İnsan ölmek için yaratıldı korkuya inanma,
Ateşe inanma, suya, havaya inanma,
Aşk bile ölüyor aşka inanma.
Bir ceket al üstüne,
Bir geyiği düşle, bir ağacı hatırla,
İnsan düşmek için yaratıldı, kuşlara da inanma.
Sen sıkı sarıl kalbime dünya sandığın yer değil,
Sandığın yer değil en güzel yerin,
En güzel yerinde değiliz biz bu şiirin.
Irmak Eriş
‘
Eskiden hep giderken olsam derdim
Bilmediğim oraları özlerdim
Nedir dönerken,nedir akşam
Bilmezdim,bilmeden gülerdim.
Başka,hep başka bir yerde olsam
O gelir beni bulur derdim.
İçinde neler olup olmadığını düşünmeden,
Evlerin,evlerin arasından geçip giderdim.’
“ Piyano çalmayı çok isterdim, şimdi piyanoya oturur, kelimelerle ifade etmekte güçlük çektiğim bütün duygularımı, acılarımı tuşlara dökerdim. Bazen şiddetli, bazen yavaş basardım onlara. Kim bilir ne ince ayrıntıları vardır o dokunuşların? Kelimeleri, daha önce, öyle kötü yerlerde kullanmış oluyoruz ki kirletir diye korkuyoruz duygularımıza dokunursa. Seslerin başka türlü bir dokunulmazlığı var.”