Puan vermedi·418 syf.··
2026 32. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 20:29
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi: Yazarın Düştüğü O Korkunç Polisiye Tuzağı "Bu kitabı okurken tek hissettiğim şey: Ne anlatmaya çalışıyor bu adam?" Merhaba kitap dostları! Bugün, Ahmet Ümit'in "Beyoğlu'nun En Güzel Abisi" adlı romanını dürüstçe konuşacağım. Bu inceleme, bir övgü değil, samimi bir hayal kırıklığı olacak. Hatta "hayal kırıklığı" bile hafif kalır. Kitap Hakkında Kısa Bilgi (Araştırdım, Emek Var Ama Sonuç YOK!): Ahmet Ümit'in bu romanı, 2013 yılında Everest Yayınları tarafından yayımlanmış, 418 sayfalık bir polisiye romanı . Kitap, Başkomiser Nevzat ve yardımcılarının, Beyoğlu Tarlabaşı'nda bir cinayeti soruşturmasını konu alıyor . Arka planda kentsel dönüşüm rantı, mafya hesaplaşmaları, sokak çocukları, aşk ve ihanet gibi pek çok tema olduğu iddia ediliyor . Hatta kitabın içinde Ahmet Ümit'in kendisini romancı bir karakter olarak yazdığı bile söyleniyor . Neden "Saçma Sapan, Salakça" Buldum? (Net ve Sert Eleştiriler): Sözünüzü sakınmayacağım çünkü bu kitap gerçekten sinir bozucu. 1. Ne Anlatmaya Çalıştığı Belli Değil: Tamam polisiye, tamam bir cinayet var. Ama yazar o kadar çok şey katmış ki, ana hikaye kaybolup gitmiş. Kentsel dönüşüm, mafya, sokak çocukları, pavyonlar, gazinolar, bir de üstüne Ahmet Ümit'in kendisinin romancı olarak kitaba dahil olması . Bu kadar çok konuyu aynı anda anlatmaya çalışınca ortaya ne bir polisiye ne de bir toplumsal eleştiri çıkıyor; anlaşılması güç bir karmaşa doğuyor. Sayfalar ilerledikçe "Ne oluyor? Kim kimdi? Bunun cinayetle ne alakası var?" diye sormaktan kendimi alamadım. 2. Derinlik Yok, Doldurma Var: Polisiye bir kitap olmasına rağmen nefret ettiğim bir şeyi yapmış yazar: Sırf sayfa dolsun diye gereksiz ayrıntılara, karakterlere ve yan hikayelere yer vermiş. Kitap boyunca bir
Beyoğlu'nun En Güzel AbisiAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,4bin okunma
9/10
·368 syf.··
2026 18. kitabı
Filmini izledim, hikayenin ne olduğunu az çok biliyorum nasılsa diye erteleyip durduğum efsane seri/kitaplardan birini nihayet okumuş bulunuyorum ve upuzuuun süren çelişkili kararsızlıklarımdan bir tanesi kuş oldu uçtu çok şükür. Hobbit'ten bahsettiğimin farkında olduğumuza göre kötü yorum yapmamın mümkün olmadığını da hepimiz biliyoruzdur herhalde. Gerçi boş yere abartılan seri/kitaplar yok değil ama eminim hiç kimse okumasa dahi Hobbit ve Y.E. evreni hakkında bu şüpheye hiç düşmemiştir. Hobbit tabi ki harika bir yolculuk yaşattı bana. Bence çok daha küçükken okumuş olsam çook daha severdim bu kitabı. Şimdi ise fantastik konusunda neredeyse bıkma aşamasına geçmiş biri olarak, hemen hemen her türlü yaratığı, her türlü miti, her türlü savaşı, yolculuğu ya da sihri birçok kez okumuş ve izlemiş olduğumdan kitabı sadece sevebildim. Eskiden olsa büyük ihtimalle evren gözümde büyür, büyür, büyürdü. Hayallerimin ne kadar küçük ve sınırlı olduğunu düşünüp bu kitabı yüceltmeden tek bir an geçirmezdim. Neyse ki filmler çocukluğuma denk geldiği için evrene bakış açım zaten aşağı yukarı bu seviyedeydi ama kitabı bu kadar geç okuduğum ve çocukken kitaplara olan ilgim çok ama çok az olduğu için üzülmeden de edemiyorum. Neyse... Arayı bir şekilde yapacağım. Yaşı büyüttük diye hayalleri küçültmeyi ve sabit bir dünya insanı olmayı normalleştirecek değilim. Ben bütün evrenlere aitim. Kimin kaleminden, kimin merceğinden geçtiğinin bir önemi yok. Hepsinde yaşayabilirim. Yeter ki kalbime dokunmayı başarsın.
