10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 21:20
Dünya bilim tarihinin en önemli isimlerinden olan merhum Fuat Sezgin hocamızın bu kitabını okuyunca "İslam Dünyasındaki Zenginlik" in ne kadar çok olduğuna bir kez daha şahit oldum. Fuat Sezgin'in hayatından yola çıkarak bilim ve araştırma dünyasının içerisinde İslâm Dünyasının etkilerinin ne kadar çok olduğunu bu kitapta bir kez daha fark ediyoruz. İslâm, aslında bilim ve araştırmaya çok değer veren bir din ve bunu Kur'an'ı Kerim'de çoğu ayette dile getirir. Zaten İslamiyet'in yayılışı ve İslam'ın en önemli temsilcilerinden olan Osmanlı Devleti'nin Kuruluş ve Yükselme dönemlerinde de bu durumu fark ettiğimiz müddetçe bilimde ne kadar ileri gittiğimizi görmemek için ancak kör olmak gerekir. Ne zamanki İslâm'dan uzaklaştık işte o zaman bilim ve araştırma dünyasından da uzaklaştık ve yetkiyi Batı Dünyasına verdik. Bilim ortak mirastır. Zamanında Batı'dan ilmi alıp geliştiren İslâm Dünyası, zamanla elindeki ilmi Batı Dünyasına verdi ve ne hikmetse kendisini artık hep Batı'dan eksik gördü. Oysa eksiklik İslam'da değil bizzat ilim ve bilimi kullanmayı öteleyen insanlarda idi.Bu eksiklikten kurtulmanın reçetesi ise bellidir: İslam'a sarılıp ilim ve bilime önem vermek. İslâm Dünyasının ilim ve bilime verdiği değeri öğrenmek isteyen herkese bu kitabı okumasını tavsiye ederim.
Bilim Tarihi SohbetleriSefer Turan · Pınar Yayınları · 20194,231 okunma
7/10
·584 syf.··
2026 42. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 13:07
Aeden gezegeninde yaşayan iki genç, Numi ve Sonje' nin Dünya' ya yaptıkları yolculuk. Numi, Aeden' deki hayata ve insanlara karşı bir uyumsuzluk içinde hissediyor çünkü o bir Dünyalı. Sonje' ye olan hislerinde de karşılık bulamayınca gerçek ailesini bulmak için Dünya' ya gelmeye karar veriyor ve ona Sonje yardım ediyor. Ancak Dünya' da hiçbir şey umdukları gibi gitmiyor. Dünya' da bir şekilde yolları ayrılıyor ve ayrı ayrı, buradaki korkunç gerçeklerle yüzleşip kendilerini masum canlıları ve çocukları kurtarmaya çalışırken buluyorlar. Kitapta, bizim yaşadığımız düzene dışarıdan bir bakış açısı sunuyor. Aslında çok kapsamlı ve katmanlı bir kitap. Sorgulamamızı, farkına varmamızı sağlıyor. Çoğu da bildiğimiz halde müdahale edemediğimiz gerçekler. Dünyanın kaynaklarını tüketiyor olmamız, hayvanlara yapılan zulümler, çocuklara yapılan işkenceler, yozlaşmış toplum, organ kaçakçılığı, orman katliamları ve daha bir sürü korkunç gerçekler... Dünya' da geçen kısımlar çok akıcı ve heyecanlı olmasına rağmen Aeden' deki hayat beni pek ikna etmedi, içine alamadı. Öncelikle Aeden' de son derece doğal ve sade bir hayat yaşarken Dünya' da çok gelişmiş teknolojiler kullanmaya başlıyorlar. Bize göre her bakımdan çok üstün, gelişmiş insanlar olmalarına rağmen iki kişi arasındaki ilişki bile çok ergence ve amatörce işlenmiş gibi geliyor. Bir yandan da öneriler ve eleştiriler getiriyor bize Sonje ve Numi. Evrenin canlı olduğunu, petrolün Dünya' nın kanı olduğunu, ısınmak için güneş enerjisinden faydalanmak yerine ormanları katletmemizin anlamsızlığını, bilimde ve teknolojide kullanmamız gereken değerli madenleri boynumuza takmamızın saçmalığını ve 80 yıllık hayatlarımızda her şeye sahip olma hırsımızı eleştiriyorlar. Sonunda birçok şey açıklığa kavuşmuyor. Yazar belki de devam kitabı
AedenAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 201814,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 00:02
“Altı Bardakta Dünya Tarihi”, sıradan bir tarih kitabı gibi başlamıyor. Kitabı okurken kendimi sadece geçmiş olayları öğreniyormuş gibi değil, insanların günlük yaşamlarına, alışkanlıklarına ve hatta sohbetlerine tanıklık ediyormuş gibi hissettim. Tom Standage’in çay, kahve, bira, şarap, kola ve alkolsüz içecekler üzerinden dünya tarihini anlatma fikri başta bana ilginç ama biraz da sıra dışı gelmişti. Kitapta en çok hoşuma giden şey, tarihin savaşlar ve siyasi olaylardan ibaret olmadığını göstermesiydi. İnsanların ne içtiği bile toplumların ekonomik yapısını, kültürünü ve dünya üzerindeki güç dengelerini etkileyebiliyor. Özellikle kahvenin düşünce dünyasını nasıl değiştirdiğini anlatan bölümler benim için çok etkileyiciydi. Kahvehanelerin bir dönem fikir alışverişinin merkezi hâline gelmesi ve bunun bilimsel gelişmelere katkı sağlaması gerçekten dikkat çekiciydi. Dünya tarihi bu kitapta sırasıyla bira, şarap, damıtık içkiler, kahve, çay ve kola çağları olarak bölünüyor. Bu altı içki üzerinden kronolojik sırayla bir tarih anlatımı var. Her içeceğin tarihi bir imparatorluğun daha doğrusu bir uygarlık biçiminin yükselişi ve sönümlenişiyle anlatıyor. Bu birbirinden farklı içkilerin üçü alkol, üçü kafein içerse de hepsinin ortak paydası; her birinin antik dönemden bugüne kadar birçok önemli tarihsel dönemin tanımlayıcı içkisi olmasıdır. Yazarında çıkış noktası tam olarak bu olmuştur. Dünya tarihini farklı içkilerin egemen olduğu dönemlere ayırmış olduğunu görüyoruz kısaca bu içeceklere ve beraberinde de ayrıldıkları dönemlere göz atacak olursak; Bira ile başlayan tarih anlatımı şöyle, İnsanoğlunu modernlik yoluna sokan süreç, tahılın evcilleştirilmesiyle birlikte çiftçiliğin benimsenmesiyle başladı ve bu olay bundan yaklaşık on binyıl önce Yakın Doğu’da gerçekleşti.
Kitap Simyacıları
Altı Bardakta Dünya TarihiTom Standage · Kırmızı Kedi Yayınları · 20241,214 okunma
10/10
·96 syf.··
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 00:00
Adını Sherlock Holmes’ün evi “221 Baker Street” ten alan 221B, salt edebiyat değil, “polisiye” kültürünün farklı kulvarlarına değinen, araştıran, sorgulayan bir kültür dergisi. İki aylık periyodlarla yayın hayatına devam ediyor. Dergi dizi/film eleştirilerinden çizgi romana, edebiyattan akademik araştırmalara uzanan geniş bir yelpaze sunuyor. Derginin bu ikinci sayısında büyük yanılgılardan biri olan “polisiyede kadın yazar ve dedektif çok az” iddiasını masaya yatırıyor. İnsanlık tarihi boyunca “sadece erkeklerin dünyası” olduğu iddia edilen tüm alanlarda yaşandığı gibi polisiyede de kadın yazarlar, kadın dedektifler bulunuyor. Ancak bilimde, sanatta, hayatta olduğu gibi görmezden gelindiler, bazı dönemlerde özellikle yok sayıldılar. Yine de yazmaya, yeni karakter ve kurgular yaratmaya devam ettiler. Günümüzde tüm dünyada yüzlerce kadın polisiye yazarı ve okuduğumuz, izlediğimiz onlarca kadın dedektif var. Bu sayıdaki yazılarda Amerikan, İngiliz ve Osmanlı-Türk edebiyatında kadın dedektiflerin / yazarların tarihini ve bugününü tüm detaylarıyla okuyabiliyoruz. Derginin bu sayısında aşağıdaki konular ve yazılar bulunuyor. KATİLİN DEĞİL, YAZARIN SOĞUKKANLILIĞI- Ahmet ÜMİT ROMALI MISINIZ, ATİNALI MI? - Sevin OKYAY KADER SİTESİ - Celil OKER ANA AKIM SHERLOCK VE VELİAHTLARININ EN YAKIŞIKLISI: KARA AKIM PHILIP- Gülce BAŞER NORVEÇ’İN ROCK YILDIZI, POLİSİYE YAZARI JO NESBO - Ceyhan USANMAZ RIZZOLI & ISLES Ne Yer, Ne İçer? - Fulya TURHAN DÜŞERKEN BENİ HATIRLA… - Esra ERTAN HAYATIN KOKUSU- Cenk ÇALIŞIR BAKER SOKAĞI’NDAKİ DİĞER DEDEKTİF- Oğuz EREN ÇİZGİ POLİSİYE BOZKIR- Yazan: Levent Cantek - Çizen: Murat Başol BELGESELLE CİNAYET ÇÖZMEK- Elçin POYR AZLAR DEDEKTİF HİKÂYECİLİĞİNDE KADINLAR- Suphi VARIM İNGİLİZ POLİSİYELERİNDE “LEYDİ” DEDEKTİFLER- Tülay Güneş KILIÇ PAPAZIN EVİNDE
