Puan vermedi·320 syf.··
2026 13. kitabı
"Atlas Okyanusu'nun dibinde bir kitap yatıyor. Anlatacağım, işte onun hikâyesi." diye başlıyor kitabın ilk cümleleri... Ve ekliyor yazar, hikayenin içeriğini bilmiyorsanız da sonunu tüm dünya biliyor.Titanic 1912 yılında battığında kurbanların en ünlüsü bir kitaptı: İranlı şair, gökbilimci, bilge Ömer Hayyam'ın Rubaiyat'ının mevcut tek yazma nüshası.Kitabımız Hayyam' ın el yazması kitabının arayış hikayesi aslında. Semerkant, İranlı şair ve matematikçi Ömer Hayyam, Alamut Haşhâşîliğinin kurucusu Hasan Sabbah ve Büyük Selçuklu veziri Nizâmülmülk'ü aynı tarihlerde yaşamış şahsiyetler olarak kurgulamış.Gerçekte böyle olmasa da, hikâye gayet olabilir hissi veren cinsten. Bu üçlü hakkında yazılan kitapları okumayı sevenler için güzel bir kitap. Kitabın içerisine Ömer Hayyam' ın rubailerinden ara ara serpiştirilmiş, bu kısımları keyifle okudum. Semerkant, Alamut kitabına göre daha doyurucu, edebi yönden daha iyiydi. Akıcı, sürükleyici bir anlatımı var.Ancak şunu belirtmeye ihtiyaç var ki; bu bir tarih kitabı değil.Tarihi kurgu kitabı. Yani her ne kadar kişiler gerçek olsa da olaylar tamamen yazarın özgün kalemine göre şekillenmiş. Bu nokta da anlatılanlar gerçekleri yansıtmak durumun da değil.Ancak kitaba müslüman Türk kimliğinle baktığın zaman, Türklere karşı aşağılayıcı cümleleri ve hissiyat rahatsız edici. Bu noktada çok da şaşırmamak lazım diye düşünüyorum. Batı da en çok okunan Doğulu yazar olmak! için tam da batının istediği tarzda yazmak lazım diye düşünüyorum. Oryantalist ! bir bakış açısı ile. Tarihi bir kitap okumanın en güzel yanı,sizi o dönemin olay ve kişilerini araştırmaya yöneltmesi. Ki, Semerkant bu konuda oldukça başarılı. Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah üçlüsü hakkında daha da fazla bilgi edinmek için okumalar yapma ihtiyacı hissettiriyor.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,9bin okunma
10/10
·86 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
İmam Gazâlî / Ey Oğul. Eyyühe'l Veled. Çeviren Yavuz Selim Mercan. İmam Gazâlî Tam adı, Huccet'ül İslam Ebu Hamid Muhammed bin Muhammed bin Muhammed bin Ahmed el-Gazali et-Tusi'dir. 1058 yılında Horasan bölgesinin Tus şehrinde dünyaya geldi. Huccetulislam ve Zeynuddin gibi lakaplarla da tanınmaktadır. Künyesi Ebu Hamid olmakla birlikte İmam'ın, Hamid adında bir oğlunun olup olmadığı bilinmemekte, eğer varsa küçük yaşta vefat etmiş olabileceği, düşünülmektedir. Ortaçağ Batı skolastiklerince AbuHamet ve Algazel diye tanınmaktaydı. İmam Gazali'nin ailesi hakkında bilgiler son derece azdır. Sonraları özellikle sufi kimliği ile büyük ün kazanacak olan Ahmed el-Gazali adlı kendinden küçük bir erkek kardeşi, birkaç da kız kardeşi vardır. Muhtemelen tasavvufa eğilimi bulunan babası Muhammed bir yandan Tus'daki İplikçi dükkanında el emeği ürününü satarak geçimini sağlarken bir yandan da aydın çevre ile ilişki kuruyor, katıldığı Cami derslerinde bilgisini arttırıyor, hatta imkanı ölçüsünde ilim erbabına maddi destek sağlıyordu. Bu arada oğulları Muhammed (İmam Gazali) ve Ahmed'in de