Bu yaşam, beni ancak içimde esen rüzgarları, içimde seven sevgileri, içimde ölen ölümü, içimden taşmak isteyen yaşamı, sözcüklere dönüştürebildiğim zaman ve sözcükler, o rüzgara, o ölüme, o sevgiye yaklaşabildiği zaman dolduruyor.
Başka hiçbir şey.
...ilk çağırışımda gel
ikincisinde çok geç olabilir
ve ben
ilk çağırışında geleceğim
ikincisinde çok geç olabilir
kim bilir nasılım ve nerdeyim
bulursan ne olur beni bırakma
bulamazsan aradığın yerdeyim
#
ben hep böyle yarım, ben hep böyle kırık dökük
ne olur beni bırakma bulunca
ve ilk çağırışımda gel
sarsın krallığım yeryüzünü bir uçtan uca
elini uzatsan tutacaksın
yakındayım
baksan göreceksin
görsen seveceksin
aradığın benden başkası değil
farkındayım
benim yüreğim değil
kayan bir zamandır avuçlarından
uzat ellerini susadım
güzelliğin
bir eski şarap gibi sızıyor parmak uçlarından
gel diyorum
ilk çağırışımda gel
gel ki
aydınlığında
bütün geceler gündüz olsun
dinle, uzak bir saat onikiyi çalıyor