_"Benim silahım zekâm. _Erkek kardeşimin kılıcı var, Kral Robert'in savaş baltası var benim de zekâm... _Ve zekânın keskin kalabilmesi için kitaplar gerekli. _Tıpkı bir kılıcın keskin kalabilmesi için biley taşına gerek olduğu gibi."
"Benim silahım zekâm. Erkek kardeşimin kılıcı var, Kral Robert'in savaş baltası var benim de zekâm... Ve zekânın keskin kalabilmesi için kitaplar gerekli. Tıpkı bir kılıcın keskin kalabilmesi için biley taşına gerek olduğu gibi."
Reklam
Benim silahım zekâm. Erkek kardeşimin kılıcı var, Kral Robert'in savaş baltası var benim de zekâm... Ve zekânın keskin kalabilmesi için kitaplar gerekli. Tıpkı bir kılıcın keskin kalabilmesi için biley taşına gerek olduğu gibi."
_"Benim silahım zekâm._ _Erkek kardeşimin kılıcı var, Kral Robert'in savaş baltası var benim de zekâm..._ _Ve zekânın keskin kalabilmesi için kitaplar gerekli._ _Tıpkı bir kılıcın keskin kalabilmesi için biley taşına gerek olduğu gibi."_
"Benim silahım zekâm. Erkek kardeşimin kılıcı var, Kral Robert'in savaş baltası var benim de zekâm... Ve zekânın keskin kalabilmesi için kitaplar gerekli. Tıpkı bir kılıcın keskin kalabilmesi için biley taşına gerek olduğu gibi."
Alıntı
Evren denilen bilmece!
Nesnelerin birileri için olması gözümün önünde açık seçiktir, çünkü hizmetleri ve engelleri öyledir; gel gör ki Evren denen bu ele avuca sığmaz dünya benim için açık seçik değildir, varsayımsaldır, dolayısıyla yoruma bağlıdır. Evet, dünya­da yaşıyoruz gerçi, ama yaşadığımız bu yer, hiç kuşkunuz olmasın,yabancı bir ülkedir. Bu yüzden bizim için öylesine derin bir bilme­cedir, bu nedenle ona sırını söyletmeye çalışan bilimler, felsefeler vardır, eski, bilinmez dibini araştırıp, ne olduğunu bulalım diye uğ­raşır, dururlar. Öyle ya, her şey sanki birisinin bizim evrenin o uç­suz bucaksız bilmecesinde boğulmuş yaşamamızı istemiş olduğu­nu gösterir gibidir! Bu nedenle insan, hoşuna gitsin ya da gitmesin,ister istemez, yapısı gereği ve çaresiz bilmece çözücüsü konumun­dadır; evrensel tarih boyunca da, tüm gürültülerin gerisinde, birile­rinin biley taşına sürttüğü bıçakların cızırtısı işitilir - keskin kena­rını inatçı bir bilmecenin üstünde dolaştırıp duran insan zihnidir bu: Olmak nedir?
Reklam
Reklam