Hastalıklar bu kadar yayılmışken, artmışken yakalandığımız kronik bir rahatsızlıkta soluğu hastane koridorlarında alırken genellikle soğuk bir ifade ile aldığımız cevap: "Bunun tedavisi bu ilaç, ömür boyu kullanacaksın, bu hastalığı tamamen iyileştiren bilinen bir ilaç yok." Gerçekten yok mu? En baştaki hadise dönelim. Allah ve Resûl'ü her zaman doğ ruyu söylemiştir. O hâlde bu kadar tedavisi olmayan hastalık şeker hastalığı, hipertansiyon, hiperkolesterolemi, romatizma ve daha sayısız illetin neden ilacı yok? Var da biz mi bilmiyoruz? Var da birileri bunu saklıyor mu? Gelişmiş teknoloji neden bun-lara çare üretemiyor? Üretiyor da bizden mi saklıyor? Doğru cevap: Teknoloji ve teknolojiyi istedikleri gibi çıkarları için kullanan yeryüzünde ilahlık taslayan ekâbirler elbette birçok hastalığın doğru tedavisini biliyorlar. Hatta kendileri de genelde bunlara başvuruyorlar. Dünyada parayı elinde tutan patronların hayatları incelendiğinde hiçbirisinin başı ağrıdığında parol aldı-ğını, tansiyon ilacı kullandığını görülmez. Elbette de "Şifa" kav-ramının ilâhi boyutundan habersiz oldukları için tam anlamıy-la "biliyorlar" desek doğru söylemiş olmayız, ancak en azından doğrunun kendi ürettikleri olmadığını bildiklerinden eminiz.
Sayfa 302
Alıntı
Every Man in his Humour'u "Herkes Kendi Saplantısında" diye çevirmek yerinde olur. Çünkü Janson "humour" sözcüğünü bilinen anlamlarda , yani "gülmece" ya da "ruh hali" anlamında değil, bambaşka bir anlamda kullanır:
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Şu anda dünya çapında 17 milyon kişi, “kronik yorgunluk sendromu” olarak da bilinen miyaljik ensefalomiyelitten muzdariptir.
Sayfa 46 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Belki de yol bilinen değildir, gidilendir.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Alıntı
Şairlerin de dediği gibi erdemin bulaşıcı bir hali vardı; özellikle yurtseverlik ve vatan sevgisi olarak bilinen şey ışıl ışıl erdemdi.
Sayfa 87·Kitabı okuyor
Alıntı
1979’dan beri İran, Uzmanlar Meclisi olarak bilinen seksen sekiz İslam ilahiyatçısından oluşan bir konsey tarafından yönetiliyor.
Sayfa 309·Kitabı okuyor