iyi bir öğrenim görmelerini arzuluyordu. Onları dilediği gibi okutmaya ömrünün yetmeyeceğini anlayınca bir sufi dostundan oğullarının eğitimi ile ilgilenmesini rica etti. İmam Gazali okuma yazma, Kur'an-ı Kerim'in ezberlenmesi, dil bilgisi ve aritmetik gibi alanlarda dönemin geleneksel ilim öğrenimini bu baba dostunu desteğiyle görmüştür. Tasavvuf kimliğinin gelişmesinde babasının ve bu baba dostunun etkisi görülmektedir. İmam Gazali ileri düzeydeki ilk öğrenimini 1073 yılında Ahmet bin Muhammed er-Razkani adlı alimden fıkı dersler alarak Tus şehrinde başlamış, daha sonra Cürcan'a giderek burada İsmaili denilen bir zatın öğrencisi olmuştur. Beş yıl süren Cürcan'daki öğreniminden sonra bir kafile
Ey Oğulİmam Gazali · Kuba Yayınevi · 20266,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 247. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 19:16
Olay ağırlıklı ilerleyen romanda psikolojik tahliller, betimlemeler pek yer tutmasa da, karakterler gerçekçi bir şekilde kurgulanmıştır. Özellikle Zerrin karakterinin kullandığı argo kelimeler ve ifadeler yazarın bilgi birikimini ve dil kullanım gücünü ortaya koyar. Öte yandan kitabın “Birbirinden Doğan Kadınlar ve Romanlar” başlığını taşıyan, sonsöz niteliğindeki bölümde, birçok yazarın bilinmeyen eserlerini yayına hazırlamış olan Serdar Soydan bazı dikkatlerini okurla paylaşmaktadır. Tefrika yazan yazarların pek çok eser verdiğinin altını çizen Soydan, Suat Derviş’in benzer temalara odaklandığını belirtmiş ve Şoför Mustafa’nın nüvelerinin yazarın diğer karakterleri olan Sürücü Mustafa ile Kanlı Mustafa’da bulunduğunu ifade etmiştir. Öte yandan Derviş’in karakter kurma gücüne de değinir: “Suat Derviş’in Nazlı’dan Melek’e, yani 1937’den ’64’e kadar kaleme aldığı romanlarda yer alan fakir, kendisini var etmeye çalışan kadınları da birbirlerinden doğmuş gibidir. Ana karakterlerin başlarından geçenler, attıkları adımlar, arzu ettikleri, bu uğurda göze aldıkları benzerdir. Belli ki kadının bazen daha iyi bir yaşam, bazen sevilmek, arzu edilmek uğrunda bir maceraya atılması ve bu yolda bir seks işçisi haline gelmesi Suat Derviş’in uzun bir süre ilgisini çekmiş, zihnini meşgul etmiştir. Ancak o, bu romanların hiçbirinde, Yeşilçam’ın çok sevdiği ‘kötü yola düşürülen kadın’ klişesine düşmemiş, karakterlerini birer nesne değil, özne olarak kurgulamayı bilmiştir.”
Hayata Dair
Şoför MustafaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021293 okunma
Mütiș
Puan vermedi·264 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
O çoğrafyada o döneme ait, kimlikler, dinler ve kültürler hakkında güzel bilgi veren bir kitap. Üsâme bin Münkiz, Haçlı Seferleri döneminin hareketli coğrafyasında (Suriye, Mısır, Filistin) Müslümanlar ve Hristiyanlar arasındaki sosyo-kültürel temasları ilk elden aktarır. Eserde, farklı dinlerin mensuplarının hem savaş meydanlarında hem de gündelik yaşamda nasıl bir arada var olduğu, birbirlerinin tıbbi ve toplumsal pratiklerinden nasıl etkilendiği anlatılır. Bu yönüyle doğu ve batı kültürlerinin çarpışmasını ve kaynaşmasını gözler önüne serer.
