Beyza

Beyza
@beyzaakarsu
İnsanın kendiyle kurduğu ilişki biçimi başkalarıyla kuracağı ilişkinin niteliğine büyük oranda tesir ediyor.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Niye böyle? Felsefe şölenine katılsak bile neden rasyonaliteden tam nasiplenemiyoruz? Batı'nın karikatür dediği melodramdan, algılayamadığı arabeskten vazgeçemiyoruz. Hayatımıza mana katan şey, yaşam kalitemizi düşüren efkar mı yani? Ben ki hazzı sevdaya yeğ tutan bir modern bireyim. Gelgelelim ıstırabın büyüsünden yakamı kurtaramıyorum. İlk günah ile ezeli yemin arasındaki fark bu mu? Aşk ateşi yanınca niye her şey küle kesiyor? Delirmemiz şart mı? Hüzün hipotezi, naz nazariyesi ve sitem sistemine bağlıyız işte. Gözyaşında yüzmeyen gülüş geçersiz. Teslimiyet, isyanı er geç kuşatıyor. Kendi kalbiyle şut çeken divane forvetleriz. Radikal romantikler, kanlı canlı faniler, mutsuzluktan memnun kalenderleriz. Bu diyarda da katı olan her şey buharlaşıyor. Taş yürekler hariç.
Kahvesini bitirene kadar, yüzündeki tebessüm kaybolmadı. Yalnızlıktan zevk almak, yalnızlığa mahkum olma korkusuna engel değildi. Bu endişeyi hep taşıyordu yaşlı adam. Belki de gece duyduğu sese karşı o kadar duyarlı oluşu bu yüzdendi. Koltuğundan kalktı ve pencerenin önüne giderek gözlerini en uzak noktaya dikti. Kendi korkularını ya da zaaflarını fark ettiği zaman hep bunu yapardı. Görebildiği en uzak noktayı algılamaya çalışır, dünyanın büyüklüğünden ve milyonlarca yıllık tarihinden güç alırdı. Yaşam cömertti ona göre. Yok olanların kendisine bıraktığı mirası yutmuyor, var olanlara sunuyordu. Bu sayede, kendi üretmediğimiz pek çok şeye sahip oluyorduk. Eğer biz de bir şeyler üretebiliyorsak, o zaman sahip olduklarımızı ve dünyaya bırakacaklarımızı arttırabiliyorduk. Yalnızlık ise bu kadar varlıkla donatılmış bedenimizin, diğer canlı bedenlerden uzak olmasından başka bir şey değildi.
Büyükler, oyun dünyasından uzaklaştıkça çocukların dünyasından da uzaklaşıyorlardı.