Puan vermedi·480 syf.··
2018 79. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2018 00:00
Öğrenen, okuduğunu anlayan, kullanıcısını analiz eden, en derinden istediğin şeyleri yerine getiren muhteşem bir bilgisayar programı. Yapay zekanın başarıyla kodlanıp oyuna entegre edilmesi sayesinde bir silaha dönüşen, oyuncularını bağımlı hale getirip gerçek hayattan görevler veren bir oyun Erebos. Yapay zeka, distopya, hatta fantastik türlerinde izlediğim bir kaç yabancı dizinin tadını aldım okurken. Beni ikiye böldü desem yeridir. Sanki gerçek hayatı ayrı, oyun kısımlarını ayrı bir fantastik kitapmış gibi hissettim, okurken bile oyun olduğunu unutup kendimi böylesine kaptırmak endişelendirmedi değil. Oyuncularına son görevlerinde intihar etmelerini söyleyen ve bu yüzden yurtdışında bir çok çocuğun ölümüyle sonlanan oyun geldi aklıma sık sık. Siz ne düşünüyorsunuz bağımlılık derecesine varan bilgisayar oyunları için? Müthiş akıcı, heyecanın hiç azalmadığı, gizem ve bilmece dolu kurgusuyla sevdiğim ve unutmayacağım bir kitap oldu. Oyun oynarken dahi insanın kişiliğinin nasıl değişebileceğini çok güzel anlatmış. Çocuklarımız için bir tehdidi anlatmış belki de. Yemek yemeyi, uyumayı unutup, arkadaş yerine tüm gününü pc başında geçiren çocuklar yok değil maalesef... Keyifli okumalarınız daim olsun...
ErebosUrsula Poznanski · Pegasus Yayıncılık · 20162,120 okunma
Çuf Çuff! Puanım: 9 / 10
9/10
·576 syf.··
2026 43. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 00:00
Kara Kule yolculuğunda gizemlerin katlandığı, fantastik kurgunun post-apokaliptik bir dehşetle tam anlamıyla evlendiği o muazzam duraktayım. Çorak Topraklar, serinin temposunu ve epik dozunu zirveye çıkarıyor. Jake’in o akıl almaz geri dönüşü ve aramıza katılan sadık Oy ile birlikte Ka-tet sonunda tamamlanıyor. Roland’ın o buz gibi, saplantılı kalbinin bu yeni ailesi için nasıl titrediğini görmek harikaydı. Gül bahçelerinin büyüleyici kokusundan, dünyanın çürüyen ve deliren yüzü olan tekinsiz Lud şehrine geçiş ise tam bir atmosfer şöleni. Kadim robot Shardik’ten insanlığın ürkütücü teknolojik kalıntılarına kadar her sayfa sürprizlerle dolu. Ve tabii ki o final... İntihar etmeye programlanmış, bilmece meraklısı süper bilgisayar tren Mono Blaine’in içine bindiğimiz andan itibaren nabız kontrolü yapmak imkansızlaşıyor. King bizi öyle bir uçurumun kenarında bırakıyor ki, zaman kaybetmeden bir sonraki kapıdan geçmek şart oldu. Tekerlek dönüyor ve Kule artık çok daha yakın!
1000Kitap
Çorak TopraklarStephen King · Altın Kitaplar · 20231,721 okunma
Reklam
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Kronik Kitap etiketiyle okura sunulan, adeta modern bir "kendini bilme" (nosce teipsum) manifestosudur. Cüceloğlu, batı psikolojisinin bilimsel rasyonalitesiyle Anadolu irfanının o bilge, şefkatli ve lirik dokusunu tek bir potada eriterek; insana kendi varoluşsal sınırlarını aşması için şiirsel bir kılavuz sunar. Kültürel kodlarımızın derinliklerine inen bu rehber, zorluklarla başa çıkma ve hakiki bir yaşam kurma noktasında son derece yapıcı, umut dolu ve entelektüel derinliği olan bir yol haritası çizer; yazarın samimi dili okuru içsel bir aydınlanmaya davet eder. Madalyonun diğer yüzünde ise eser, popüler kişisel gelişim türünün kaçınılmaz sığ sularına yer yer yaklaşma riski taşır; söyleşi formatının getirdiği doğallık bazen konusal tekrarlara ve akademik derinlik arayan okur için fazla pragmatik/didaktik kaçabilecek nasihatvari bir tona bürünmesine yol açar. Yine de bu durum, ömrünü insana adamış bir bilgenin dimağından süzülen bu kültürel mirasın kıymetini azaltmaz; aksine hayatın kaosu içinde durup nefes almak isteyen her ruh için sığınılacak dingin bir liman vazifesi görür.