HobbitJ. R. R. Tolkien · İthaki Yayınları · 202317,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bozkırdaki Çekirdek
10/10
·464 syf.·
2025 57. kitabı
17 Nisan 1940’ta, Hasan Âli Yücel önderliğinde, bozkırda bir çekirdek filizlensin, kök salsın ki bozkırlarımız yalın kalmasın düşüncesiyle Köy Enstitüleri kuruldu. Kemal Tahir, bu romanında da beni şaşırtmadı. Ankara’dan gönderilen üç enstitü öğretmeni ve bir sosyolog, yokluk içinde bir şeyler üretmenin derdindedir. Bozkırdaki o filizleri yeşertmek, büyütmek gayretiyle 24 öğrencileriyle birlikte çaba gösterirler. Öte yandan, Osmanlı’dan kalma pis artık hocalar; kendini din askeri kisvesi altında pazarlayan, cinci, gavur; köylünün karısına kızına “yakınlık muskası” yapıp ırzına göz diken düzenbazlar… Ağalık baskısıyla, din kışkırtmasıyla yapmadıkları ahlaksızlık kalmamış; soymadıkları köylü bırakmamış bir düzen… Böyle bir düzen okumuş, bilinçli, kalkınmış bir köylü ister mi? Elbette istemez. Çünkü kurdukları düzen ancak cehaletle işleyebilir. “Köyümüzde enstitü gavurunu istemeyiz!” diye bağıranlar, aslında o asıl gavurluğu içlerine işlemiş çürümüş zihniyetlerdir. 1943’te enstitülere ilk darbeleri vurmaya başlayanlar da işte bu anlayışın temsilcileridir. Cinci Dürzü’nün dediği gibi: “Yaz dilekçeyi. Ankara bir kere aldırmazsa sen bıkma; beş yalana on daha ekle yaz. Elbet bir gün ‘ateş olmayan yerden duman çıkmaz’ diyecekler de bu enstitü gavurunu köyümüzden alacaklar.” Bugün de öyle değil mi? Siyasetimiz ne değişti 80 yılda? Sekiz adım bile ilerleyemeyen, ilerlememizi istemeyen idarecilerin elinde yönetiliyoruz hâlâ. “Belki düzelir” diye kendimizi avutmakla geçen 80 yıl… Bu topraklar bunu hak etmiyor.
