Göksu

BİTİRENE KADAR GÖZLERİME UYKU GİRMEDİ!
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2023 02:26
YILAN VE GÜVERCİN – SHELBY MAHURIN “Sevgi, karşılığında bir şey almak için en ufak bir arzu olmaksızın her şeyi vermek, her şeyi feda etmektir.” – Albert Camus (s.317) SPOİLER İÇEREBİLİR. Halkını yaşatmak için kendi yaşamından vazgeçmek zorunda bırakılan, on altıncı yaş gününden beri evim dediği yerden kaçan bir kadın. Yaşadıklarını hatırlamak istemese bile aynaya her bakışında, elini boynuna her götürüşünde geçmişin izleri onun yakasını bırakmayan bir kadın. Ördüğü duvarların arkasında belki de kendi benliğini unutmuş, her ne kadar nefes alıyor olsa da yaşamaktan korkan bir kadın. Louise Le Blanc. Kendini bildiğinden beri tam olarak hiç sorgulamamış, baba yerine koyduğu adamın dediklerini ve öğretilerini kendi doğrusu kabul etmiş bir adam. Nefretle büyümüş, içindeki öfkeyi hiçbir zaman susturamamış, kendini görev adamı olarak tanımlayan ve görevine sadık bir yüzbaşı. Gerçek sevginin kutsallığını aslında hiç tatmamış, her ne kadar nefes alıyor olsa da yaşamaktan korkan bir adam. Reid -diye yazılır, ayyyy kitabı okurken evin içinde saçma sapan bağırmama sebep olacak kadar benim sinirlerimi zıplatan ama aynı zamanda beni pamuğa çevirmeyi de başarabilen bir karakter diye okunur- Diggory. Bu hikâye gölgelerde gizlenmek zorunda bırakılan bir cadıyla, cadıları avlamayı kendini bildi bileli kendine görev edinmiş bir birliğin yüzbaşısının yollarının nasıl kesiştiğinin hikâyesi. “Kelimelerle değiştirilemeyen bazı şeyler vardır. Bazı şeyler görülmeli. Hissedilmeleri gerekir.” “Tek isteğim güneşi yüzümde son bir kez hissetmekti. O sunakta ölmek istememiştim. Bu beni korkak yaptıysa… öyle olsun.” “Onu düşünmek ne kadar acı verse de onun küçük bir kısmını bile yanımda tutmak için acıya memnuniyetle katlanırdım. Acı, gerçek olduğumuz anlamına geliyordu.” ... Uzun zamandır
Edebiyat
Yılan ve GüvercinShelby Mahurin · Yabancı Yayınları · 20212,649 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
112 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2022 14:53
Halil Cibran’a bu kitabıyla başlamak kalemine âşık olma sebebim olabilir. Okumaktan zevk aldığım, her bir satırında apayrı duygu sellerini barındıran Kırık Kanatlar artık başucu kitaplarımın arasında yerini aldı. Cibran’ın kalemi o kadar huzur verici ve aynı zamanda iç karartıcı ki ilk kez böyle bir ustanın eserini neden bu kadar geç okuduğum için kendime çok kızıyorum. Bir başkasının huzur bulduğu satırlar sizin yüreğinizi burkarken, sizin huzur bulduğunuz satırlar başkalarının kalbindeki derin yaralara ayna tutuyor. Kitabımız Selma Karami ve ismini bilmediğimiz bir gencin (çoğunluk bu gencin Halil Cibran’ın kendisi olduğunu düşünüyor -ben de onlardan biriyim-) aşk hikâyesini barındırıyor. Hikâye ne kadar klasik bir kavuşamayan âşıklar hikâyesi olsa da yazıldığı dönemi içinde barındırarak okuyup incelediğinizde o yıllarda Arap kültüründeki kadının yeri ve kafeslenişine, din adamlarının yozlaşmalarına ve bu durumun halk üzerindeki derin etkilerine de ışık tutuyor. Kırık Kanatlar aynı zamanda Arap dilindeki ilk eserlerden biri olma özelliğini de taşıyor. Eğer bir gün Cibran’ın kalemine fırsat vermek isterseniz Kırık Kanatlar eseriyle başlayabilirsiniz. Hepinize iyi okumalar dilerim.
