büyüsüne kapılmıştır. Aramak bir amacı olmak demektir. Bulmaksa özgür olmak, hiçbir amacı olmamak.
Hikmetini ve içyüzünü öğrenmek istediğim şey, Ben'di. Kurtulmak, alt etmek istediğim şey, Ben'di. Ama alt edemedim, sadece yanılttım, sadece kaçtım ondan, sadece saklanıp gizlendim. Doğrusı dünyada bu Ben'im kadar, bu yaşıyor olduğum, başkaları gibi vebaşkalarından ayrı biri olduğum, Siddhartha olduğum bilmecesi kadar kafamı başka hiçbir şey kurcalamadı. Ve düntada kendim kadar, siddhatha kadar az bişdiğim başka hiçbir şey yok.