“Şimdi bulabildiğim tüm soru cümlelerini üst üste yığıp, bulabildiğim en merhametli cevabın dizlerine yaslamak istiyorum başımı.
Bulabildiğim en müşfik cümlenin önünde bir an olsun düşünmeksizin iyiden iyiye bitik, yorgun vücudumu yere bırakmak istiyorum.
Uzanmak ve hangi günahtan kalma olduğunu kestiremediğim acıların yorgunluğunu bir parça olsun üzerimden atmak istiyorum.”
" Etrafında yüzleşmeye başladığın otoritelerin, seni hizaya sokma biçimlerinden ilkidir üç numara kesilmiş saçlar. Yargı açık; onlar senin için yararlı ve güzel olanın ne olduğunu hiçbir kuşkuya neden olmayacak bir kesinlikte bilirler. Saçlarının kesilme biçimi buna dahil."
-Üç numara olsun değil, olacakmış!
Evet tam da böyle söylerdik. Çünkü bu bizim fikrimiz değil.
-Üç numara olacakmış!
Çünkü onlar böyle istediler.
“ Muhteşem bir son olsun bu. Duyduğun zaman içinde bir şeyler burkulsun ve gözyaşlarının en güzeliyle dolsun gözlerin. Benim ağlanmayacak bir yerde olduğumu düşün ve artık sen ağla. Yokluğuma, sevilmemişliğime, anlaşılmamışlığıma.. ”