İyidir
arınıp tüm korkulardan, sarılıp yarin hayaline son uykuya dalmak iyidir. dusleyip onunla ilgili her güzel şeyi, koklayıp hayalini gülmek iyidir. kollarının arasındayken de ellerle ve ayaklarla bile sarıp sarmalarken her zerresine değsin diye zerren ve ziyan olmasın diye bir saniyen, ömürlere bedel ışıldayan gözlerindeki gülüşlerinde erimek iyidir. yanağındaki çukura sığacak kadar zamanda zarif bir veda ile vedalaşabilirsen gitmek iyidir.. hayatı geride bırakırken hayatın kendisi olan sevdayı bırakıp gtmek kötü olsa da.. O'nun bu hayatta bir kez daha gülebileceğini ve seninle ilgili herşeyi duayla anacağını umarak ölmek iyidir.. gerçeği göreceğin o an'da... yaşadığın o sevginin gerçek, sadık ve temiz olduğunu bilmek iyidir.. Deniz A.
Şiir
arınıp tüm korkulardan, sarılıp yarin hayaline son uykuya dalmak iyidir. dusleyip onunla ilgili her güzel şeyi, koklayıp hayalini gülmek iyidir. kollarının arasındayken de ellerle ve ayaklarla bile sarıp sarmalarken her zerresine değsin diye zerren ve ziyan olmasın diye bir saniyen, ömürlere bedel ışıldayan gözlerindeki gülüşlerinde erimek iyidir. yanağındaki çukura sığacak kadar zamanda zarif bir veda ile vedalaşabilirsen gitmek iyidir.. hayatı geride bırakırken hayatın kendisi olan sevdayı bırakıp gtmek kötü olsa da.. O'nun bu hayatta bir kez daha gülebileceğini ve seninle ilgili herşeyi duayla anacağını umarak ölmek iyidir.. gerçeği göreceğin o an'da... yaşadığın o sevginin gerçek, sadık ve temiz olduğunu bilmek iyidir.. Deniz A.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Karanlıkta Erimek
Şurada bir kapı olmalı Senin ölümsüzlüğüne açılan Bir kapı olmalı şurada Bulabilsem Kollarımın bütün gücüyle vuracağım Er geç sesimi duyuracağım sana Başımı soğuk demirlere dayayıp Adını söyleyeceğim mahşer gününe kadar Dağlara taşlara güzelliğini haykıracağım Ve bütün yaratıklara Rüzgarın söylediği bir masal gibi Seni anlatacağım Dünyaya ilk gelişimiz değil bu Yüz binlerce yıl önce Bir de taş devrinde gelmiştik Senin için vahşi hayvanlar vurmuştum o zaman Pars dişlerinden bir gerdanlık yapmıştım boynuna Nice mağara duvarlarına güzelliğini kazımıştım Nasıl hatırlamazsın O zaman da gökyüzü bu kadar mavi Ormanlar yemyeşildi O zaman da Yalnız karanlıktan korkar Güneşi tanrı bilirdik Bunca yüzyıllardır İnan Hiçbir şey değişmedi yeryüzünde Belki biz değiştik Sevgilerimizi söyleyemez olduk Göremez olduk nice güzellikleri
Şiir
Karanlıkta Erimek
Şurada bir kapı olmalı Senin ölümsüzlüğüne açılan Bir kapı olmalı şurada Bulabilsem Kollarımın bütün gücüyle vuracağım Er geç sesimi duyuracağım sana Başımı soğuk demirlere dayayıp Adını söyleyeceğim mahşer gününe kadar Dağlara taşlara güzelliğini haykıracağım Ve bütün yaratıklara Rüzgarın söylediği bir masal gibi Seni anlatacağım Dünyaya ilk gelişimiz değil bu Yüz binlerce yıl önce Bir de taş devrinde gelmiştik Senin için vahşi hayvanlar vurmuştum o zaman Pars dişlerinden bir gerdanlık yapmıştım boynuna Nice mağara duvarlarına güzelliğini kazımıştım Nasıl hatırlamazsın O zaman da gökyüzü bu kadar mavi Ormanlar yemyeşildi O zaman da Yalnız karanlıktan korkar Güneşi tanrı bilirdik Bunca yüzyıllardır İnan Hiçbir şey değişmedi yeryüzünde Belki biz değiştik Sevgilerimizi söyleyemez olduk Göremez olduk nice güzellikleri
Şiir
Halil Cibran
