idealler, bireylerin ilişkiye taşıdıkları beklentilerini ve ilişkiyle ilgili anlayışlarını belirler. bu idealleri sorgulamadan benimseyen kişiler, ilişkinin tüm sorunlarını çözmesi ve hayatlarına anlam katması beklentisi içine girer. bu beklentiler karşılanmadığında sadece eşlerine kızmakla kalmazlar, tüm dünyaları bir anlamda anlamsızlaşır. bu da tükenmeye kapı aralar. tükenmişlik, beklentiler ve gerçeklik arasındaki fark ne kadar fazlaysa o kadar çok olur.
bastığımız yeri yoklayarak yürümeliyiz; bazı şeylerden gözlerimizi çevirmeliyiz, mutluluk hülyalarına kapılmamalıyız, mutluluk elimizden kaçarsa isyan etmemeliyiz; hayat budur işte.
türkiye’de namusa ilişkin genel algıyı oluşturan toplumsal kurallar ve normlar kadın bedenini kadının kendine ait bir bedenden öte, erkeğin, ailenin ya da toplumun mülkiyetiymiş gibi kodluyor.