Klasiklere sıcak yaklaşmıyorsanız ama okumak da istiyorsanız kitap tam size göre. İşlemek istediği temayı çok beğendim. Saf ve güzel bir ruhun nasıl şeytanlaşabileceğini, kibrin insanı nasıl baştan çıkarttığını ve kötü yollara sürüklediğini Oscar Wilde çok hoş işlemiş. Kitaptaki kadınlara yapılan yorumlara katılmasam da genel olarak diğer fikirleri oldukça hoş buldum. Bilinen gerçekleri kitap size söylüyor ve bilseniz bile söyledikten sonra fark ediyorsunuz.
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,3bin okunma
Harika Bir Macera
Puan vermedi
Pofidik, dünyanın en korkusuz ajanı olarak bilinen ama aslında pineklemeyi ve atıştırmalık yemeyi seven tembel bir kedidir. Casus arkadaşları Jade ve Kit ile izin günlerinde bir su parkına gittiklerinde, en büyük düşmanları olan “Kıskaç” ajanlarının parkı gizli bir üs olarak kullandığını fark ederler. Pofidik ve ekibi, ajanları şehri yok etmeden durdurmak için komik, aksiyon dolu ve sakarlıklarla dolu bir maceraya atılır.
Pofidik Ajan KediAdrian Beck · The Çocuk Yayınevi · 202641 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
< Steinbeck İmzalı Bir Başyapıt >
9/10
·644 syf.·
2026 48. kitabı
John Steinbeck'in 1952 yılında yayımlanan East of Eden (Cennetin Doğusu) romanı, kendisinin de özellikle belirttiği üzere onun en önemli eseridir. Roman aynı zamanda Amerikan edebiyatının en güçlü aile destanlarından ve ahlaki örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Kitabın içeriğiyle ilgili çok kapsamlı bilgi edinebileceğiniz müthiş incelemeler mevcut. Kesinlikle göz atmanızı tavsiye ederim. Ben merak ettiklerim üzerinden yaptığım araştırmalara göre düşüncelerimi aktarmaya çalışacağım. Steinbeck, dostu ve editörü Pascal Covici'ye yazdığı mektuplarda bu kitabı "yaşamı boyunca öğrendiği her şeyi içine koyduğu roman" olarak tanımlamış. Birçok yazar için yazmanın çıkış noktası, en iyi bildiği dünyadır. Bu nedenle Cennetin Doğusu, yaklaşık altmış yıllık bir zaman diliminde California'nın Salinas Vadisi'nde geçen Trask ve Hamilton ailelerinin hikâyesini anlatırken, bu geniş zaman ve mekân örgüsü yalnızca tarihsel bir arka plan olarak işlenmiyor; araştırdıklarıma göre Steinbeck'in çocukluğunu geçirdiği Salinas Vadisi, tıpkı William Faulkner'ın Yoknapatawpha County'si ya da Thomas Hardy'nin Wessex'i gibi, yazarın bütün düşüncelerini yerleştirdiği sembolik bir evrene de dönüşüyor. Roman, bu vadinin bereketli ve kurak zamanlarıyla başlayıp insanın doğasını, özgür iradeyi, iyilik ile kötülüğün kaynağını, sevginin dönüştürücü gücünü ve insanın kendi kaderini seçebilme yetisini sorgulayan büyük bir felsefi metnine dönüşüp evrensel bir boyuta ulaşıyor. Romanın adı, tüm kutsal metinlerce de bilinen doğrudan Eski Ahit'in Tekvin (Genesis) kitabındaki Kabil ile Habil anlatısından alınmış. Kabil, kardeşi Habil'i öldürdükten sonra Tanrı'nın huzurundan ayrılır ve "Eden'in doğusunda" yaşamaya mahkûm edilir. Eden(Cennet) Bahçesi masumiyetin, Tanrı'yla uyumun ve kusursuzluğun simgesidir. İnsan
Edebiyat
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202411,5bin okunma
BENİM YOLUM SENSİN
Puan vermedi·186 syf.··
2026 91. kitabı
Sıcacık Bir Hikaye: Benim Yolum Sensin Karadeniz’in o sakin sahil kasabasında, ailesinin kafesinde çalışan ve çiçekçi dükkanıyla ilgilenen Asya’nın hayatı tam bir huzur sığınağı. Türk dili ve edebiyatı mezunu olan Asya'nın çiçeklerle kurduğu o bağ, onlara birer canlı gibi yaklaşması ve her birinin efsanesini bilmesi içimi sıcacık yaptı. Bu dingin düzen, bölgeye bir otel projesi için gelen şehirli mimar Toprak’ın gelişiyle bambaşka bir hal alıyor. Planlı yaşamayı seven, kariyer odaklı Toprak ve aşka inanan Asya'nın yolları kesiştiğinde, aslında tahminimizden çok daha büyük bir dünyanın kapısı aralanıyor. Hikaye sadece naif bir aşkla da sınırlı kalmıyor; büyük bir şirketin gizemli sahibi olan Cesur Baybars'ın esrarengiz bir ölüm tehdidi almasıyla işler iyice sarpa sarıyor. Sanal dünyada "Kızıl Kraliçe" olarak bilinen Asya, kendini bir anda tehlikeli sırların ve Cesur’un karanlık geçmişinin tam ortasında buluyor. ​Bir yanda Toprak’ın Asya sayesinde doğayı keşfedişi, o titiz adamın çamura bulandığında bile mutlu olmayı öğrenmesi ve birlikte kurabiye yaptıkları o tatlı anlar var; diğer yanda ise kasabanın üstüne çöken bu esrarengiz gölge... Kitap, insanı yoran büyük gerilimler yerine tatlı bakışmalarla ilerleyen o samimi havayı çok güzel korumuş, arkadaki gizemle de merakımı hep canlı tuttu. Ağır ve yorucu okumaların arasında tam anlamıyla bir nefes alma durağı oldu benim için. Satır aralarında  ruhumu dinlendiren, çok güzel sıcacık bir anlatımı var. Bence Keyifle,kendinizi yormadan okuyacağınız huzurlu ve gizemli bir aşk hikayesi..
