8/10
·240 syf.··
2026 12. kitabı
Gece, doğrusal bir hikaye anlatmaz sistemin ve modern hayatın yarattığı tekinsiz boğucu baskıyı zihne ilmek ilmek işler. Kitaptaki "gece adamları" sessizce hayatı ele geçiren, dili, düşünceyi ve güveni kemiren bir belirsizliğin alegorisidir. yazar bizi dışarıdan bir distopyaya izleyici yapmaz doğrudan karanlığın zihinde yarattığı felcin, korkunun ve parçalanmanın tam ortasına bırakıyor.
GeceBilge Karasu · Metis Yayınları · 20202,849 okunma
Puan vermedi·148 syf.··
Beğendi
·
2026 103. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 16:00
O, hem nahif hem cesur bir yürek. Eğer istemezse hayatın kendisini yaralamayacağı, öykü çağının en güçlü şövalyelerinden. Mitolojiyi bir nakkaş hüneriyle kırsal yaşamda işleyip kentsel dokuya taşıyan #endemik bir öz. Bireyin yaşamı anlamlandırma çabası bitmeyen bir döngüdür. Neyi, nasıl anlamlandırdığı ise tamamen kendi tekâmülü ve cirmi kadardır. Karasu kendi dünya görüsünde hem bu çabayı hem ölüm gerçeğini yadsımadan gören şahsına münhasır bir kimlik benim gözümde. Bölümler arası göndermeleri ve şiirsel üslubu ile anlatıcı kimliğinin bulanıklaştığı ve zaman algısının kaybolduğu çok katmanlı grift öyküler… Bireyin yalnızlığını, toplumun dayattığı normlar karşısındaki çaresizliğini ve imkânsız ilişkiler içindeki varoluş mücadelesini imleyen bir tepegöz. Peki, ya Troya… Belki gerçek belki yalan, var biraz da sen oyalan. Karasu ikliminin eksik mevsimlerinden birini daha kitaplığıma kazandıran meleğimin Elvan #heraybirmetisokuyoruz etkinliği kapsamında ve kendisinin refakatiyle okudum Bilge Karasu Troya'da Ölüm Vardı
Troya'da Ölüm VardıBilge Karasu · Metis Yayınları · 2022764 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 18:52
Bilge Karasu'nun eserlerini okumak bazen bir hikâye okumaktan çok, bir zihnin içinde dolaşmaya benzer. Altı Ay Bir Güz de tam olarak böyle bir kitap. Olay örgüsünden çok atmosferi, karakterlerden çok düşünceleri ve duyguların gölgelerini takip edersiniz. Karasu'nun dili ilk bakışta sade görünse de oldukça katmanlıdır. Her cümle, altında başka bir anlam saklar. Bu yüzden hızlı okunacak bir kitap değil; sindirerek, hatta bazı yerleri tekrar okuyarak ilerlemek gerekir. Kitabın merkezinde yalnızlık, zaman, insanın kendi iç sesi ve hayatın geçiciliği bulunur. Karasu, bunları yüksek sesle söylemez; okuyucunun zihnine yavaşça bırakır. Tıpkı sonbaharın gelişi gibi... Bir anda değil, fark ettirmeden.
Alıntı
Altı Ay Bir GüzBilge Karasu · Metis Yayınları · 2018537 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 227. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 07:56
VARLIK: Doğrudan, mektup, mektuplaşma üzerine kitaplarınız var. Yazınsal hayatınızda nereye kadar eşlik etti mektup? Bilge Bey'den önce de mektuplaştığınız yazarlar, entelektüeller kimlerdi? Bu kitapla birlikte, Bilge Karasu'nun mektupları da okurla buluşmuş olacak. Okurla buluşmayı bekleyen başka mektup dosyaları var mı? BATUR: Karasu'dan önce İlhan Berk'in, Ece Ayhan'ın bana yazdığı mektupları kitaplaştırdığımı biliyorsunuz. Bunlar buzdağının görünen kısmı! 800'ü aşkın yazar-sanatçı-düşünce insanı mektubunu Bursa Nilüfer Kütüphanesi'ne teslim ettim birkaç yıl önce, orada araştırmacılara açık biçimde korunuyorlar. Ama bir mektup seçkisini “Gönderilen: EB” olarak kitaplaştırılacak bir biçimde ayırdım: Abidin Dino'dan Mustafa Irgat'a, Leyla Erbil'den Edip Cansever'e, İlhan Usmanbaş'tan Metin And'a pek değerli parçalar. İkinci bir seçki dosyasında ise “yabancıların mektuplarını topladım: Lévi-Strauss'dan Manguel'e, Ashbery' den Bonnefoy'ya örnekler. Belki de son “postaneyim ben!
