Sevgi.
Yaşamın Amacı, Tüm bağımlılık tuzaklarından kurtulmak, Ve böylece, Yaşayan sevgi okyanusu'yla bir olmaktır.
Sayfa 216·Kitabı okudu
Dil, öz-bilinç evresinin bir icadıdır ve nesneleri ayırmak için tasarlanmıştır. Birlik deneyimini (kozmik bilinci) doğrusal dille anlatmaya çalışmak, okyanusu bir bardağa sığdırmaya benzer. Bu yüzden İsa, "Göklerin krallığı bir hardal tanesine benzer..." diyerek zihni kavramsal hapishanesinden çıkarmaya, sezgisel bir sıçrama yaptırmaya çalışır.
Sınırsız bir bilinç okyanusu ışık, su ve madde oldu. Ve bu üçü nice oldu. Böylece tüm evren, bitimsizce kendi içinde yayılan sınırsız bir bilinç okyanusu olarak yaratıldı. UPANISHADS
Sayfa 57·Kitabı okudu
Hayata Dair
Yaşamın Amacı, Tüm Bagımlılık Tuzaklarından Kurtulmak, Ve Böylece, Yaşayan Sevgi Okyanusu'yla Bir Olmaktır.
Alıntı
hakikat...
Çok çok basit ama sen çok karmaşıksın, için bir bilmece gibi; yoksa her şey çok çok kolay. İnsan ne yapar? Eğer okyanusa gidersen, yalnızca kenarda, sahilde oturur ve seyredersin. Dalgalar yükselir ve alçalır, med ve cezir olur; okyanus pek çok hal değiştirir. Ortak zihnin bir parçasıdır. Sen ne yaparsın? Sadece oturur ve seyredersin. Zihin de aynı okyanus gibidir—dalgalar yükselir ve alçalır. Bazen deniz yükselir, bir kargaşa olur ve bazen de çekilme olur, kendini biraz sakin hissedersin. Aslında durum şudur: Bütün bilinç bir okyanus gibidir. Ve senin zihnin, yalnız senin değildir: Senin zihnin, ortak zihnin bir parçasıdır; etrafında bilinç okyanusu vardır. Okyanustaki balıklar gibi sen de bilincin içindeki bir balıksın—içeri ve dışarı, bu tarafa ve o tarafa, yukarı ve aşağı, okyanus ve okyanus dalgaları. Sen bunu bozacak kim oluyorsun? Ve onu sessiz ve sakin hale getirecek kim oluyorsun? Ve bunu nasıl yapabilirsin? . Bu yüzden bir insan zihnini sakinleştirmeye çok hevesli ve meraklıysa, kendi başına iş açar. Bu mümkün değildir! Ve imkânsızı denediğinde hüsrana uğrarsın. Sonra da neden olmadığına dair bin bir türlü neden bulursun. Basit gerçek sadece olamayacağıdır! Tantra, “Seyret,” der. "Düşüncelerin gelip gitmesi senin umurunda olmasın. Kendi kendilerine gelir giderler. Sen onlara karışma. Sen onları sakinleştirecek kim oluyorsun? Onlar sana ait değil; onlar senin etrafını saran büyük okyanusa ait. Sen orada değilken, onlar oradaydılar. Sen bir gün orada olmayacaksın, onlar orada olacaklar.”
Okyanusta kolunu Tanrı’ya doğru uzatmış Özgürlük Heykeli, burada sabahın üçünde yangın merdivenine oturmuş, tek bir adamın nefesini duymak için okyanusu dinleyen Tatyana vardı.
Sayfa 476·Kitabı okudu
Alıntı