Puan vermedi·160 syf.··
2026 58. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:37
Bir aşk hikayesi gibi başlasa da, arka planda çok daha büyük bir trajediyi barındırıyor. Birbirini seven iki insan, yalnızca duygularıyla değil, toplumsal baskılar ve aidiyetlerle de savaşmak zorunda. Toplum, bir yandan bu aşkı kabul etmezken, diğer yandan savaşın getirdiği acıları görmezden gelir. Karakterler arasında sıkışan, nefes alamayan bir huzursuzluk hakimdir. Bir yanda inançlar ve gelenekler, diğer yanda insanın en temel hakkı olan yaşam mücadelesi. Hikaye, bir ülkenin ya da bir toplumun değil, tüm insanlığın ortak acılarına ayna tutar. Savaşın, göçün, kültürel farklılıkların altında ezilen insanların, sınırlarla değil, acılarla birleştiğini anlatır. Sessiz kalmanın, kayıtsızlığın ve ötekileştirmenin ne denli yıkıcı olabileceğini gösterir. Huzursuzluk, her birimizin içinde bir yerlerde yankılanır; sadece duymak isteyenler için değil, görmezden gelmeyi tercih edenler için de güçlü bir uyarı niteliğindedir.
Duygu ve Düşünce
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,5bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 124. kitabı
Kitabı bitirdim ve kafamın içinde küçük bir tartışma programı başladı diyebilirim. Bir yanım “aman beden bütünlüğü” diyor, diğer yanım “birine hayat olmak varken?” diye susmuyor. Yazar sağ olsun,
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,729 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 121. kitabı
Aşkın gölgesi, yalnızlığın serin koridoru ve ölümün fısıltısı… Bu kitapta sekiz ayrı kapı var; her birini araladığınızda başka bir kalp atışı duyuyorsunuz. Öyküler birbirinden bağımsız gibi görünse de aralarında ince bir keder ipliği dolaşıyor. Hepsi farklı sokaklarda başlıyor ama aynı akşamüstü hüznünde buluşuyor. Murakami ile henüz tanışmamış olanlara küçük bir önerim var: Belki önce bir romanıyla el sıkışmak daha iyi olabilir. Onun dünyasına bir romanın geniş penceresinden bakmak, bu öykülerdeki sessiz dalgaları daha iyi hissettirebilir. Elbette bu sadece bir okur sezgisi. Her zamanki gibi satır aralarında klasik müzik yankılanıyor, bir yerlerde spor ayakkabılar asfaltı dövüyor, bir masada tek başına oturan biri içinden geçenleri susturmaya çalışıyor. Ve bütün bunların arasında Murakami’nin o puslu, rüya ile gerçek arasındaki anlatımı dolaşıyor. Benim için “çıksa da okusam” dediğim yazarlardan biri. Bu yüzden tarafsız kalmam zor. Sevenleri için tam anlamıyla ruhu dengeleyen bir serum gibi. Henüz tanışmayanlar içinse sabırlı bir keşif haritası.
Birinci Tekil ŞahısHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20251,344 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 71. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 22:08
Bu kitap hakkında ne düşündüğümü tek bir cümleyle özetlemem gerekirse ne çok sevebildim ne de tamamen sevemedim diyebilirim. Okurken sürekli bir mesafe hissi vardı..Hani bırakmak istemiyorsun ama tam anlamıyla içine de giremiyorsun ya, öyle bir şey. Özellikle kitabın ilk 200 sayfası benim için gerçekten zorlayıcıydı. Hikaye bir türlü akmıyormuş gibi geldi, karakterlerle bağ kurmakta oldukça zorlandım ve bazı yerlerde acaba ben mi anlamıyorum? diye düşündüğüm de oldu. Yazarın anlatım tarzı bilinçli olarak ağır ve detaylı belki ama bu durum okuma isteğimi zaman zaman düşürdü. Belki de bu yüzden araya çokça kitap girdi . Buna rağmen kitabı tamamen kötü de bulamıyorum. İlerledikçe anlatının farklılaştığını, özellikle yazarın okurla kurduğu ilişkiyi ilginç bir hale getirdiğini fark ettim. Hikayenin klasik bir aşk romanı gibi başlayıp sonra bundan sapması hoşuma gitti diyebilirim. Yine de bu farklılık her okuyucuya hitap eder mi emin değilim. Karakterler konusunda da biraz kararsız kaldım. Ne tamamen etkileyiciydiler ne de tamamen yüzeysel. Sanki bilinçli olarak mesafeli yazılmış gibiydiler ve bu da benim onlara bağlanmamı zorlaştırdı. Velhasıl ruhsal dönemim bu kitap için uygun düşmedi..
1000Kitap
Fransız Teğmenin KadınıJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20203,028 okunma
6/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 22:55
"Papalagi" (veya orijinal adıyla Der Papalagi), Alman yazar Erich Scheurmann tarafından 1920 yılında yayımlanmış oldukça sıra dışı ve düşündürücü bir kitap. Papalagi denince beyazlar ya
1000Kitap
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,1bin okunma
8/10
·280 syf.··
2026 53. kitabı
BEN ŞEYTANIN OĞLUYUM Jean-Chrıstophe GRANGE Görselde yazarımıza ait 𝐁𝐞𝐧 Ş𝐞𝐲𝐭𝐚𝐧ı𝐧 𝐎ğ𝐥𝐮𝐲𝐮𝐦 dışında sadece üç eserini görüyor olabilirsiniz ama tüm kitaplarını heyecanla ve merakla okuyup, bazı
Ben Şeytanın OğluyumJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 0107 okunma