Benim Yolum SensinEcrin Su Acar · Patara Kitap · 20264 okunma
8/10
·456 syf.··
2026 62. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 15:35
Adının hakkını vererek kaos dolu, eğlenceli ve oldukça kaliteli bir kitaptı beklentilerimi aşarak zirveye tırmandı resmen okurken o kadar eğlendim ki anlatamam şimdi hemen konusuna geçiyorum. Küçük bir köyde yaşayan Elbis onu büyüten şifacıyla birlikte yaşayarak bitkilerle şifalı iksirler yapmasına yardım eder, boş vakitlerinde de köye gelen zenginleri dolandırmanın yollarını arayarak gününü gün eder. Yine bir gün Oro Ana’nın ondan istediklerini almak için ormana girdiğinde başına hiç beklemediği şeyler gelir ve bir tilkiyi kurtarıp peşlerine düşen avcılardan kaçarken kendisini Nyxhaven Akademisi’nde bulur. Yüzyıllar önce soylarının tükendiği bilinen özel ırkların gittiği bu akademide sıradan bir insan olduğunu saklayarak ortama ayak uydurmak zorunda kalmasıyla maceramız başlar. Akademide geçen kitaplara gerçekten bayılıyorum. Birbirinden farklı insanların, canavarların bir araya gelerek eğitim almasını, güçlü dostluklar kurarken aynı zamanda düşman kazanmalarını okumak beni zevkten dört köşe ediyor burada da Elbis akademiye adım atar atmaz ilk dostuyla yani oda arkadaşı Viktor’la tanışıyor. Bir yandan insan olduğunu gizlemeye çalışırken bir yandan da ortama ayak uydurmaya çalışırken en büyük yardımcısı da Viktor oluyor. Aralarına dünyalar güzeli bir siren olan Lenora’da katılınca güzel bir arkadaş grubu oluşturuyorlar. Birlikte derslere giriyor, onlardan nefret eden zorbalarla hep beraber mücadele ediyorlar. Tabi bu sırada dünyaya dair bilgilerde bize veriliyor 7 tanrıdan ve her şeyi birbirine karıştırarak ortalığı kaosa boğan Kaos Tanrısı’nın da varlığına dair bir şeyler öğreniyoruz. Bu sırada okulda bazı öğrenciler kaybolmaya başlıyor ve okul yönetimi bunları örtbas ederek öğrencilerin eve döndüğünü söylüyor ama Elbis ve arkadaşları bunu yer mi? Yemez.
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202622 okunma
9/10
·384 syf.·
2026 18. kitabı
Nazan Bekiroğlu, bildiğimiz Hz. Âdem ve Havva kıssasını alıp, onu adeta şiirsel bir ney sesi gibi, modern bir mesnevi üslubuyla ruhumuza üflüyor. Ama bunu yaparken sadece tarihsel ya da dini bir anlatı sunmuyor; insan olmanın o ezeli çelişkisini —bir yanımızın göklere ait kutsal bir ruh, diğer yanımızın ise toprağa ve çamura ait o ağır noksanlık olduğunu— fısıldıyor bize. Hikâye, henüz hiçbir kelimenin var olmadığı, mutlak bir sessizliğin hüküm sürdüğü o saf varoluşla başlıyor. Âdem yaratılıyor; meleklerden farklı olarak içine hem ışık hem gölge, hem iyilik hem de o insanı hırpalayan irade yerleştiriliyor. Derken o derin yalnızlığın içinden Havva doğuyor. Kitapta öyle zarif bir tasvir var ki: "Ne fazlaysa Âdem'de, Havva'da o eksikti. Ayrı ayrı da güzellerdi fakat bir araya gelince bir başka güzellerdi." İşte o an, kalbin tamamlandığı, o dingin huzurun zirve yaptığı andır. Fakat o bilinen yasak meyve ve ilk hata gerçekleştiğinde, dünya sürgünü başlıyor. İşte burası benim ruhumu en çok sarsan, o sakin ve kalabalık ruhlardan uzak durmak isteyen yanımı derinden yakalayan yer. Cennetten o sert, acı dünyaya düşerken yanlarına taşımak için sadece üç şey seçiyorlar: Kelimeler, Annelik Duygusu ve Aşk. Kelimeleri Âdem sırtlanıyor, anneliği Havva kalbinde taşıyor. Ama aşk o kadar ağır, o kadar muazzam bir yük ki, ne tek başına bir kadının ne de bir erkeğin zembili bunu kaldırmaya yetmiyor; yükü yarı yarıya bölüşüp öyle düşüyorlar bu fani dünyaya. Dünyaya adım attıklarında ise o saf sessizlik yerini hayatın karmaşasına, sınavlara ve ardından gelen Habil ile Kabil'in hikâyesine bırakıyor. Kabil’in içindeki o kıskançlık cehennemini, Habil’in duru masumiyetini ve bir babanın evlatları arasındaki o çaresiz çırpınışını okurken, bugünkü dünyanın acılarını, haksızlıklarını ve kaosunu
Lâ: Sonsuzluk HecesiNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202114,6bin okunma