Duygu ve Düşünce
Bozkırdaki ÇekirdekKemal Tahir · Ketebe · 20221,413 okunma
men pesend kartiy hon
Puan vermedi·316 syf.··
2025 70. kitabı
sezgin kaymaz bunu ben demekten biktim sen okumaktan bikma seni cokk seviyorum iyi ki varsin yine guldurdun yine ağlattın cokk guzeldi cokkk degerli bir yazarsin benim icin #1sin ve hep oyle kalacaksin seleni de cavidani da ( ozellikle cavidani ) murati da tankutu da saymadigim her karakteri de cokk sevdim ölüm var biliyoruz ama bunu algilamiyoruz bence de tekrar okurken bir dank etti asiri akiciydi lutfen herkes ama herrrkessss seni bilsin okusun sevmeyen olursa da tartışalım her neyse kisaca MEN PESEND KARTİY HON <33
Kaptanın TeknesiSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 2025614 okunma
Öğrenmeyi Öğren - ÖMÜR DOĞAN
Puan vermedi
ÖĞRENMEYİ ÖĞREN - ÖMÜR DOĞAN KİTAPTAN NOTLAR.. Öğrenme Motivasyonu Yaratmak Nasıl Olur? 1- Öğrenmek istediğin şeyi belirle. Hangi problem seni bunu öğrenmeye sevk etti. 2- Öğrenmek istediğim konuya dair neler biliyorum diye bak. 3- Elimde bulunan kaynaklarla en iyi ne yapabilirim. 4- Son olarak da yaptığın şeyin sonuçlarını değerlendir. Raporla. Motivasyonunuz varsa harekete geçersiniz. Hareket ettikçe ve başardıkça adım adım yürüdükçe motivasyonunuz artar. Kısacası Motivasyon ve hareket birbirini besler. Asıl mesele bir adım atmaktır. Doğru duyguyla eşleştirdiğimiz bilgiler bizde daha kalıcı etki yapar. Bir şeyi daha sürdürülebilir halde öğrenmek istiyorsanız onu öğrenmeye ve kullanmaya devam edin. Kullanılmayan bilginin çağrışım hızlı yavaşlar… İnsan beyni yeni bir beceri kazanırken çok enerji harcar. Bu beceriyi öğrendiğinde artık enerji harcamasını daha aza düşürür. Beceri arttıkça beynin daha az seviyede bölgesi aktif olur. Bisiklete binme veya araba sürme becerisini buna örnek olarak verebiliriz. İlk başta son derece dikkatli ve tedirgin olunduğu için refleks şekline gelmeden önce çok zorlanılırken daha sonra bu çok kolay bir hale dönüşür. Farkında olsak da olmasak da çevremizdeki uyaranlar zihin yapımızı yönetir. Zihin yapımız etkilendiğinde bu etki davranışlarımıza yansır ve davranış şekillerimizi de o yönde değiştirir. Davranış şekillerimizin değişimi de zihnimizdeki düşünceyi değiştirir. Ve bunlar olurken aslında farkında bile değilizdir. Bunu biraz örneklendirecek olursak bir öğrenci belli zihni meselelere muhatap oldukça zihniyeti ve davranışları değişir. Aynı şekilde herhangi bir insan bir davranışı yapa yapa aslında zihni olarak da kendisini yeniden tanımlıyor demektir. Hz. Ömer’in “inandıkları gibi yaşamayanlar yaşandıkları gibi inanmaya
1000Kitap
Öğrenmeyi ÖğrenÖmür Doğan · Elma Yayınevi Yayınları · 20248 okunma
10/10
·304 syf.··
2025 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2025 20:02
Çok güzel bir kitap ama keşke sonu böyle bitmese:(başlarken epey felsefi ve zorlayıcı o yüzden okurken sakın sıkılıp da kitabı bırakmayın okumaya devam edin.Kitap insana hayatı ve kendini yeniden sorgulamasını sağlıyor.Hayat ,yaşam ,sanatın hayata katkısı ve sevmek .Birini acıtmadan sevmek mümkün mü???Hayatımızda oklara rağmen acıtmadan birbirimizi sevebilir miyiz??? Kitabın konusuna gelirsem iki anlatıcımız var biri 54 yaşında ki Rennee Paris'de sekiz daireli lüks bir konakda kapıcıdır ama bilgisi derya- deniz.Evinde büyük bir kütaphaneye sahip ve kedisi Levi(Anna Karanina da geçen kişilik) ile yaşamakta ama her daim ufaklığında yaşadığı sorunlar dolayısıyla kendisini gizlemekte Kendini çirkin ve cahil göstermekte(belki de insanlar böyle görmek istemekte.Sosyal sınıf meselesi,küçümseme)Renee nin insanlara bakışı,Kakuro ile tanışması ve Kakuro nun Renee yi görmesi.. İkinci anlatıcı 12 yaşında ki Paloma.Zeki ve içine kapanık.13 yaşına girince ailesinden bıkma gerekçesiyle intihar etmek ister.Onun da hayata bakışı ,Kakuro sayesinde Renee ile ilişkisi....
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma