10/10
·232 syf.··
2026 26. kitabı
Hevesle, umutla başladığımız işlerin zamanın acımasız ilerleyişiyle nasıl anlamsızlaştığını bu kadar güzel anlatan başka kitap var mı bilmiyorum. ‘Beklediğimiz an’lar yüzünden kaçırdığımız hayatlar, konfor alanımızdan çıkamayışlarımızın sonuçları Tatar Çölü’nde bir kalede yaşayan asker Drogo’nun yaşamı üzerinden etkileyici şekilde anlatılmış. Nerede, ne yapıyor olursanız olun bu kitapta kendinize ait bir şeyler bulabilirsiniz.
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,9bin okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 15:40
Bu konu ile alakalı kaç tane kitap okuduğumu bilmiyorum. Basit diliyle en beğendiğim bu oldu. Dönemi anlamak açısından çok verimli bir kitap olmuş. Bizim en büyük sorunumuz kişi kültü oluşturmaktan geçiyor. Kemalizme karşı Hamidizm arkasından gidenler yanlış yapıyor. Her tarihi şahsiyet daha sonraki yıllarda kahramanlaştırılıyor. Yaşasın meşturiyet ve meşrutiyet-i meşrua. Ölsün yeis, yaşasın sıdk muhabbet ve şura.
Sultan AbdülhamidHüseyin Çelik · Alfa Yayıncılık · 202536 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·208 syf.··
2026 29. kitabı
Kitabın okuma listeme nasıl girdiğini hatırlamıyorum. Fakat kapağındaki bir bisiklet 10bin km yazısını görünce kitabı okumalıyım dedim. Bisiklet sürmeyi çok severim. Pedallarken kendimi çok mutlu hissederim. Fakat bisikletimle böyle bir yolculuğa cesaret edebilir miyim, bilmiyorum. Zira oldukça zor. Zaten okurken bunu hissediyorsunuz. Okurken bazı yerlerde o çıkılamayan yokuşları hayalimde canlandırdım. Hadi yapabilirsin dedim. Uzun açlıklardan sonra yemek yediğini okuduğumda kendi karnım doymuş gibi mutlu oldum. Ve bir oh çektim. İnsanın kendi için bir şeyler yapmaya karar vermesini ve bunu başarabilmesini çok değerli buluyorum. Yazarı böyle büyük bir serüveni başarıyla tamamladığı için tebrik ederim. İnsanın önündeki engelin sadece kendini olduğunu, ve istedikten sonra her şeyin mümkün olduğunu bize gösteren bir kitap.
1000Kitap
Hayata YolculukHasan Söylemez · Hayy Kitap · 2015417 okunma
Tarlakuşuydu Juliet
Puan vermedi
Öncelikle kitabı henüz bitirmiş değilim. Ama bana yeni aydınlanmalar yaşatan bu kitabın öyle bir noktasına geldim ki "işte bir işaret!" dedim. :D Halbuki kitap işaretleri, mistisizmi reddedip bilimsel bir bakış açısından aşkın tanımını kabule ikna ediyordu. Kitap bu noktaya kadar aşkı daha önce üzerine kafa yormadığım ve muhtemelen çoğu insanın da üzerine uzun uzun düşünmeyeceği bir açıdan ele alıyor ilk sayfalarda. Kitaba göre hepimizin çocukluktan gelen romantik imgeleri var. Ve bunları aileden ya da yakından gördüğümüz ilişkilerden öğrendik. Onlar gibi olmak yada tam tersi. Yıllar içinde kendi imgelerimizi ve beklentilerimizi oluşturduk. Sonra bu imgelere uygun olduğunu düşüdüğümüz biriyle karşılaştık. Alın size aşk :D Belki bir görünüştü imgelemimiz, belki de bir gülüş, bir ses, bir koku, duruş, düşünce tarzı... Öyle yaşatmışız ki içimizde; "Seni yıllardır tanıyor gibiyim." Bu cümle bize mistik bir düşünce kapısı açıyor. Halbuki bizim aşk süzgecimiz, hayalimiz buydu zaten. Görmeden yaşattık. Sonra bulduk... Oldu ya bu kişiyle romantik bir ilişki ve evlilik yoluna girdik. Bu aşamada mutlu olmak ve elbette mutsuz olmak riski yarı yarıya. Masallar da zaten risk almayıp bu noktada bitiyor. :)) Leyla ile Mecnun kavuşsaydı, gene öyle severler miydi