Hayata Dair
Enis Batur’a MektuplarBilge Karasu · Metis Yayınları · 202439 okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 19:16
“Batanlar, haksızlıkların, yalanların altında kalır. Kim bilir, belki bir gün bu yalanları, bu haksızlıkları açığa vuracak birileri gelir…” İlk bakışta politik bir roman gibi görünüyor. Baskının, korkunun, gözetlemenin ve iktidarın insan üzerindeki etkilerini anlatıyor. Ama ben satırların altında daha saklı duran başka bir şeyi hissettim. Bu kitap bana, insanın kendi içindeki karanlığı da anlattı. Toplumun, ailenin, çevrenin ve bazen kendi korkularımızın bize yüklediği rolleri… Kendimiz olurken bile ne kadar kolay yönlendirilebildiğimizi, yanıltılabildiğimizi düşündürdü. Hepimiz eksik kalıyoruz bu hayatta. Yaşayamadığımız hayatlar, söyleyemediğimiz sözler, tamamlayamadığımız hikâyeler taşıyoruz içimizde. Yine de insan olmanın belki de en değerli yanı, bütün bu eksikliklere rağmen dürüst kalmaya çalışmak, hakikati aramaktan vazgeçmemek. Kitabın sonlarına doğru bende kalan duygu şu oldu: Dünyada herkesin bir eksiği var. Ama asıl mesele eksiksiz olmak değil; karanlığın içinde kendi ışığını koruyabilmek. Gece boyunca yalnızca bir ülkenin, bir dönemin ya da bir sistemin karanlığıyla değil; insanın kendi içindeki geceyle de karşılaştım.
GeceBilge Karasu · Metis Yayınları · 20202,849 okunma
Göçmüş kediler bahcesi /Bilge Karasu
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Bilge Karasu'nun Göçmüş Kediler Bahçesi'ni bitirdiğimde elimde net cevaplardan çok sorular kaldı. Belki de kitabın en güçlü yanı buydu. Çünkü Karasu okuruna bir şeyler öğretmeye çalışan bir yazar değil; onu düşünmeye, görmeye ve fark etmeye davet eden bir yazar. Bu kitapta balıklar, kediler, deniz ve ağaçlar yalnızca hikâyenin bir parçası değil. Her biri insanın kendisine, yalnızlığına, değişimine ve yaşamla kurduğu ilişkiye açılan bir kapı gibi. Karasu'nun satırlarında doğa bir dekor olmaktan çıkıp yaşayan bir varlığa dönüşüyor. Belki de bu yüzden kitap boyunca kendimi sık sık durup etrafıma bakarken buldum. Son zamanlarda en çok keyif aldığım şeylerden biri doğanın içinde olmak; ağaçları izlemek, çiçeklerin kokusunu duymak, gökyüzüne bakmak ve sessizliği dinlemek. Bu nedenle Göçmüş Kediler Bahçesi bana yabancı bir dünyanın kapısını açmaktan çok, zaten içimde filizlenmeye başlamış olan bir duyarlılığı görünür kılmış gibi geldi. Edebi açıdan bakıldığında kitap, olaylardan çok atmosferiyle yaşayan bir eser. Kimi zaman bir masal, kimi zaman bir düş, kimi zaman da felsefi bir sorgulama gibi ilerliyor. Bu nedenle okurken "Ne oldu?" sorusundan çok "Ben burada ne hissettim?" sorusu önem kazanıyor. Kitap, anlamını her okurun kendi deneyimiyle tamamladığı metinlerden biri. Kitabı kapattığımda aklımda kalan soru ise şu oldu: "Yaşamı gerçekten görüyor muyuz, onu derinden hissediyormuyuz yoksa sadece yanından geçip gidiyor muyuz?" Kimler kitabi okurken zevk alir diye sorarsanız Hayatı fethedilecek bir yer değil de, dikkatle bakılması gereken bir gizem olarak gören okurlara, felsefe severlere hitap edebilir derim. Göçmüş Kediler Bahçesi, size dünyaya biraz daha yavaş, biraz daha dikkatli ve biraz daha derinden bakmayı hatırlatan kitaplardan biri olacak.
Göçmüş Kediler BahçesiBilge Karasu · Metis Yayınları · 20171,559 okunma