hiç kimse her istediğini elde edemez
yapabileceği tek şey şu insanın: elinde olmayanı istememek, elinde olanları da neşe içinde kullanmak özgürlüğün en büyük parçası, iyi eğitilmiş, kötü muameleye katlanan bir midedir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
ruhsal dengeden yoksun bir ruhun en önemli belirtisi şudur: ya şu kişinin kimliğine girer ya da ötekinin! bence en utanç verici olanı da, kendisiyle bir bütün olmamasıdır.
zihnimizin nice kör olduğuna bak sen! gelecek dediğim şey şu anda olup bitmektedir, geleceğin büyük bir parçası geçip gitmiştir artık çünkü yaşadığımız zaman, yaşamdan önce olduğumuz yere ulaşmıştır o halde, her geçen gün bizi yavaş yavaş ölüme götürdüğüne göre, o son günden korkmakla hata ediyoruz
bizi göçüren o son adım, bizi bitkinleştiren adım değildir ki; bize göçtüğümüzü açıklar sadece son gün ölüme varır, her gün de git gide yaklaşmaktaydı zaten! o son gün bizi koparır, parça parça etmez bu yüzden daha yüksek bir yaradılışı olduğunun bilincinde olan ruh, konduğu bu durakta şerefli, cesaretli davranışlarda bulunmak için çabalar; zaten yöresinde bulunan hiçbir şeyi kendinin saymaz ve acelesi olan bir garip gibi, emanet eşyalar olarak kullanır onları.
benim dahil olduğum feminist bakış ayrımcılık karşıtı bu tercihin altında savaşın kazanılmış olduğu inancı yok kadın kolektiflerinin faaliyetleri iyi hoş ama amacın, kadınsı değerlerin yaratımı veya aklanması olduğunu düşünmüyorum
bana kalırsa buradaki amaç pastanın yarısı
ben, bir kadın kültürü, kadınsı bir hassasiyet veya bakış açısı yaratmak veya bunları yıkmak taraftarı değilim.
en uzun süren mücadelelerimden biri de, düşünce ile duygu arasındaki ayrıma karşı verdiğim mücadeledir bu arkaik ikili bakış açısı, bütün anti-entelektüel düşüncenin temelinde yatıyor: kalp ve beyin, düşünce ve his,
hayal gücü ile muhakeme ayrımı...