birbirlerini, diye düşünmüşsünüzdür belki. Yıllar önce bir tiyatro izlemiştim. "Tarla Kuşuydu, Juliet" Lise yıllarımda ailecek gittiğimiz ilk tiyatro gösterimiydi bu. Kitabı okurken hep aklıma bu tiyatro geldi. Ve 3. bölüm de bu tiyatro alıntısıyla başlayınca hala romantik imgelemlerimin oluşmakta olduğu yıllara doğru bir seyahate çıktım. Ve neden bilmiyorum aşkın bu tarifi hoşuma gitti. Galiba sürekli mistik bir şeyler arıyordum aşk denince. Herkesten farklı, kimsenin hissetmediği, kutsal, çok kutsal bir şey. Evet hala
1000Kitap
Çiftlerde TükenmişlikAyala Malach Pines · İletişim Yayınevi · 201750 okunma
Yolun Sonundaki Kadınlar
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 12:19
Yolun Sonundaki Kadınlar Dersim Özel Merhaba hissedenler, bugün size "Nasıl yani?" diye bitirdiğim bir eser ile geldim. Beni çok şaşırttı. Hem sürükleyici hem düşündürücü bir eser. Başta karakterimizin kim olduğunu bilmiyoruz; kız mı, erkek mi? Bu kısmı da çok düşündürücüydü ve ilk başta okuduğumuz kısmı sonda öğreniyoruz. Kesinlikle sıradan bir polisiye değil. Psikolojik polisiye, öyle böyle değil. İlk defa böyle bir okuma yaptım. Yazardan daha önce de okuma yapmıştım ama bu eserinin yeri bende farklı olacağı kesin. Sadece bir olay olmuyor, birden fazla olaylar oluyor. Cinayet Büro'nun savruk, umursamaz komiseri, gerçeklikle bağını koparıp iç dünyasına gömüldüğü sıralarda sıra dışı bir teklif alır ve bu teklifle hayatı dramatik bir şekilde değişir. Karakterin iç dünyası resmen bir karmaşa da diyebiliriz. Başta anlayamasam da sonradan anladım ki baş karakterimiz ölen kişileri kendi yerine koyuyormuş. Ben de diyorum ki neden kendinden sanki ölmüş gibi bahsediyor. Meğersem ölenleri kendi yerine koyduğu içinmiş. Bir teklif bir insanın hayatını değiştirir mi? Değiştirir. Burada da değişiyor. Neler neler oluyor bir bilseniz. Bazen aydınlığa çıkıyorsunuz, bazen karışık bir ortama düşüyorsunuz. Ben öyle hissettim. Bir de bazen sanki hep aynı yerdeymişiz, sanki hep o teklif ve ağır çekimler varmış gibi ilerleyen bir kısım vardı. Sıkıcı değildi. Takip etme mevzusu var, notlar, yazılar yazıyor karakterimiz ve kimsenin bilmediği şeyleri bilip kendine saklıyor. Ben sevdim. Hatta ilerleyen zamanlarda tekrar okumak isterim, unuttuktan sonra tabii. Uzun bir süre aklımda kalabilir, bilmiyorum. Bazı yerlerini sevmedim, o kısımlar dışında gayet güzeldi. Ve yer şiirler vardı, onlar da tatlıydı. Kitabın içine serpiştirilmiş gibiydi. Son olarak da kitabımız 2 bölümden oluşuyor. Her bölümün de
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202647 okunma
Diyecek bir şey yok aslında.
9/10
·560 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:00
Ne diyeceğimi bilmiyorum burada yazım tarzı şeyler hakkında konuşabilirim ama hisler. Kurgu muhteşem ve sıfır açık anlatabiliyor muyum, kehribar gözlerden vazgeçmiyoruz yine de hiç bir şey bu kadar hissettirmemişti. Çıkamıyorum hiçbir sahneden kendimi alamıyorum uzun uzun konuşasım var, kırgınım, kızgınım, üzgünüm, korkuyorum. Gidip yazarın yüzüne haykırmak istiyorum her anın hesabını sormak istiyorum. Altıncı ve son kitapta ne olacak bilmiyorum ama bu serinin en iyi en duygulu kitabı buydu. Daha ne diyebilirim bilmiyorum bu kadar dalı olan bir senaryo uzun zamandır okumamıştım. İyiydi 9 veriyorum sonuna kadar da hak ettiğini düşünüyorum.
Bronz 5Özge Naz · Guardian Yayınları · 2026244 okunma