Nasıl başlasam bilemedim. Okurken hissettiğim duygular hep yoğundu. Kış günü içime tüm ayazı çekmiş gibiydim. Sanırım Raif Efendi ruhlu bir insana hiçbir zaman denk gelmicek hayatım. İnsan yaşamının nasıl hiç olduğunu, yalnızlığı hissettirdi bana. Gözlerimden aktığı kısımlar evladının kokusunu içine çekememesiydi. Evlat sanırım en değerli şey iken ondan habersiz yaşayıp gitmek. Nerde nasıl neler ile karşılaşırız bilmiyorum. Hayatın tokatı her an vurup birini yere serebilir. O kadar hisli bir yazar olması mümkünmüş demek. İnsanları gözlemlemesi içten duyguları. Kitap okuma alışkanlığı kazandıran kitaptır. Çok değerlidir benim için. Bir çok arkadaşıma hediye ettim. İnsanlar o satırları okumalı. Ruhu olan insanlarla yola çıkıp ruhu olan insanlarla yolda kalmalıyız. Çoğumuz bir buzdolabı ile yaşıyoruz. Veya duvar ile. Birbirimize duvar olucaksak sırtında dağ gibi duran bir duvar olmalıyız. Birbirini anlamayan dinlemeyen duvarlar değil. Monoton hayatında geçmişinin iziyle yaşayan Raif Efendi, efendi ruhuyla kendine aşık etti. Genç hanımlar yollarınız efendi insanlara çıksın. Çiçekler açsın.