Yozo babasının işinden dolayı küçük yaşta insan ilişkilerindeki sahteliğin çok yakın bir tanığı olmak zorunda kalmıştır. Bu durum tüm yaşamını etkilemiş, insanlığa güvenmeyi bırakın ondan korkunç derecede ürkmüştür. Hizmetkarlarla yaşadığı bir olay da bu durumu pekiştirmiştir. Bu olayı güvenmediği için ailesine bile anlatamamıştır. #187994204 Bu alıntı çok güzel özetliyor bu durumu. Günümüzde de durum çok farklı değil. Bir çocuk bir istismardan ya da ciddi bir problemden bahsettiğinde yetişkinler hemen 'çocuğumuzun hayal dünyası geniş' ya da "dikkat çekmek için yapıyor" diyip olayın üstünü kapatıyor.
Yozo'nun tek sorunu ilişkilerdeki sahtelik, anlam verilmeyen toplumsal değer yargıları ve sıkıcı günlük rutinler mi? Hayır. Onun asıl sorunu yaşamının başlarında, onu yaşama bağlayan bir sevginin, sıcak bir ilişkisinin olmaması. Annesinden hemen hemen hiç bahsetmiyor, babası hep işiyle meşgul, ildışı seyahatlerde, birçok kardeşi var ama o işini yapan hizmetkarların elinde büyüyor. Kalabalık bir ailede yapayalnız büyüyor.
Yozo bütün insanlığı sevmiyor ama bu insanlığın içinde kadınları ayrı bir sevmemişliği var. İnsanlıktan korkuyor ama kadınlardan daha fazla korkuyor. Bunun sebebi de kadınların erkeklere karmaşık gelen ruh dünyasını anlayamamış olması. Çünkü insan en çok bilmediği şeylerden korkar. Kitabında erkekleri genelleyip gömdüğü alıntı yok ama kadınlar için aynı durum söz konusu değil.
Dazai kadınları sevmese de kadınlar onu beş intihar girişiminin üçünde ona eşlik edecek kadar çok seviyor. Kadınların ona yaklaşma sebebleri çok iyi sır tutması ve depresif bir ruh halindeyken kadınların baskın gelen merhamet duyguları olabilir, (kitaptan çıkarımım). Kadınlar içinde kendine yakın hissettiği için en çok fahişeleri seviyor. Neden onları
Benim sefaletim, kimseyi reddedecek gücümün olmamasından kaynaklanıyordu. Eğer bir teklifi reddedersem, karşımdaki kişinin kalbi ile kendi kalbim arasında onarılamaz bir çatlağın oluşacağı korkusu yüreğime pompalanıyordu.