Kırık KanatlarHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202512,4bin okunma
Piyon-Vezir-Şah Üçlemesi Genel Değerlendirme
7/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2021 02:03
Bir sınav düşünün, bu öyle bir sınav ki hayatınızı 17 yaşınıza girdiğiniz gün I ve VI arasında alacağınız bir rütbeye göre devam ettireceksiniz. Mesleğiniz, yiyeceğiniz yemekler, oturacağınız ev, üzerinize giyeceğiniz kıyafetler bile bu rütbeye bağlı. Bir de VII rütbesi var ama o rütbeye sadece ülkeyi yöneten aileden doğan çocuklar sahip olabiliyorlar. Yani en ayrıcaklı hayata rütbesi VII olanlar sahip. Kitty Doe, kendi halinde yaşayan, sınav sonucunda III rütbesini alan genç bir kadındır ve çok sıradan dertlerini dünyanın sonu gibi görüyor işin içinden çıkamıyordur. Ta ki kendisine VII rütbesi teklif edilene kadar. Herkesin yapacağı gibi kendisi bu teklife evet demiş ve ağır sonuçlarıyla yapayalnız yüzleşmek zorunda kalmıştır. Üstelik aynaya baktığında gördüğü yüz artık kendi yüzü bile değildir. Bir başkasının bedeninde yaşayan bir ruh gibi kendini yabancı hisseder aynadaki yüze. Ülkenin Başbakanı Daxton Hart’ın yeğeni olan Lila Hart’a dönüşmüştür ve olaylar örgüsü böyle başlar. Seri genel olarak akıcı ilerliyor. Siz farkında olmadan içine çekiliyorsunuz. Piyon, tam bir giriş kitabı. Bu kitaptaki çoğu şeyi tahmin edebiliyorsunuz. Olay örgüsü burada yavaş yavaş örülürken Vezir’de hiç beklemediğiniz yerlerden vuruyor Carter. Şah ise her şeyin sonlandığı, Kitty ve arkadaşlarının ellerindeki son şansı gerçekten dibine kadar kullandığı final kitabı. Bu üçlemeye bir şans verirseniz eğer Kitty ve arkadaşlarının dünyası sizleri farklı bir distopyaya çekmek için hazır.
PiyonAimee Carter · Ephesus Yayınları · 20164,416 okunma
7/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2021 23:52
Kitabın kapak tasarımı beni kendisine öyle bir çekti ki yazarın ismine hiç bakmadan aldığım kitaplardan oldu Hekate’nin Kızları. Doğruyu söylemek gerekirse Ekin Koç, Fantastik türünde okuduğum ilk Türk yazar. Yazarın adını görmesem kitabın bir Türk tarafından yazıldığını anlayabileceğimi sanmıyorum çünkü o kadar Amerikanvari bir yazım dili var ki kitapta eğer yurt dışı pazarına açılacak olursa oradaki okurların da anlayabileceğini pek sanmıyorum. Açıkçası bu durum beni çok üzdü. Umarım ikinci kitaptaki bazı olaylar Türkiye’de geçer ve Erin’in dostlarının arasına yeni karakterler Türk olarak eklenir. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki yazarın da söylediği gibi kitap tam anlamıyla Harry Potter esinlenmesi üzerine kurulmuş bir evrende geçiyor. Sonlara doğruysa bu esinlenmeden sıyrılıp yavaş yavaş kendi evreninin kapılarını aralıyor bizlere. Mitoloji okumayı, araştırmayı çok seven bir insan olarak her şeyin yerinde kullanılıp birbirine bağlandığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Yazarın betimlemeleri, olayları bizlere aktarış şekli gerçekten çok profesyoneldi, hele ki bu kitabın yazarın ilk kitabı olduğunu düşünürsek. Ayrıca kitabın içerisindeki çizimler (anladığım kadarıyla yazara ait) karakterleri yazarın gözünden görmemizi ve bazı sahneleri kafamızda canlandırmayı daha kolay kılmış. Bana göre tek üzerinde çalışılması gereken konu karakter gelişimleri. Evet, Erin’in üzerinden dönen bir dünyadayız fakat yan karakterlerin de gelişimini, değişimini görmek isterdim. Kitabın sevdiğim yönlerinden birisiyse ataerkil bir düzenin yönettiği dünya düzeni içinde bir erkeğin çıkıp da bir kadının düşünce dünyasıyla anaerkil bir dünya düzeni kurmuş olması ve arada esen feministlik
Edebiyat
Hekate'nin KızlarıEkin S. Koch · Ephesus Yayınları · 20202,586 okunma
Naifliğin Gücü Adına
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2021 15:26
Fyodor Dostoyevski'den okuduğum ilk romanın kendisinin yazdığı ilk roman olduğunu öğrendiğim zaman nasıl bir şaşkınlık ve tuhaf bir mutluluk yaşadım sizlere tarif edemem. Suç ve Ceza'ya başlamadan önce birkaç kısa romanını okuyup diline alışmak istediğim için ilk önce İnsancıklar'ı okumayı görev bilmiştim kendime. Roman çok naif bir dille yazılmış. İlk sayfalarından itibaren Makar'ın Varenka'ya seslenişleri, hitapları o kadar içinizi ısıtıyor ki kendinizi gerçek sevginin bir misafiri gibi hissediyorsunuz İnsancıklar'ı okurken. İnsancıklar, Varvara Alekseyevna ve Makar Devuşkin arasındaki mektuplaşmalardan oluşuyor. Birden olayların içinde buluyorsunuz kendinizi. Yoksulluğu, fedakarlıkları, tarafların aralarındaki yaş farkından dolayı kabullenmekten kaçındıkları aşkı "dostça bir sevgi" olarak adlandırışlarını fark ediyorsunuz okurken. Sonunun kavuşmaktan çok uzak olan bir bitişle yüreğinizi incittiğini de söylemeliyim. Makar'ın son mektubunun son oluşunu kabullenemeyişi, bocalayışları hala aklımdan çıkmıyor. İnsan üzerinde derin etkiler bırakan bir roman. Okumanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,9bin okunma