bilge

bilge
@bilgae
Stj. Dr.
Tıp Fakültesi
27 Temmuz 2000
9 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Halbuki Avrupa, bilhassa Viyana ve hele Almanya hiç böyle değildi. Oralarda ihtisasa hürmet vardı ve psikanaliz gündelik ekmek gibi bir ihtiyaçtı.
Sayfa 103·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İddia edebilirim ki -…- eski bir şapkadan ve ayakkabıdan sahibinin bütün huyunu, alışkanlıklarını, hayatındaki aksaklıkları, hatta ıstırapların çeşidini görmek mümkündür.
Sayfa 16·Kitabı okudu
Alıntı
tembelliğe odaklanıp da sığ düşündüğüm için utandığım o eser…
Ne var ki Oblomov dürüsttü: Onun vicdanında soğuk, ruhsuz bir kötümserliğin heyecansız, mücadelesiz en küçük bir lekesi bile yoktu. İnsanların her gün atlarını, eşyalarını, bazılarının da kadınlarını nasıl değiştirdikleriyle ve bu değişikliklerin kendilerine kaça patladığıyla ilgili anlatılanları dinlemekten sıkılırdı. Onurunu, şerefini yitiren erkekler için kaç kez acı çekmiş, çamura düşen tanımadığı kadın için ağlamış, ama sosyetenin diline düşmekten korktuğu için sesini çıkarmamış, susmuştu. Bunun keşfedilmesi gerekiyordu: Olga keşfetmişti. Bu çeşit insanlarla erkekler alay ederler, ama kadınlar hemen fark eder onları: Temiz yürekli, aklı başında kadınlar, böyle insanları kendilerine yakın hissederek severler onları; öyle olmayan kadınlar ise kötülüklerinden kurtulmak için onlarla yakınlaşmaya çalışırlar.
Sayfa 348 - iletişim yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
“ Hedefim yapmak istediğim şeydir ve ben bundan her zaman eminimdir. Gerekçemse daha çok neden istediğimle ilgilidir ve ben bundan hiçbir zaman emin değilimdir “ “ Bu zihnimizin bize oyun oynayabileceği anlamına gelir mi?” “Evet.”
Alıntı
~ Düşkün hayat tanımı ~
“ Eski yaşantınızı kıskanabilecek çok kişi var “ “ Onlar gerçeğin ne olduğunu bilmeyen insanlar. Kendilerinin aslında tam bir pislik olduğunun farkında olmayan, mücadelenin yok ediciliğini görüp yükseklerdeki konumlarını umutsuzca korumaya çalışan insanlar. Üstelik bu mücadele kötüleştikçe siz de daha çılgınlaşıyor, korkuyor ve umutsuzluğa kapılıyorsunuz. Karanlık iblislerle dolu, ışık ise katlanılamaz. Ölmek istiyorsun ama ölmekten korkuyorsun. Klostrofobi, felç veya boğulma hisleri. Ve mezardan kaçmanın yegâne yolu başka bir kadını elde etmekten, başka güç sarhoşluğundan geçiyor. Ama bir sonraki mücadele seni mezarın derinliklerine çekiyor ve nefes alamıyorsun, beynin patlayacak gibi oluyor. “ Gurney yıllar boyunca birçok bağımlıyı dinlemişti. Bu yüzden de Slade’in düşkün hayat tanımını gayet doğru buldu.
Sayfa 80 - Koridor Yayıncılık·Kitabı okudu
Alıntı