Sevgi çizi çağırınca, onu takip edin, yolları sarp ve dik olsa da ve kanatları açıldığında, bırakın kendinizi, Telekleri arasında saklı kılıç, sizi yaralasa da… Ve sizinle konuştuğunda, ona inanın, Kuzey rüzgârının bir bahçeyi harap edişi gibi, Sesi tüm hayallerinizi darmadağın etse de… Çünkü sevgi sizi yücelttiği gibi, çarmıha da gerer. Sizi büyüttüğü ölçüde, budayabilir de… En yükseklere uzanıp, Güneş’le titreşen en hassas dallarınızı okşasa da, köklerinize de inecek ve onları sarsacaktır, toprağa tutunmaya çalıştıklarında… Mısır biçen dişliler gibi sizi kendine çeker; Çıplak bırakana kadar döver, harmanlar; Kabuklarınızı, çöplerinizi ayıklar, eler… Bembeyaz olana kadar öğütür sizi; Esnekleşene kadar yoğurur; Sonra da, Tanrı’nın kutsal sofrasına ulaştırılacak bir somun olabilmeniz için kutsal alevlerin arasına alır, kavurur sizi. Sevgi bütün bunları başarır, yeter ki siz kalbinizin sırlarını öğrenin ve bu yolla Hayat’ın yüreğinden bir parça olun. Ancak korkunun kıskacına kapılmışsınız da sevgiden salt bir huzur ve zevk bekliyorsanız eğer, o zaman bir an önce çıplaklığınızı örtün ve sevginin zorlu düzeninden uzaklaşıp, mevsimleri olmayan bir dünyaya sığının, daha iyidir derim. Çünkü ancak orada güler ve ağlayabilirsiniz, ama ne gülüşünüz tam olur, ne de ağlarken tüm gözyaşlarınız dökülür. Karşısındakine kendinden başka hiç bir şey vermez Sevgi, ve kendinden başka hiç bir şeyi de geri almaz. Ne kendi dışındaki şeylere sahiptir, ne de kendisine sahip olunabilir; Çünkü Sevgi, kendi kendini bütünler ve kendi kendine yeterlidir. Sevdiğinizde, “Tanrı benim kalbimde,” yerine, şöyle deyin, “Ben kalbindeyim Tanrı’nın …” Ve sanmayın yön verebilirsiniz Sevginin akışına, Çünkü Sevgi, yolunu kendi çizer, sizi değer bulduğunda… Sevgi bir şey istemez, tamamlanmaktan başka… Fakat
Hz.Mevlan'nın Hz.Şems'e mektubu ikinci mektup ey dünyanın zarifi! selam senin üzerine olsun. benim hastalığım ve sağlığım senin elindedir. kulun derdinin dermanı nedir, söyle. bu, eğer alırsam senin dudaklarından aldığım öpücüktür. eğer vücudumla senin hizmetine ulaşmazsam ruhum ve kalbim senin yanındadır. madem ki sözsüz hitap oluşmuyor, o halde dünya niçin “buyur”la doldu? ah ah! gönlüm çilem, aşkım, kederim, acım, gönlüm! sustukça hoş geçimlim, dile geldikçe parlayan alevim. kopup saçılan gerdanlığında soylu nedimelerini savrulan incileri yere inen hüzünlerim. aramadan bulduğum yola koyulmuş göçüm. bir türlü kavuşamadığım, kavuşmaya doyamadığım. dışında olamadığım, içinden çıkamadığım. gecelerin hakimi, gözyaşlarımın pınarı efendim. tozunu yıkamaya erişemediğim, pasını silemediğim. karanlığım, güneş’im. gönlüm, aziz dostum! nerelerdesin, ya dön artık yurduna, ya da iki satır yaz bize. kim gücendirdi senin o nazende yüreğini, hangi kem söz, hangi sinsi nazar seni benden kopardı ey şems. varım yoğum sensin. sen de yoksan, ben bir hiç'im bilmez misin? kavline mestan olan mevlâna’ya ayrılığı hediye etme, etme şems. duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme! başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme! sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı, hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun, etme! çalma bizi bizden, gitme o ellere doğru, çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme! ey ay, felek harab olmuş, alt üst olmuş senin için, bizi öyle harab, öyle alt üst ediyorsun, etme! ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi, sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme! sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan, ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme! bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan, gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme! aşıklarla başa
Edebiyat