Yakın gelecekte insanlık, X-Story adlı devrim niteliğindeki bir simülasyon teknolojisiyle tanışır. Bu makine, insanlara yaşayamadıkları hayatları deneyimleme fırsatı sunar. Kaçırılmış fırsatlar, verilememiş kararlar, yarım kalmış aşklar ve hiç çıkılmamış yollar artık ikinci bir şans bulmaktadır. İlk başta X-Story, insanlığın en büyük icadı olarak görülür.
Ancak zamanla teknoloji amacını aşar.
Şirket ve devletler, X-Story'nin yalnızca alternatif yaşamları göstermekle kalmadığını keşfeder. Makine, insan zihninin en karanlık köşelerine ulaşabilmekte, kişinin bastırılmış arzularını, korkularını ve eğilimlerini ortaya çıkarabilmektedir. Böylece yeni bir çağ başlar: İnsanlar artık yaptıklarıyla değil, yapabilecekleri düşünülen şeylerle yargılanmaktadır.
Bir kişi hiçbir suç işlememiş olsa bile, X-Story içinde gördüğü bir rüya, kurduğu bir fantezi veya simülasyonda verdiği bir karar onun suçlu ilan edilmesine yetebilir. Hukukun temel ilkeleri sessizce değişirken, davranışların yerini niyetler alır. Masumiyet artık eylemlerle değil, düşüncelerle ölçülmektedir.
Bu dönüşüm, X-Story'nin yaratıcısı olan şirketin içinde de derin çatlaklar oluşturur. Bazıları teknolojinin insanlığı koruduğuna inanırken, bazıları bunun özgürlüğün sonu olduğunu düşünmektedir. Gerilim büyüdükçe yeni bir teknoloji doğar.
Adı: X-BELIEFS.tir.... Bundan sonrasını anlatmıyorum çünkü spoiler'a giriyor... Merak edenler okuyabilirler...
(Dipnot:Yazar, X-BELIEFS kavramındaki "X" harfini bilinmeyeni, değişkeni ve sürekli dönüşüm hâlindeki unsuru temsil etmek için kullanır. Buradaki amaç belirli bir inanç sistemine işaret etmek değil, inancın tarih boyunca aldığı farklı biçimlere dikkat çekmektir.
Yazara göre insanlık tarihi boyunca dinler, ideolojiler, siyasi doktrinler, bilimsel paradigmalar ve toplumsal