Beyoğlu'nun En Güzel Abisi: Yazarın Düştüğü O Korkunç Polisiye Tuzağı
"Bu kitabı okurken tek hissettiğim şey: Ne anlatmaya çalışıyor bu adam?"
Merhaba kitap dostları! Bugün, Ahmet Ümit'in "Beyoğlu'nun En Güzel Abisi" adlı romanını dürüstçe konuşacağım. Bu inceleme, bir övgü değil, samimi bir hayal kırıklığı olacak. Hatta "hayal kırıklığı" bile hafif kalır.
Kitap Hakkında Kısa Bilgi (Araştırdım, Emek Var Ama Sonuç YOK!):
Ahmet Ümit'in bu romanı, 2013 yılında Everest Yayınları tarafından yayımlanmış, 418 sayfalık bir polisiye romanı . Kitap, Başkomiser Nevzat ve yardımcılarının, Beyoğlu Tarlabaşı'nda bir cinayeti soruşturmasını konu alıyor . Arka planda kentsel dönüşüm rantı, mafya hesaplaşmaları, sokak çocukları, aşk ve ihanet gibi pek çok tema olduğu iddia ediliyor . Hatta kitabın içinde Ahmet Ümit'in kendisini romancı bir karakter olarak yazdığı bile söyleniyor .
Neden "Saçma Sapan, Salakça" Buldum? (Net ve Sert Eleştiriler):
Sözünüzü sakınmayacağım çünkü bu kitap gerçekten sinir bozucu.
1. Ne Anlatmaya Çalıştığı Belli Değil: Tamam polisiye, tamam bir cinayet var. Ama yazar o kadar çok şey katmış ki, ana hikaye kaybolup gitmiş. Kentsel dönüşüm, mafya, sokak çocukları, pavyonlar, gazinolar, bir de üstüne Ahmet Ümit'in kendisinin romancı olarak kitaba dahil olması . Bu kadar çok konuyu aynı anda anlatmaya çalışınca ortaya ne bir polisiye ne de bir toplumsal eleştiri çıkıyor; anlaşılması güç bir karmaşa doğuyor. Sayfalar ilerledikçe "Ne oluyor? Kim kimdi? Bunun cinayetle ne alakası var?" diye sormaktan kendimi alamadım.
2. Derinlik Yok, Doldurma Var: Polisiye bir kitap olmasına rağmen nefret ettiğim bir şeyi yapmış yazar: Sırf sayfa dolsun diye gereksiz ayrıntılara, karakterlere ve yan hikayelere yer vermiş. Kitap boyunca bir