221B Dergisi - Sayı 2 (Mart - Nisan 2016)221B Dergisi · Mylos Kitap · 201652 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2022 6. kitabı
“Bataklıklarda da çiçek açar.” Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabını okurken çoğu zaman kıyas halindeydim. Çünkü kitapta anlatılan o “bataklık”, canım ülkeme pek de yabancı değildi. Hep “düzelmek çok zor” diye düşünürdüm. Evet, zordu. Ama zoru biraz olsun kolaylaştıran şey mücadele etmekti. Kötülüklerle, ahlaksızlıklarla, çürümeyle… Mücadeleci ruhlar daima çiçek açar. Kitapta halkını mücadeleye çağıran Johan Vilhelm Snellman ile karşılaşıyoruz. Ama onun vaat ettiği umut, içi boş bir umut değil. Çünkü umut; herkes bir şey yaptığında var olur. Halkı bilimde, eğitimde ve vatanseverlikte birleştirmeye çalışıyor. Tutsak zihinlerin özgürlük için kanat çırpmasını istiyor. Kitapta en çok alkışlanası bulduğum kısımlardan biri de din adamlarıydı. Çünkü gerçekten “din adamı” gibilerdi. Halkı korkuyla değil, inançlarının gereği olarak insan olmaya çağırıyorlardı. Bu kitap gerçekten ufuk açıyor. Özellikle günümüz Türkiye’sinin umutsuzluğu içinizi daralttığı zamanlarda, insana yeniden mücadele etme isteği veriyor.
1000k
Beyaz Zambaklar ÜlkesiGrigory Petrov · Ayrıntı Yayınları · 2020124,5bin okunma
7/10
·82 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 00:46
YOLCULUĞUN ESRARI   “Her şey yerli yerindeyken bile insan, farkında olmadan en çok içindekilerle sarsılır.”   “Âlimler, fasıllar, sanatkârlar, edipler devletin bedeninin gücüdür.”   Ana karakter Yiğit ve ihtiyar Bilge ile farklı bir yolculuğun içerisinde beraberce yol aldık. Zaman kavramı görecelidir derdim ama bu gizemli yolculuk değişik bir şeydi. Acaba rüya mı, hayal mi derken çok eski zaman dilimlerinde Yiğit ile dolaştık. Belki de ihtiyar Bilge ile astral bir seyahate çıkmıştı o kadar kısa bir zaman diliminde...   Bu yolculukta İhtiyar Bilge ve önümüze çıkanlardan güzel şeyler öğrendik karakter ile birlikte. Hoşgörü ve saygı elbisesi, kıyafetinden önce kalbine bakabilmek, yeryüzü tablosunun inanılmaz güzelliği ile adım adım ilerledik. Karakter, çıktığı her yeni yolun kuş gibi hafiflettiğini söylüyor. Öğrenmiş olduğu bilgiler ile kendini zenginleştiriyor.   Karakter, Bursa’nın güzelliğini, yaşadığı yıkımlar ile nasıl alt üst olduğunu zamanın belli kavramlarında farklı farklı görüyor. Ulu caminin görkemini, sanatsal bir bakış açısı ile görüyor. Osmanlının ilimde, bilimde ne kadar önde ve ne  kadar öncü olduğunu öğreniyor. Zaman yolculuğu ile birlikte edindiği bilgiler ile Bursa’nın hayranı oluyor. Şehrin ruhunun güzelliğini, her yaşanmışlığın da ne kadar güzel olduğunu biz okurlara hissettiriyor ki okuduğunuz anda gidip Bursa’yı gezmek istiyorsunuz. Yazarımızın emeğine sağlık.   #zehradurmuş #yolculuğunsırrı #okudumbitti  #yorum
Yolculuğun EsrarıZehra Durmuş · Sokak Kitapları Yayınları · 202568 okunma