Kitabu'-l İ'tibar İbretler KitabıÜsame İbn Munkız · Kitabevi Yayınları · 200833 okunma
tertemiz, pak, arınmış kadın" Hz Hatice
7/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Merhabalar Kitapsevenherkes ailesi, Bugün sizlere okurken hem bilgi edindiğim hem de manevi olarak kalbime dokunan bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Sevgili @busraanazlii Büşra Hanımın kalemimden çıkan Gül Bahçesinin İlk İncisi Hz Hatice Kitap, Hz. Hatice'nin hayatını sadece tarihî olaylar üzerinden değil; yaşadığı dönemin şartları, karakteri, duyguları ve çevresiyle birlikte ele alıyor. En çok dikkatimi çeken noktalardan biri, cahiliye döneminin tüm zorluklarına rağmen Hz. Hatice'nin güçlü, saygın ve başarılı bir tüccar olarak öne çıkmasıydı. Kadınların çoğu zaman ikinci planda görüldüğü bir toplumda dürüstlüğü, zekâsı ve çalışkanlığıyla herkesin takdirini kazanmış olması oldukça etkileyiciydi. Kitapta ayrıca Hz. Hatice'nin isminin anlamına da değiniliyor. "Hatice", vakti gelmeden dünyaya gelen çocuk anlamına gelirken, onun hayatı boyunca taşıdığı güzel ahlak ve temiz karakter sebebiyle kendisine verilen "Tahire" yani "tertemiz, pak, arınmış kadın" unvanı da anlatılıyor. Bu bölümler, Hz. Hatice'yi sadece tarihî bir şahsiyet olarak değil, ahlakıyla örnek alınması gereken bir insan olarak daha yakından tanımamı sağladı. Peygamber Efendimiz ile tanışmaları, evlilikleri ve özellikle vahyin ilk yıllarında ona verdiği destek de oldukça etkileyici bir şekilde işlenmiş. Okurken Hz. Hatice'nin ne kadar güçlü bir iradeye, ne kadar büyük bir sadakate ve ne kadar derin bir imana sahip olduğunu bir kez daha hissettim. Yazar Büşra Hanım ise yer yer anlatımın içine şiirsel dokunuşlar ekleyerek eseri daha da anlamlı hâle getirmiş. Bazı cümleler bilgi vermekten öte kalbe dokunuyor, insanı durup düşünmeye davet ediyor. Hz. Hatice'nin hayatını daha yakından tanımak, İslam'ın ilk yıllarına farklı bir pencereden bakmak ve güçlü bir kadın portresi okumak isteyenlere bu kitabı
Gül Bahçesinin İlk İncisi Hz. Hatice (radıyallahu anha)Büşra Nazlı · Yeni Medeniyet Yayınları · 20263 okunma
7/10
·192 syf.··
2026 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:00
Bu kitaba nereden başlayacağımı bilemiyorum. Kesinlikle çok rahatsız ediciydi. Çok detaylıydı ve yazarın anlatımı o kadar kuvvetlidir ki her şey gözümde canlandı. Kitap bu kadar rahatsız edici olmasa belki dozu biraz daha düşük olsa sevebilirdim kitabı. Ama bazı yönlerden de eksik geldi kitap bana. Bir distopya okuyoruz ve bir Geçiş dönemi olduğundan bahsediliyor. Hayvanlardan insanlara bulaşan bir virüs ve bundan dolayı hayvanlar öldürülmüş ve insan eti yeniyor. Ama ben biraz daha derinlemesine bilgi isterdim. Olayları, olayların gelişimini tam kafamda oturtamadım. Özellikle insan eti yenmeye karar verilen kısım, üretime geçme kısmı nasıl karar verildi biraz daha bilgi isterdim. Kitap yarısına kadar et işleme tesisi ve vahşeti anlatırken ana karakter Marcos'a gelen hediyeyle biraz farklılaşıyor o vahşet anlatımı azalıyor. Bu beni mutlu etti açıkçası yarısına gelene kadar soluklanmam gerekti. (Kitap rahatsız edici bunu söylemek istiyorum tekrar insanları nasıl öldürdüklerini ve yediklerini anlatıyor kitap herkese hitap etmeyebilir.) Marcos'a gelen hediyeden sonra (Jasmin) sanki karakterin ruhsal, psikolojik ve düşüncelerine daha çok odaklanıyor hatta bu odaklanma aslında Jasmin'in hamile olmasından sonra daha fazla kitapta bence buradaki bir sorun mu demeliyim emin değilim vahşet, kandan çok keskin bir şekilde psikolojik kısma dönüyor. Kitabın sonu beklediğim gibi değildi bu arada şaşırdım ve son sayfaya geldiğimi fark etmemiştim. Bitince nasıl ya böyle mi bitti dedim. Farklı bir kitaptı ama bir süre böyle bir kitap okumak istemiyorum.
1000Kitap
Leziz KadavralarAgustina Bazterrica · Siren Yayınları · 20252,450 okunma