”Sesimizin değerini ancak susturulduğumuzda anlarız” diyen Malala Yusufzay’ın
otobiyografisi olan ve tek bir kişinin bile dünyaya yön verebileceğinin kanıtı olan bir kitap olan Ben, Malala önce yaşadığı korkunç günü anlatarak kitaba başlıyor. Ardından
çocukluğunu, ailesini, gelenek göreneklerini, ülkesinin tarihini, okulu ve kitapları ne kadar
çok sevdiğini, Taliban’ın ona ve çevresindeki diğer insanlara yaşattıklarını anlatarak devam
ediyor.
Hayatında çokça zorluklar yaşamış birinin okul servisinde evine doğru giderken Taliban
tarafından vurularak öldürülmeye çalışılan ve bu vurulmadan sonra hayatı değişen Malala
Yusufzay’ın hayatını kendi kaleminden anlatması bu kitabı benim için daha kıymetli bir hale getirdi. Bana birçok gerçeği öğretti, bildiğim ama hayatın telaşında unuttuğum, çok uzakmış gibi görünse de aslında yaşamın içinden olan bazı gerçekleri hatırlattı. Bu yaşıma kadar Malala adında birini duymamam ve onun yaşadıklarını bilmemek beni üzdü. Geç kalınmış bir okuma olsa da şu an onun hayatına, eğitim hakkını savunmak için verdiği mücadeleye dair az da olsa fikir sahibi olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Malala ölümde dönmesine rağmen insanlara ulaşma imkanı vererek büyük sorumluluklar altına girdiği için Allah’a şükrediyor. Malala evde sokakta, köyde, ülkede barış isteyen ve bunun hayalini kuran, hem kız hem de erkek çocuklarının özgürce eğitilmesini, kitap okumasını isteyen ve bunu savunan bu uğurda dünyası değişen ama kendisi değişmeyen hayran olunası biri. Verdiği mücadele beni oldukça etkiledi.