“Yapamaz”a karşı “yapmayacak” fikri önemli bir ayrımdır. Ebeveyn gerginliği “yapamaz” ile “yapmayacak” arasında ayrım yaptığımızda büyük ölçüde azalır.bazen çocuklarımızın istediğimiz şekilde davranmayacaklarını düşünürüz, aslında o anda bunu yapamıyorlardır.
Fakat toksik anne-babaların çocukları, bir sonraki şimşeğin eninde sonunda çakacağını çok iyi bilirler. Bu korku çocuğun içine işler ve onunla birlikte giderek büyür. Ne kadar başarılı olursa olsun, zamanında hasara uğramış her yetişkinin özünde aslında bu çaresiz ve korku dolu çocuk vardır.
Dünyaya Hayır Beyni durumuyla yaklaşan çocuklar, içinde bulundukları koşulların ve kendi duygularının insafına kalmışlardır. Duygulara takılıp kalırlar, duygular arasında geçiş yapamazlar ve gerçekte olup bitenlere sağlıklı tanırlar geliştirmektense şikayet etmeyi tercih ederler.
Birey ‘sürekli’ kendisini meşgul ederek içsel huzursuzluklarını baskı altında tutar. Kendini oyalandığı araçlar elinden alınacak olsa daralır.. bunalır.. çatacak yer arar..
Oyalanarak duyguları bastırmak çocukluk yıllarında öğrenilen, yetişkinlikte devam eden bir duyarsızlaşma aracıdır.