1000Kitap
Var mısın?Doğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 202137,7bin okunma
Puan vermedi·540 syf.··
2026 12. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 03:14
ilk bakışta paralel evrenler, gizemli tarikatlar ve açıklanması güç doğaüstü olaylarla örülü bir fantastik anlatı gibi görünür. Oysa romanın derininde çok daha sade ve çok daha insani bir soru vardır: İnsan, hayatının anlamını başka bir insanda bulabilir mi? Roman 1984 yılında başlar; ancak kısa süre içinde bunun bildiğimiz 1984 olmadığı anlaşılır. Aomame, otoyolda yaşadığı sıra dışı bir olaydan sonra dünyanın değiştiğini fark eder. Gökyüzünde iki ay vardır ve gerçeklik küçük ama önemli ayrıntılarla farklılaşmıştır. Aomame bu yeni dünyaya "1Q84" adını verir. Buradaki "Q", İngilizce "question" yani soru sözcüğünü çağrıştırır. Artık yaşadığı dünya, kesinliklerin değil soruların dünyasıdır. Aomame ve Tengo, romanın iki ana karakteridir. Çocukluklarında kısa bir anlığına kurdukları bağ, yıllar boyunca farkında olmadan hayatlarını şekillendirir. Murakami burada aşkı geleneksel anlamda işlemez. Aomame ile Tengo birbirlerini neredeyse hiç tanımamaktadır. Birlikte anıları, deneyimleri ve paylaşılan bir geçmişleri yoktur. Buna rağmen birbirlerine doğru çekilirler. Bu çekim fiziksel ya da romantik olmaktan çok metafizik bir nitelik taşır. İkisi de eksik parçalarını diğerinde bulmaktadır. Roman ilerledikçe okur kendisini giderek karmaşıklaşan bir yapının içinde bulur. "Sakigake" adlı dini yapılanma, gizemli "Little People" varlıkları ve Fuka-Eri'nin yazdığı "Hava Koza"sı adlı metin birbirine bağlanarak gerçekliğin sınırlarını bulanıklaştırır. Ancak Murakami'nin amacı hiçbir zaman bu gizemleri tamamen açıklamak değildir. Little People'ın ne olduğu, hangi kurallara göre hareket ettiği ya da iki ayın neden ortaya çıktığı tam olarak öğrenilemez. Çünkü yazar için gizem çözülmesi gereken bir bilmece değil, insanın anlam veremediği şeylerle kurduğu ilişkinin sembolüdür. Romanın ilk
1Q84 - 3. KitapHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20172,335 okunma
6/10
·296 syf.··
2026 15. kitabı
·
84 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 23:23
Fas’ın Cedîde şehrinde 1944 yılında doğan Taha Abdurrahman, Muhammed el-Hâmis Üniversitesi’nde felsefe eğitimi aldıktan sonra Oxford ve Sorbonne üniversitelerinde başta dil felsefesi ve mantık olmak üzere çeşitli alanlarda öğrenimini sürdürmüştür.1972 yılında “Ontoloji Sorunsalının Dilsel Yapısı” teziyle doktorasını tamamlamış; 1985 yılında “Doğal ve Argümantatif İstidlalin Mantığı” isimli teziyle de ikinci kez doktor unvanını almıştır. 2005 yılında emekliye ayrılan yazarımız birçok ülke ve üniversitede dil felsefesi ile mantık dersleri vermiştir. İncelemekte olduğumuz kitabımızın asıl adı el-Amelu’d-Dinî ve Tecdîdü’l-Akl olup Mehmet Emin Güleçyüz tarafından Türkçeye tercüme edilen eser Pınar Yayınlarınca İstanbul’da 2020 yılında 296 sayfa olarak yayınlanmıştır. Eserde; Soyut Akıl (el-‘aklu’l-mucerred), Rehberlik Edilmiş Akıl (el-‘aklu’l-musedded) ve Desteklenmiş Akıl (el-‘aklu’l-mueyyed) olmak üzere üç farklı akıl türü detaylıca ele alınmış. 1. Soyut Akıl (el-'Aklu'l-Mücerred) : Soyut aklı, metinde "sahibini herhangi bir şeye bir yönden bilgili kılan eylem" veya "nazar" olarak tanımlayan Taha Abdurrahman aklın özellikle bir eylem niteliği taşıdığını vurgulamaktadır. Ona göre Yunan düşüncesindeki gibi akıl insanı bilgi edinmeye hazırlayan bir öz, zat olarak tanımlanması birçok problemi de beraberinde getirir. Zira aklın bu şekilde tanımlanması, onu nesneleştirdiği gibi, insanı da eylem ve tecrübe boyutundan koparmaktadır. Abdurrahman’a göre Mucerred akıl ( soyut akıl) özel ve genel olmak üzere bazı sınırlılıklara sahiptir. Özel sınırlılıklar; soyut akıl dilin sınırlarına, zanniliğe ve mecburi teşbihe (Tanrı'yı maddileştirme tuzağına) mahkûmdur. Genel sınırlılıklar; soyut aklın, mantığın sınırlarına takıldığını, delillendirmelerde kesinlik ve tamlığın bulunmadığı ,
Dini Amel ve Aklın YenilenmesiTaha Abdurrahman · Pınar Yayınları · 202027 okunma
Puan vermedi·220 syf.··
2026 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 18:53
Popüler psikoloji literatürünün dijital çağdaki dönüşümünü ve "kamusal mahremiyet" kavramının sınırlarını belirleyen oldukça özgün, melez bir metin olarak değerlendirilebilir. Modern bireyin "anlaşılma" arzusunu; dijital mecraların sunduğu o samimiyet yanılsaması (parasosyal etkileşim) üzerinden kuran, yer yer otobiyografik yer yer ise didaktik bir yapı arz eder. Freudyen bir "serbest çağrışım" tekniğini sokak diliyle harmanlar. Psikolojik süreçleri popüler kültürün içinde bir "kendini bilme" serüvenine dönüştürmesi, eseri yalnızca bir okuma parçası değil, kültürel bir fenomen haline getirmektedir. Geleneksel klinik literatürün soğuk ve hiyerarşik diline karşı geliştirilmiş bir direnç metni niteliği taşımaktadır.
Merdiven Altı TerapiDeniz Dülgeroğlu · Literatür Hayat Yayınları · 20241,210 okunma
Reklam
Reklam